1. nihilizmin tortuları olanları yani dinsel, öte dünyasal, hınç üretilerini bir kenara bırakırsak, (ki bunlar değersizleştirenlerdir) varoluşu değersizleştirmeyen bir 'metafizik' nerede yatmaktadır?

    ' intikam alma içgüdüsü yüzyıllar boyunca insanlığı öylesine ele geçirmiştir ki bütün bir metafizik, psikoloji, tarih ve özellikle de ahlâk bunun izini taşır. düşündüğü andan itibaren, şeylerin içine intikam alma mikrobunu soktu insan ' güç istenci - f.w.nietzsche

    nietzsche'nin bu sözüne bakarsak 'düşünmek' kıskacına giren her şey'in yarattığı metafizik kendi varoluşunu değersizleştirir. düşünmek kıskacı yani diğer anlamıyla dil kıskacıdır bu.
    zirâ gösterge dil olmaksızın insana düşünsel bir uzamda aks olamaz. yani bir kaleme baktığınızda o'nu kalemliğine konuşlandıran dil'inizin kalem göstergesini gösterilene evirmesidir. bunun dışındaki bir aks oluşta kalem'in ne'liği meçhuldür.

    işte bu meçhul, yorumsanamayışın 'metafiziğidir'. yani varoluşu değersizleştirmesi imkânsız 'metafizik'. çünkü varoluşu değersizleştirmek yukarıda belirttiğimiz gibi düşünce ile hüküm sürmüştür her daim ve düşünce var oldukça sürecektir.

    şimdi, kalem, 'dil'siz bir kişide (bu dilsizlik lâl mânâsında değil, kavram olarak dil) sadece kendi edilgenliğiyle ve dilsiz kişinin edilgenliğiyle çarpışarak reaksiyonlar silsilesine girebilir.
    ve düşünce, dil olmadan gerçekleşen bu çarpışmada 'yorumsamak' illeti olmayacağından kalem dil'siz kişiye ne yaparsa yapsın, ne hissettirirse hissettirsin bunu sadece ilkiltürselliğinin özgürlüğünde hissedecektir ve yaşayacaktır. amor fati'k düzeyde.
    evetleyen, sonsuzca evetleyen bir düzeyde.
    dil, kişiye aks ettirdiği ne olursa olsun şey'lere karşı kendiliğinden bir karşı koyuşu vardır. yani dil, bizi şeylerle asla buluşturamayacak görünmez bir duvardır. bizim kalemimiz hiç bir daim kalem'in öz'üne hâsıl olamayan kalemdir.

    varoluşu değersizleştirmeyen 'metafizik' ancak işte böyle mümkündür.