1. bi çay koyarım önce.
  2. söyleyene teşekkür ederdim *
  3. çalıştığım işi bırakırdım olan üç kuruşluk servetimle görebildiğim kadar yer görüp,tanıyabildiğim kadar çok insan tanımaya çalışırdım.
  4. galiba sevdiklerime, kitaplarıma ve kemanıma sarılırdım. bir daha göremeyeceğim diye.
    en sonda istanbul'u göremeden ölüyorum diye ağlardım.
  5. sevdiğim herkesi arar ve anlatırdım durumu ve hepsiyle ayrı ayrı değerli anlar geçirirdim. dünyada en çok gitmek istediğim yerlerden başlayarak sırasıyla hepsini görmeye çalışır bu arada bol bol güzel yemekler yer ve güzel içkiler içerdim. mümkün olduğunca yeni marjinal insanlarla tanışmaya, farklı kültürleri öğrenmeye ve haz alacağım her şeyi yapmaya çalışırdım. bir nevi hızlandırılmış kur. bütün paramı yapmak istediğim şeyler için harcar, kalan olursa da çocuklar için bir şeyler yapmak isterdim.

    aslında olması gerekenin, yumurta kapıya dayanınca dank etmesi gibi oldu bu. yarın her şeyi bırakıp seyahate falan mı çıksam acaba?
  6. sezgi
  7. beni sevdiğini düşündüğüm herkese gerçekten kötü davranıp benden soğumalarını, ölünce üzülmemelerini sağlardım. sonra da çekip giderdim zamanım gelmeden işimi kendim bitirirdim.
    son günlerimi yaşadığımı bilmek insanların bunu bilmesi ve bana yansıtmasalar bile üzülmeleri acımaları beni daha çok incitirdi bu yüzden belki de çoğuna bencilce gelicek bu çözümü yapabilecek gücü umarım bulurum öyle bir durumda.
    wtf
  8. soyleyene bagli simdi.
    eger doktorsa kabullenicez care yok.
    eger kiskanc koca/karı ise polise gitmekte fayda var.
    eger kucuk bi cocuksa gulumserim ama bi yandan da acaba diyen gozlerle etrafi suzerim. istanbulda hangi cocuktan ne cikacagi belli olmuyor.
    eger trafikte yol verme kavgasinda soylenmisse hemen gaza basar tuyerim. bok yoluna gitmek var, kimse bos degil.
  9. söylenmesine gerek yok her zaman böyle bir ihtimal var. yapılacaklar konusuna gelince son bir resim yapardım.
  10. uzanır vaziyette beklerim. hayır dostum hayır ayakta ölmek bana göre değil.