1. malta'nın başkenti olan şehir ismini osmanlılara karşı savaşan hospitalier şövelyelerinin büyük ustası jean de valette'den almıştır. 2012 yılında bir kongre için gittiğim şehre ve ülkeye resmen aşık oldum, şehrin tarihi dokusu muazzam ölçüde korunmuştur ve turizm gelişmiştir. ziyaretim sırasında valletta limanı'na bakan british otel'de kalmıştım. otel çalışanları oldukça sıcak kanlı ve yardımseverler, hijyen açısından herhangi bir sorun yok ama yemekleri dışarıda yemenizi öneririm. bu bölgede bildiğim diğer ekonomik otel hotel castille. biraz daha içeridedir restoranı çatıda ve şehri buradan az da olsa görebilirsiniz. italya'da bulunduysanız valletta'da yabancılık çekeceğinizi sanmam. mimari yapılarda büyük ölçüde ve doğal olarak italyan çizgileri baskın. ancak adanın uzun süre avrupa'nın çeşitli yerlerinden gelen şövalyelerin yönetiminde kaldığından bazı kiliseler diğerlerinden daha farklı özellikler taşıyabiliyor. bulunduğum sırada eski surların içersinde yeni meclis binasının inşası sürmekteydi. sanırım orasının tarihi dokuya uygun şekilde yapıldığı hakkında bir şeyler okumuştum. seyahat oldukça kolay, valletta'da yürüyerek her yere gidebilirsiniz. adanın yüz ölçümü küçük olduğundan sizin limanın karşısı olarak gördüğünüz yer aslında başka bir şehir. merkezdeki otobüs duraklarından bütün malta'ya giden otobüsleri bulabilirsiniz. biletler günlük olarak satılıyor, aldığınız bileti otobüsten inince atmayın. şehirde görülmesi gereken yerler başında st. john's co-cathedral gelir, en büyük caravaggio koleksiyonu burada bulunur. burada cimrilik yapmayıp elektronik rehber almanızı tavsiye ederim yaklaşık 2,5 saatte gezebilirsiniz. aynı şekilde grand master's palace içinde 2-3 saat yeterli olabilir. ben oradayken kale tadilatta olduğu için gezememiştim ancak görülmesi gereken yerlerin başında olduğunu duydum. şehirde başlıca iki büyük müze bulunuyor hatırladığım kadarıyla, doğa tarihi müzesi ve ulusal güzel sanatlar müzesi. teatru manoel isminde tarihi meşhur bir tiyatroları var, ufak bir ücret karşılığında burada tura katılabilirsiniz. eğer konser öncesine denk gelirseniz prova yapan sanatçıları izlemenize izin veriyorlar. malta yemeklerinin büyük ölçüde bizim damak tadımıza uygun olduğunu düşünüyorum yalnız porsiyonları bana epey büyük geldi. ben ekim ayında gitmiştim ve sıcaklıklar oldukça iyiydi, kalabalık olmasına rağmen yerlilerin dediğine göre turist sezonu bitmişti. eski ingiliz sömürgesi olduğundan ingilizce konuşan birilerini bulmanız kolay, dil açısından herhangi bir sıkıntı çekmezsiniz. valletta'da çok fazla night club tarzı yer gözüme çarpmadı genelde ufak şirin restoranlar ve kafeler mevcut. ancak gece kulübü, kumarhane, striptiz kulübü gibi yerler paceville'de. şansım olduğunda tekrar gidip gezmek istediğim güzel ülkenin başkenti.