• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (9.00)
vahşi hafiyeler - roberto bolano
latin amerika edebiyatının en büyük isimlerinden şilili yazar bolaño, yirminci yüzyılın son dönemine damgasını vuran putkırıcı yapıtlarıyla öne çıktı. eleştirmenlerce en önemli eseri sayılan, otobiyografik öğeler taşıyan romanı vahşi hafiyeler, varlığı şaibeli bir yeraltı edebiyat hareketinden artakalan iki şairin ülkeden ülkeye, yapıttan yapıta trajikomik maceralarını anlatıyor.
roman bir yandan dönemin şiir ve edebiyat tartışmalarını aktarırken bir yandan da sosyal çevrenin analizini yapıyor. bolaño vahşi hafiyeler'i "kendi kuşağıma yazdığım bir aşk mektubu," diye tanımlıyor, "kuşağım tüm gençler gibi aptal ve cömertti, elimizdeki her şeyi veriyor, karşılığında hiçbir şey beklemiyorduk. şimdi bizden geriye hiçbir şey kalmadı... latin amerika toprağında yatıyor cesetlerimiz," dese de, yapıtıyla bu kişilere yeniden hayat kazandırıyor.

"borges'in yazmak isteyeceği bir roman," diye tanımlanan kitap, sanat ile hayatı birleştiren çizginin üzerinde, vahşi, sert, derinlikli ve acıyla güldüren bir dille ilerliyor.
  1. roberto bolano'nun tabiriyle kuşağına yazdığı bu aşk mektubu, kalıntısal biçimde beni her seferinde hayranlığa düşüren latin amerika edebiyatının tüm kayıp yıldızları ve her bakınma da orada duran parlak yıldızları için saygı duruşuna geçmemi sağladı.

    arturo belano ve ulises lima'nın dünyanın dört bir yanındaki yaşayışları, hayatlarından geçmiş olan onca kişinin 70'li yılların ortalarından 90'lı yılların ortalarına varana dek süregelen açıklamaları ile kemikleşiyor. şiirden beata, bohem yaşayışlara ve hepsinin arasında yalnızlığın verdiği teslimiyetle insanların kayboluşları, okuma sürecimde damıtılıp durdu belleğime. bu koskoca macerada her ilişkinin ayrıntılarında koşturdum durmadan ve sanırım daha çok koşacağım latin amerikanın peşinden.

    dörtlü çetenin birleştikleri ve ayrıştıkları noktaları genel manada biliyordum fakat vahşi hafiyeler'de damardan gerçekçiler adıyla kısa bir dönem kendi anlayışlarını yerleştirmeye çalışan bu toy çocukların yaşadıkları her şey latin amerikanın ördüğü travmatik gelenek ve kendi gerçeğinin yarattığı koşulların hapsinde kanıksanıyor.

    edebiyat değirmeninde 40'lı-80'li yıllar arasında en güzel eserlerini öğüten bu coşkulu toprakların içinde her türlü duyguyu en yoğun biçimde bana yaşatan bolano romanına bayıldım da kaldım öylece.
  2. ikinci yeni'den sonra gelmiş geçmiş en tantanalı akım olan `damardan gerçekçiler`'in yıllar önce çekilmiş bir fotoğrafı yakın zamanda ortaya çıktı: http://tinypic.com/r/fdyl1e/8

    kim kimdir derseniz:

    sağdan sola,
    arka sıra: ulises lima, arturo belano, juan garcia madero, ?
    orta sıra: maria font, angelica font, perla aviles
    ön sıra: luscious skin, ?, rafael barrios.

    fotoğrafın yetmişlerin ortalarında, julio césar álamo'nun şiir atölyesi çıkışı çekildiği tahmin edilmekte.