• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (8.00)
Yazar john fowles
yaratık - john fowles
yaratık, günümüz ingiliz edebiyatının en ilginç ve en çarpıcı gerilim romanlarından biri. tıpkı dostoyevski'nin romanlarında olduğu gibi, insanı saran paradokslarla dolu etik bir derinliğe ama aynı zamanda da, fowles'un virtüözlük düzeyindeki hikâye anlatma tekniğinden kaynaklanan soluk kesici bir sürükleyiciliğe sahip.
yazarın zihninde aralıklarla beliren ve gitgide vücut kazanan, tuhaf bir imgedir anlatılan. soğuk, karanlık bir ilkbahar gününde, sonsuz kıraç toprakların ufuk çizgisinde yol alan küçük bir atlı kafile imgesi... gizemli bir kadının da dahil olduğu bu kafilenin bilmecelerle dolu yolculuğu... ve yolun sonundaki beklenmedik ölümün ardından gelen sorgulama... sıradan bir polisiye olayın ötesine uzanıp metafizik boyutlara erişen ve bilimkurgusal tınılar da taşıyan girift bir anlatı.
çağdaş ingiliz edebiyatının en önde gelen yazarları arasında sayılan john fowles, viktorya dönemi ingiltere'sinde geçen fransız teğmenin kadını adlı ünlü romanında olduğu gibi, yine tarihsel bir arkaplanı romanına fon olarak seçiyor. ama, amacı kesinlikle klasik anlamda tarihsel bir roman yazmak değil. sade yaşantılarıyla kilise kurumunun otoritesine kökten karşı çıkışlarıyla tanınan, isa'nın dünyaya yeniden bir "kadın" olarak geleceğini ileri süren, gündelik hayatlarında komünizan öğelere rastlanan, yoksulluğu ve cinsel perhizi savunan shaker mezhebinin öğreti ve pratikleri üzerine temelleniyor roman. ancak fowles karşımıza, geçmişe gelecekten bakan ve o zamanın zihniyetini çağdaş bireyin moderniteyle yüklü, son derece karmaşık görüş açısından değerlendiren bir yazar kimliğiyle ortaya çıkıyor yaratık'ta. bir yandan, 18. yüzyıl ingiltere'sinin toplumsal tabakalaşmasına, törelerine, sınıf atlama yapılarına ilişkin çok ilginç ayrıntılar ortaya koyarken, bir yandan da, kurmaca bir yapıt meydana getirdiğinin bilincinde bir yazar olarak, sürükleyici hikâyeler anlatabilme yeteneğini seferber ediyor.
1985 yılında fransa'da en iyi çeviri roman seçilen yaratık, insana hummalı bir okuma keyfi tattıran, elinizden bir an olsun bırakmak istemeyeceğiniz, o ender edebiyat başyapıtlarından biri.
  1. maggot sözcüğü kanatlı bir yaratığın larva evresini ifade eder. ancak sözcüğün daha eski bir anlamı daha vardır; sözcük gelip geçici ani heves ya da tuhaflık anlamına da gelmektedir.aslında kitap kitap gibi değil daha çok bir maggot. bir kategori atfedilemez kendisine. john fowles bu kitabında her ne kadar kurmaca karakterlere yer vermiş olsa da aslında arka planda gerçekten yaşanmış bir tarih söz konusudur. yani beğendiği ve ele almak istediği döneme beğendiği karakterleri yerleştirmiştir desek doğrudur.
    roman gizemli karakterlerin yolculuğu ile başlar ve sırası gelen de yavaş yavaş sahneden çekilircesine romandan ayrılır. sağır ve dilsiz uşağın cesedinin bulunmasıyla hepsi teker teker sahneye geri çağrılır ve diyaloglar yoluyla sorgulanma suretiyle karakterler hikayelerini anlatır. fowles romanı tıpkı bir tiyatro sahnesiymiş gibi döşemiş, dostoyevski esintilerini görebildiğiniz kasvetli ve gizemli bir yapı kurmuş. alttan alta inançlara, hristiyanlığın altında ortaya çıkan mistik mezhep ve gruplara dikkat çeker. kitap boyunca karakterle birlikte sorgulanır ve diyaloglar arasında kaybolursunuz. bir fowles taktiği olarak okuyucuyu ikilemde bırakan bir sonla sahneyi kapatmıştır, neyin olduğunu düşünmek ve inanmak okuyucunun seçimidir.

    john fowles tek başına benim için başucu yazarıdır, belki de en büyük takıntılarımdan biridir. alaycı, kendini tanrı gören küstah ve arayış içindeki yazar tarzıyla fowles aslında dost olsa çekilmeyecek bir adamken kitaplarını cazip kılan tekniği de bu tarzıdır. yaratık - a maggot - kitabında da yaşlı ve inanç arayışı içinde olan mistik olaylara meraklı zengin ve kültürlü yaşlı adam rolünde ve o adamın her şeyi duyan ama müdahale etmeyen babası rollerinde karşımıza çıkıyor. bu iki karakterde aslında kendisini anlatıyor. kitabın aslında quaker kızı (rebecca lee) hakkında olduğuna inandırmışken sizi asıl başrolün başkasında olduğunu gösterir. sağ gösterip sağ vurur ve siz daha anlamadan kitabını sonlandırır. ann lee karakterinin doğumuyla da sahneyi kapatır (ann lee, gerçek bir karakterdir. hırstiyanlığın bir mezhebi olan shaker mezhebinin en güçlü savunucularından biri ve hatta bu topluluğun lideridir).

    fowles shaker mezhebi ile ilgili olarak aşağıdaki şekilde düşüncelerini belirtmiştir:
    " shaker düşüncesi ve tanrıbilimindeki bir şey, özellikle de kutsal üçleme'deki dişil bir bileşenin gerekli varlığına duydukları inanç, mezhebin garip ritüelleri ve olağanüstü yaratıcılık taşıyan pratik yaşamları, zengin eğretilemelerle dolu dilleri, dans ve müziği son derece düşsel bir yaratıcılıkla kullanmaları, kısacası yaşam ve düşünme tarzlarındaki bir şey bana her zaman kurmaca-gerçeklik ilişkisinin bir ön habercisi gibi görünmüştür."