• izledim
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (8.00)
walk the line - james mangold
1955 yılında, adının j.r cash olduğunu söyleyen genç zayıf bir gitarist memphis'teki sun stüdyolarına ünlü olmak için gelir. bu amerikan kültürünün üzerinde silinmez bir iz bırakacak adamın şöhrete ilk adımlarıdır. bir korku treninin akordlarında dolaşan parmakları, demirden daha keskin ve kararlı bakan gözleri, kapkara ve derin bir geceyi andıran sesi ile daha önce hiç duyulmamış bir gerçek hayatı anlatıyordu.
o günlerde şöhretinin ilk günlerini ateşleyen değişik karakteri ve insanlar üzerinde bıraktığı etki bugünün rock, country, punk, folk ve rap starlarına kadar bir çok yeteneğin de ortaya çıkmasında ön ayak olmuştur. kendine has sesi ve kariyeri boyunca kişisel değişimler sert karakterinin bir uzantısı olmuştur. önceleri kendisini yok eden bir çok yıldız gibi yaşayan cash daha sonraları idol haline gelen 'siyah giyinen adam' karakteri ile bıçak sırtındaki şöhretin hem ne kadar acımasız hem de aşkın doğasının ne kadar güçlü olduğuna dair örnek oluşturmuştur.
  1. filmde country müziğin babalarından kabul edilen johnny cash'in hayatı konu alınmıştır. filmin biyografiye dökülüşü, johnny'nin duygusal sıkıntıları ve babası ile sorunları çok güzel işlenmiş. söylemeden geçmiyim joaquin phoenix müthiş oynamış büyük ihtimalle benzerliği de baş rolü oynamasına ön ayak olmuştur ama rolün hakkını vermiş. film 1960'ları anlattığı için o dönemin büyük isimlerinin adı geçiyor ya da bizzat bulunuyor. bir sahnede rakiplerinden bahsederken beatles ismi geçiyor, elvis'i bizzat oynayan bir aktör var johnny'den sonra sahne alıyor. filme adını veren şarkıyı da kaç gündür dilimden düşüremedim. biyografi filmlerini seviyorsanız kaçırmamanızı tavsiye ederim.
  2. hayatını anlatan filmde joaquin phoenix in oynaması johnny cash in talebi ve vasiyetiydi. nokta atışı olduğu kesin. sadece filmde değil; zaten müzikle alakalı olan joaquin phoenix filmin müziklerinde de efsane iş çıkarmıştır.