1. kendini şu şekilde tanımlamıştır;

    "1961 yılında istanbul eyüp'de doğdu. çocukluğu kasımpaşa, gençliği etiler'de geçti. bjk'de amatör boks yaptı. 16 yaşında stajyer olarak gazeteciliğe adım attı. askerliğini manisa batı kışla ve erzurum paşapınarı 202. mekanize piyade alayı'nda tamamladı. bir evlilik yaptı. bu evliliğinden bir evladı var. eda'nın, okan'ın dayısı, ulaş'ın arkadaşı."

    burada ben araya girip bu kadar samimi bir şekilde kendisini anlatmanın verdiği şaşkınlığımı sizlerle paylaşmak istiyorum. sanırım yalçın bey bunları yazarken asker arkadaşlarını arıyor. eda hanıma, okan ve ulaş bey'e de buradan selamlar.
    devam ediyorum aktarmaya

    yalçın bey'in ödülleri

    "çağdaş gazeteciler derneği (çgd) haber araştırma dalı yılın gazetecisi ödülü. çeşitli üniversiteler, belediyeler, dernekler, öğrenci kuruluşları, stk'lar, dtö'lerden verilen ödüller
    ödüllerin bulunduğu sekmede bir de kitap yazdığını öğreniyorum

    kırmızı kedi yayınevinden "bu daha başlangıç" adlı kitabı yayımlanmış. kitabın kapağında "sözün özü direnişin gözü yalçın abi" yazmakta. kitap gezi olaylarını takip edip fotoğraflayan yalçın çakır'ın gözünden olayları anlatmakta. varlığından henüz haberim oldu. yakın zamanda okuyacağım. kitabında internet üzerinden şöyle bir açıklama kısmı vardır(idefix-dr).

    "yalçın çakır, yılların habercisi, belgeselcisi. özellikle televizyon sayesinde onu tanıyanların sayısı bir hayli fazla. gezi parkı olaylarının başından itibaren her gün sokaklardaydı. fotoğraflar çekti, eylemcilerle konuştu, hükümet temsilcilerinin ve yöneticilerin açıklamalarını, eylemcilerin düşüncelerini, isteklerini dinledi, olan-biteni en yakından, en içeriden izledi, yaşadı. kâh biber gazı yedi, kâh toma'ların sıktığı sudan nasibini aldı. parkta yattı, yaralandı, koştu, her yere yetişmeye çalıştı. hep meydandaydı, hep sokaktaydı. her gün not tuttu. amacı, bir habercinin gözüyle yaşananları ilk elden kaydetmekti.

    bu daha başlangıç, baştan sona, 2013 yılının mayıs-haziran aylarında yaşananların, istanbul'da başlayıp çığ gibi bütün ülkeye yayılan, hepimizin yaşamını değiştiren olayların belgeseli niteliğinde. içeriden ve tarafsız bir bakışla, kendi çektiği fotoğraflarla tarihe düşülmüş bir kayıt.

    yalçın çakır, kendi gördüklerini, kendi duyduklarını yazıyor. onun son derece akıcı bir dille anlattıkları, gelişmeleri tüm hızıyla, tüm aksiyonuyla yansıtırken bilmediğimiz, görmediğimiz kimi köşelere de ışık tutuyor. unutulmayacak, unutulmaması gereken günlere bir habercinin gözünden bakmak isteyenlere..."

    bu yazıyı okuduktan sonra merakım daha çok arttı. çünkü düşüncelerini çok içten içinden geldiği gibi söyleyen bir gazeteci, fotoğrafçının gözünden anlatılması gözardı edilecek bir olay değildir.

    yalçın çakır'ı tv de birçok programda görüp kariyeri hakkında bilgi sahibi değildim. asıl şaşkınlığımın sebebi bu sanırım.

    çektiği fotoğrafları ve portfolyosu burada 1

    kamera incelemeleri okurken yorumunu gördüm. link