van


  1. kozmopolit nüfus yapısı ile diğer doğu şehirlerinden ayrılır.
    kürhesinli aşireti kendini van'ın yerlisi diye tanıtır ve onların gözünde kürtler köylerinden gelip şehri istilâ etmiştir.
    bu aşiret yıllarca türk milliyetçisi olarak yaşadı son iki seçimde akp ile araları bozulsa da akp taraftarı olarak van'daki kemik oyu oluştururlar.

    türkiye'de yaşanan kamplaşma ve ideolojik ve kültürel bölünme olmadığı dönemlerde herkesin birbirine saygıyla yaklaştığı bir şehirdi. ancak şimdi ideolojik ayrışma nedeniyle komşu komşu ile konuşmaz oldu.
    iki yıldır hiç bir gelişme yok şehirde. tarım ve hayvancılık çoktan öldü. şehir barış ve huzur istiyor en çok. ancak umutlar çok zayıf.

    şehrin üniversitesi(bkz: yüzüncü yıl üniversitesi) yıllardır karadeniz ve iç anadolulu hocaların kontrolünde. bu üniversite kendi öğrencisine kadro vermiyor. ama akademik kadronun çoğunluğu garip bir şekilde belli bölgelere ait. yönetim hala aynı ve kadrolaşma aldı başını gitti. bilim derseniz bu üniversitede bilim diye bir şey yok.

    kahvaltısı güzeldir, gölü, inci kefali, van kedisi, van kalesi, vanadokya, muradiye şelalesi, çatak , müküs, edremit, gevaş; diğer güzellikleri.

    günlük türkçe de soru edati kullanılmaz. kurtcenin gunluk dile etkisi bu. misal;
    yarın geliyor musun ? denmez.
    yarın geliyorsuun ? denir.
    soru cümlesi olduğu vurgudan anlaşılır.

    anladıın?
  2. 15 seneyi aşkin bir zaman önce gezmek, görmek amaçlı 4-5 kere gittim.

    gitmeyi düşünenler için bir şeyler karalamak istiyorum ve bir yerlerden başlamak gerek. ulaşımdan başlayalım. van'da havaalanı var. neden olduğundan ilerleyen bölümlerde bahsedeceğim, güncel fiyatlardan haberim var. eğer thy ile istanbul'dan van'a o fiyatlara uçulabiliyorsa, istanbul'dan bodrum'a bu fiyatları çeken thy'yi allah davul etsin. kısaca uçak biletleri ucuz, otobüsü düşünmeye gerek yok.

    malum van doğu anadolu bölgesinde ve oralar soğuk memleketler. o yüzden gidilecek zaman önemli. benim tavsiyem mayisdan sonra, kasımdan önce bir zamanda gitmeniz olur. karar elbette sizin kararınız ama zamanı ayarlamazsanız mabadınız bildiğiniz donar. burada bahsettiğimiz soğuk istanbul'un sulu karı değil, bizlerin hafsalasına göre arktik koşullar.

    konaklamayla ilgili olarak; ben, her gidişimde 2011 van depreminde yıkılan bayram otelde kaldım. o yüzden kişisel tecrübelerim üzerinden konaklamak için tavsiye edebileceğim bir yer yok. yok, yok ama yakın bir arkadaşım kişisel nedenlerle son bir sene içinde beş, altı kere gitti geldi, sonunda geçici süreliğine yerleşti. öğretmen evinde, polis evinde, double tree by hilton'da kaldıktan sonra son kararı o meşhur birbirleriyle kesişen iki caddesi civarında adını hatırlamadığım van yollarına düşme nedeninin bir yakınının sahibi olduğu bir butik otel oldu. öğretmen evi ve polis evi konfor açısından yetersizmiş. batıda size o fiyatı çeken bir pansiyon bulduğunuzda yüzünüzü güldürecek bir fiyat politikası olan double tree by hilton için elbette böyle bir şey diyemeyiz ama oranın fiyatı da bölge ortalamasının üzerinde. uzun lafın kısası konaklama uygun fiyatlı, sıkıntı olmaz.

    gezilecek, görülecek yerler başka yazılarında konusu olmuş, çok ayrıntıya girmeye gerek yok ama van kalesi, akdamar adası ve manzaralarından, akdamar adasındaki kiliseden bahsetmemek olmaz. gitmeden önce kale ve kilise üzerine biraz okursanız daha bilinçli gezersiniz. dikkat ederseniz gölden hiç bahsetmedim ama tüm bu bahsettiğim güzellikler gölle ilintili zaten. muradiye şelalesinden çok bir şey beklemeyin. yerel bazda insanlara ilginç, cazip geliyor olabilir ama pek bir numarasi yok. edremit tarafina geçmeye çalişin ve göl civarinda takilirken uzun kollu bir şeyler giyin. gölün sodali suyundan havaya, havadan cildinize bulaşan o kayganlik ilginç bir şey.

    yeme, içme kısmına gelinirse doğu anadolu'nun etleri, güneydoğu anadolu'ya göre daha kaliteli olmasına rağmen ustalık olmadığı için bir mardin, urfa, hatay mutfağı gibi şeyler beklemeyin, hayal kırıklığına uğrarsınız. kahvaltı evi olarak edremit'te ki sütçü fevzi çok methediliyor. ben sevmediğim için ilgimi çekmedi ama van'ın balı da meşhurmuş. balcı behçet tavsiye ediliyor.

    en merkezi, en meşhur caddelerinde bile kadınlara o an doğa üstü bir doğa olayı oluyor ya da o caddede nesli tükenmiş bir tyrannosaurus rex dolaşıyormuş gibi büyük bir şaşkınlıkla bakan bir erkek kalabalığı var. söz konusu kadın 70 yaşında da olsa hayretle bakıyorlar ama, fazla takılmayın.
  3. ermenice "köy, mezra, yerleşim yeri" manasına gelen bir kelime.