1. fotojurnalistlik yaklaşım olan foto-röportaj tarzının en önemli isimlerinden, magnum ajansının usta fotoğrafçısı.
    önce klasik bir biyografi ve fotoğraf hayatı özeti yapalım daha sonra fotoğrafta ki tarzına bakalım..
    1918 yılında wichita / kansas’da doğmuş. eğitimine de buradaki bir katolik okulunda başlamış ve 1935 yılında tamamlamış. fotoğraf çalışmalarına ise 1933 yılında öğrenim gördüğü okulda başlamış ve ilk fotoğraf çalışmalarını yine burada gerçekleştirmiş. fotoğraf hayatına ise basın fotoğrafçısı frank noel’in cesaretlendirmesi ile yerel bir gazete olan wichita eagle’da başlamış, ilk fotoğrafı 15 yaşındayken yayınlanmış. 1936’da tüccarlık yapan babasının iflas nedeniyle intihar etmesi fotoğrafta kariyer yapma sürecini hızlandıran bir etken olmuş. böylece fotoğrafta yetkinleşmek için iyi bir fotoğraf eğitimi almak düşüncesiyle fotoğraf eğitimi almaya karar vermiş ve 1936-1937 yıllarında ındiana notre dame üniversitesi’nde eğitim almış. eğitiminden sonra kariyerine newsweek dergisinde kadrolu fotoğrafçı olarak başlamış. 1938-1939 yılları arasında freelance fotoğrafçı olarak çalışmış. bu süreçte fotoğrafları life, collier’s, harper’s bazaar, ve diğer dergilerde yayınlanmaya başlıyor. 1938-1941 yılları arasında life dergisinde kadrolu fotoğrafçı olarak çalışmış ve 2. dünya savaşı sırasında pasifik savaşını fotoğraflamış. yine bu süreçte efsanevi “cennet bahçesine yürüyüş” fotoğrafını, “köy doktoru”, “ispanyol köyü” ve “ebe” serilerini çekiyor ve albert schweitzer’in kongo’da çekilen profil foto-röportajını gerçekleştirmiş.
    fotoğraf hayatının dönüm noktası ise 1955 yılında magnum ajansına katılmasıyla gerçekleşiyor. burada iki yıl sürecek olan, demir-çelik sanayisi ve hızla artan popülasyonu ile dikkat çeken pittsburg şehrinde proje gerçekleştirmiş. pittsburg projesi için 1955’de altı ay, 1957 yıllında da birkaç ay çalışarak 11.000 adet negatif üretmiş. bu süreçte tüm kaynakları tükenen sponsorlar, projeyi ancak 1964 yılında ve sadece 64 fotoğraftan oluşan bir kitap ile tamamlayabiliyorlar. 1970’de ise son projesini, çevre kirliliği yüzünden civa zehirlenmesi vakalarının görüldüğü küçük bir japon balıkçı köyünde gerçekleştirmiş, bu proje ise minamata projesi.

    gelelim tarzına.. magnum ajansının kurucularıyla birlikte foto-röportaj tarzının kurucularından sayılır, fakat sanat fotoğrafı kıvamındaki teknik mükemmellik ve görsel estetik onun fotoğraflarının diğer fotojurnalistlerin çalışmalarından en önemli fark olarak ortaya çıkıyor. fotoğraflarında oldukça yalın bir bakışla yaratılmış insanlık durumlarını işlemiş, olayları etkileyici bir gerçeklikle yansıtırken, anlatmak istediklerini de anlaşılır bir tarzda iletebilmiştir. görüntü düzenleme, çerçeve, ışık gibi biçimi belirleyen unsurları fotoröportajda kullanarak, fotoğraflarındaki estetik kaliteyi yükseltirken, kompozisyonlarında oluşturduğu mükemmellikle izleyiciyi derinden etkilemiş. eugene smith işin sadece fotoğraf çekmek olmadığını aynı zamanda bir hikaye kurmanın gerekliliğini de öğreten sayılı fotoğrafçılardandır. çektiği fotoğraflar bir hikayenin giriş, gelişme ve sonuç bölümlerine ayrılabilir, bu ayrımlara rağmen gücünü korumayı başarır. tek başına güçlü kareleri bir bütünün parçası yapabilmek ustalık yanında öngörüyü ve planlamayı da gerektirir. bu nedenle eugene smith sadece bir fotoğrafçı ya da olanı aktaran değil aynı zamanda kendi hikayesini kuran, yorumunu katan bir anlatıcıdır. geçtiğimiz yüzyılın az rastlanan hümanist filozoflarından birisidir.

    başka bir magnum fotoğrafçısı olan son günlerin tartışmalı ismi ara güler kendisiyle ilgili şöyle konuşmuş;
    ‘’eugene smith bütün röportajlarında gerçeği en açık şekilde yansıtabilmek için konuya hep yakın ve samimi durmayı tercih ederek ve röportajlarını gerçekleştirmek için diğer fotoğrafçılardan çok daha uzun zaman harcayarak fotojournalizmde özenli yeni bir akıma yol açmıştır. bu akım insana duyduğu sevgiden kaynaklanmıştır. çünkü her şey, fotoğraf da, insan içindir. sevgisiz insan, insansız da fotoğraf olmaz.’’