1. kişinin kendinden, aidiyetlerinden kaçmaya çalışmasıdır. çok güzel anlatan bir metallica şarkısı vardır. (bkz: metallica - turn the page)
    kuz
  2. bir kurtuluş, ferahlama umudu. nereye gidersem gideyim gittiğim yerde geldiğim yeri anlatacak birilerini arayacağımı biliyorum. o yüzden gitmek benim açımdan gereksiz. gitsem gitsem nereye gidebilirim ki en fazla?

    yalnız olmak bazen güzeldir ama insanın etrafında dilinden anlayan birileri olması her zaman güzeldir.

    giden yalnızlığı, suskunluğu ve şikayet etmemeyi göze almalıdır. ben bunların hiçbirini yapamam.
  3. yine de önemli olan uzaklara varmış olmak değil de o yolun kendisi.
  4. varoluş acıları tetikler uzaklara gitme arzusunu. nefes alamaz gibi olursun. karanlık labirentlerde yolunu kaybedersin. kör kuyular, dipsiz uçurumlar göz kırpar. gitmenin türlü yolları vardır çünkü. bu haldeyken aslında gidilemez de. gidilse de bir işe yaramaz. hep kavafis'i anımsarım böyle zamanlarda.

    "yeni bir ülke bulamazsın, başka bir deniz bulamazsın.
    bu şehir arkandan gelecektir.
    sen gene aynı sokaklarda dolaşacaksın,
    aynı mahallede kocayacaksın;
    aynı evlerde kır düşecek saçlarına.
    dönüp dolaşıp bu şehre geleceksin sonunda.
    başka bir şey umma-
    ömrünü nasıl tükettiysen burada, bu köşecikte,
    öyle tükettin demektir bütün yeryüzünü de."
  5. çocukluk hayalim. bisikletimin sepetine tüm eşyalarımı doldurup kaçıp gitmek isterdim. denedim. eşyalarım sığmadı.
    büyük sepetli bisikletim olunca kaçarım dedim.
    o bisiklet hiç olmadı. hala buralardayım.
  6. kaçmak istediklerinin seninle gelmeyeceğini sanmak
  7. nefes alabilmek belki, alelade değil ama en gerçeğinden.
  8. bu ara gerçekten ihtiyacım olan şey. gitsem, huzuru koklasam ege'de
  9. bir misafirliğe gitsem
    bana temiz yatak yapsalar
    herşeyi, adımı bile unutup
    uyusam...

    melih cevdet anday

    başka söze ne hacet....
  10. uzaklar nerelerdi sen zihnimin başucundayken