• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (9.67)
ve günler yürümeye başladı - eduardo galeano
bir takvim formatında yazılan ve günler yürümeye başladı, 1 ocaktan 31 aralıka her gün için yakın tarihte ya da eski çağlarda o gün yaşanan özel bir hikâye anlatıyor. eduardo galeano, aynalar'da olduğu gibi kadın, erkek, iktidar, yerliler, ırkçılık, emperyalizm, kültürler, daldan dala atlayarak; değinilmedik konu, ulaşılmadık coğrafya, çoğaltılmadık ses bırakmıyor. fazladan tek bir sözcük bile kullanmak istemiyor, her şeyin özüne inmeye çalışıyor: konunun, insanın, sözcüğün, tarihin...
  1. galeano'dan her güne bir masal değil, her güne bir gerçek.
  2. galeano'nun insanlığa bir diğer hediyesi. canım sıkıldıkça rastgele bir sayfasını açıp okuduğum, kah hüzünlendiren kah gülümseten, leziz kitap. en sevdiğim kısımlarından biri;

    !---- spoiler ----!

    ocak 17
    tanrı'yı kurşuna dizen adam
    1918'de moskovo'da, devrimci coşkunun tam ortasında, anatoli lunaçarski tanrı'yı yargılayan bir mahkemeye başkanlık etti.
    bir incil sanık sandalyesine oturtuldu.
    savcıya göre, tanrı tarih boyunca insanlığa karşı sayısız suç işlemişti. savunma avukatı tanrı'nın suç ehliyeti olmadığını iddia etti: zira ileri derecede bunaklıktan muzdaripti: ama mahkeme onu idama mahkum etti.
    1918'de bugün, şafak vakti, beş mitralyöz mermilerini gökyüzüne doğru boşalttı.

    !---- spoiler ----!
  3. aziz galeano'nun dünya tarihinden olayları yılın 365 gününe yayarak anlattığı şaheser. her birinin ayrı bir lezzeti var.

    !---- spoiler ----!

    mayıs 23

    kudretin imalatı

    dünyanın sahibi, petrolün kralı, standart oil company'nin kurucusu john d. rockfeller 1937'de öldü.
    neredeyse bir asır yaşamıştı.
    otopside vicdan namına herhangi bir şeye rastlanmadı.

    !---- spoiler ----!
  4. eduardo galeano'yu rahmetle anmak için bir sebep daha.

    juan pio acosta, on dokuzuncu yüzyılın sonlarında uruguay'ın brezilya sınırında yaşıyordu.
    işi, o ıssız yollarda o köy senin bu köy benim dolaşmasını gerektiriyordu.
    birinci, ikinci ve üçüncü sınıftaki sekiz yolcuyla birlikte bir at arabasında yolculuk ediyordu.
    neden farklı fiyatlar olduğunu hiçbir zaman anlamamıştı. daha fazla ödeyenler ve daha az ödeyenler, hepsi aynı şekilde yolculuk ediyorlardı: tıkış tıkış oturup aynı tozu yutarak engebeli yollarda sarsıla sarsıla giderek.
    bu farklılığı hiçbir zaman anlamamıştı, ta ki, kötü bir kış gününde araba çamura saplanana kadar. işte o zaman arabacı haykırdı:
    - birinci sınıftakiler arabada kalsın!
    - ikinci sınıftakiler arabandan insin!
    - üçüncü sınıftakiler de arabayı itsin!
    (bkz: sosyal adalet günü)
  5. mayıs 1
    işçi bayramı

    paylaşılan uçuş teknolojisi: birinci ördek uçuşu başlatıyor ve ikiniciye yol açıyor; ikinci üçüncünün önönü boşaltıyor; üçüncünün enerjisi dördüncüyü kaldırıyor; dördüncü beşinciye yardım ediyor ve beşincinin gayreti altıncıyı itiyor, o rüzgarı yedinciye geçiriyor...

    en öndeki ördek yorulunca yerini, gökyüzünde çizilen bu v şeklinin en ucuna geçecek olan diğerine bırakıp kendisi grubun en arkasına geçiyor. arkadakiler ve öndekiler, hepsi dönerek yer değiştiriyor ve hiçbiri de, ne kendini süper ördek zannedip hep en önde ne de en güçsüz ördek zannedip hep en arkada uçuyor.