• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (7.00)
Yazar sevim ak
vanilya kokulu mektuplar - sevim ak
vanilya kokulu mektupların gizini çözmeye var mısınız?

annesiyle babası ayrılan kıymık, bir süreliğine anneannesinin yanına yerleşmek zorunda kalır. hayal gücü çok geniş bir çocuk olduğundan, kendi dedektiflik ve keşif bürosunu kurar. bir gün postacı bay güleryüz, kıymık'ın ölen dedesine, otuz yıl önce paris'ten postalanmış bir mektup getirir. "aaa! krala bak!" diye başlamaktadır mektup; bir masaldır bu, mis gibi de vanilya kokmaktadır. göndereni belirsiz bu mektupların gizinin çözmeye kesin kararlı acar dedektif kıymık, kolları sıvar. (idefix)
  1. bölüm gereği yavaş yavaş çocuk edebiyatına yoğunlaşmaya çalıştığım şu dönemde incelediğim, fena sayılmayan bir çocuk kitabı.

    olay üç mektup çerçevesinde döndürülüyor, verilmek istenen mesajlar oldukça açık. hitap ettiği kitleyi göz önünde bulunduracak olursak bu tür kitaplarda kafa karışıklığının oluşmaması oldukça önemli. bu noktada pek bir sıkıntıya rastlamadım.

    kitabın arkasında yaş sınırı 8-9-10-11+ şeklinde belirtilmiş. 8 yaşındaki bir çocuğun okuyabileceği bir kitap olduğu konusunda yayıneviyle aynı fikirde değilim ne yazık ki. yaş sınırı daha iyi değerlendirilmeliydi. ortaokul seviyesine daha uygun olduğunu düşünüyorum.

    onun dışında yazarı eleştirebileceğim ve benim için önemli olan bir iki husus daha mevcut. kitapta geçen karakter isimleri fazla zorlama. baş kahramanımız mesela, kıymık. anneannesi var, körpegül. bunu okuyacak kitle belli, çocuklar. yazarın ilgi çekici olsun kaygısıyla böyle bir şey yaptığını düşünüyorum. isimleri yaratıcıdan ziyade rahatsız edici buldum. yoksa çocuk kitaplarında hüsamettin gibi ağır isimler kullanılsın demiyorum elbette. (*:adı hüsamettin olan varsa tenzih ederim, kötü bir şey demiyorum vallahi.)

    bir de kitabın kültürel açıdan bir eksikliği belki de bir fazlalığı var. mesela anneanneden bahsederken bayan körpegül, başka bir karakterden bay tırtır diye bahsediliyor. neden bay-bayan hitapları ön isim olarak kullanılmış pek anlayamadım. kullanılamaz diye bir kural yok elbette. karakter isimleri kadar gözüme batan bir ayrıntıydı bu da. kesinlikle tartışmaya açık bir konu.

    çizimler çocuk kitapları için büyük önem arz ediyor. 8-10 yaşındaki bir çocuğu salt yazıyla baş başa bırakırsanız çocuğu korkutursunuz. o yüzden çizimler çok önemli. bu kitabın ortaokul seviyesinde olduğunu düşünürsek çizimler oldukça başarılı ve yerindeydi. yaş itibariyle dikkat dağıtacak abartılı çizimlerin bu kitap için doğru olmayacağını yazar da düşünmüş belli ki. yalın, gayet ortada, olması gerektiği gibiydi.

    velhasıl kelam, yukarıda bahsettiğim rahatsız edici şeyleri saymazsak pek fena sayılmayan bir sevim ak kitabı. ebeveynlerin ve öğretmenlerin aklında bulunsun, belki lazım olur.