1. haykırır paleti tutuşan ressam, 'melezim ben',
    haykırırlar bana kovalanan hayvanlar, 'melezim ben',
    sızlanırlar gezgin şairler, 'melezim ben',
    tekrarlar her köşenin günlük acısında
    rastladığım insan, 'melezim ben'
    ve altın kaplamalı tahtadan bir bakireyi okşayan
    ölü bir ırkın gizemine varır bu:
    'melezdir benden doğma bu acayip çocuk'.
    melez değil miyim ben de bir yandan
    çarpışmasında (birleşip, ayrılan)
    aklımı karıştıran iki gücün,
    o güçler ki ağaçta daha olgunlaşmadan
    hapsolmuş meyvenin garip tadını
    hissettiğinde beni çağıran.

    dönüyorum ispanyol amerika'sının sınırına,
    kıtayı saran bir geçmişi tatmaya.
    kayıp gitmektedir hatıra silinmez bir yumuşaklıkla
    bir çan sesiyle ta uzakta.