1. böyle bir durum gerçekten var , hepimiz gözlemlemişizdir. benim önümde ki en büyük örnek babam. daha bu sabah , hep birlikte kahvaltıdayız. adam memleketten bahsetmeye başladı , özlemiş , orada şimdi mantarlar çıkmıştır , yaylaya çıkacakmış. sofradan kalktık , odama geçerken baktım çantasını topluyor . " ne yapıyorsun " dedim , " ben köye gideceğim özledim " dedi. yav yapma , etme , ramazandan sonra gideceksiniz zaten ne diye acele ediyorsun. yok dinlemiyor. adam zorla bana rezervasyon yaptırdı , çıktı gitti. bu arada memleket diye bahsettiğim de bingöl ve biz istanbul da yaşıyoruz. siz düşünün.

    hayır anasını satayım ben anlamıyorum , ani kararlar alan o , çılgınlıklar yapan o , evi dağıtan , sürekli bir iş çıkartan o ama genç olan benim.

    (bkz: yanılmıyorsam benim içim ölmüş)
  2. süreç o kadar da lineer değil aslında;

    0-7 yaş arası = n/a

    7-14 yaş arası = normal çocukluk/ergenlik dönemidir. dansa davetler, istanbul saklambaçları, mahalle maçları, kız kaçıranlar, leblebi tozları, commodore 64, sega, tetris, tan/bulvar gazetesi, star dergisi, vhs kasetler yaz tatilinde satılan turbo sakız yahut külahta çekirdekler ve benzeri bilumum amaçsız serotonin salgılatan eylemle dolu en naif çocukluk halidir.

    14-18 yaş arası = az biraz kirlenmenin başladığı, karakter yapılanmasındaki ilk viraj olan sivilceli boktan dönemdir. öys/öss belası, ekşi sözlük, aile baskısı, ergenlik başkaldırışları, (bkz: bono onlomoyosonoz) saçma salak aşk acıları, müslüm gürses, red alert 2, bilardo salonu, öpüşmekten tahriş olan dudak, efes pilsen, mina urgan, çılgın bediş ve benzeri bilimum gereksiz sevinç ve hüznün çiğ köfte habitatında yoğrulup görgüsüzce yenme halidir. hatırlanmak istenmeyendir. okumazsan sanayiye gideceksindir.

    18-23 yaş arası = ben oldum dönemidir, kirlenme tam gaz devam eder. şüphesiz ki her şeyi bilen kişi sensin bu dönemde. anne baba kim köpek de sana akıl verecek? vakıa 50 yaşında bir aristokrat gibi hissedersin. babanneler bu dönem ölür. ac/dc, iron maiden, rob zombie, sezen aksu, müzik, baskılı t-shirt, küpe, dövme, uzun saç, keçi sakal, dostoyevski, travenian, attila ilhan, eternal sunshine of spotless mind, torrent, red alert 2 *, facebook, bahar şenliği, stajyerlik, part-time, ateizm, deizm, agnostisizm, taoizm*
    nietzsche, kafka, aşk acısı, atatürk, nutuk, mhp, tkp, rte, cemal kutay, ilber ortaylı, yüksek lisans yapıyorum yalanı, motosiklet gibi az dolu az boş karakter yapılanmasındaki son virajın alındığı dönemdir.

    23-32 yaş arası = karakterin şrrrank diye oturduğu, otururken de oturttuğu dönemdir. tam olarak olduğun yaşı hissettiğin dönemdir. teorik olarak hayatının %40-45 ini geriye bıraktığın dönemdir aynı zamanda. her beyaz saç/sakal teli ile derin bir filozofide iletişim halinde bulunduğun çocukluğuna göz kırparak selam çaktığın dönemdir. geçim kaygısı, askerlik, evlilik, ilk çocuk * , hipnoz, beden dili, nlp, atatürk, inkılap tarihi, tarih, kariyer planlama, mesleki seminer/eğitim/fuarlar, aile arabası, bebek arabası bebek beşiği, cocuk acil servisi, para, kredi taksidi, kira, tatil, allah, kitap, chp, hdp, sincap adam, rte, sebepsiz müzik enstrümanı öğrenme çabası, psikanaliz, freud* , darwin, ütü, aşk ve benzeri önceki dönemlere nispeten daha gerçek işlerle uğraştığın dönemdir. en güzel dönemdir.

    32-40 yaş arası = n/a

    40-50 yaş arası = n/a

    50-60 yaş arası = n/a

    60-70 yaş arası = çocuklaşmanın başladığı, babaların dede ve annelerin de artık babaanne olduğu dönemdir. daha duygusal, daha kırılgan ve daha romantik olurlar. çocuklaşma yolunda alınan ilk virajdır.

    70-80 yaş arası = benjamin button* ve torunların babaannesiz kaldığı dönemdir. allah uzun ömür versindir o ayrı...
  3. bununla beraber kimin ömrünü uzatıyorsak, yaratılışta onu (güç ve kuvvetini alarak) tersine çeviriyoruz. hâlâ akıllanmayacaklar mı ? (yasin suresi 68. ayet)
  4. dedem vefat ettikten sonra ananem iyice hassaslaştı, köyden getirdik annemlerle yaşamaya başladı. kendisi 77 yaşında. ondan yediğim tribi kız arkadaşlarımdan yememişimdir, onun bana küstüğü kadar 4 yaşındaki yeğenim küsmüyor. yine de kendisi evin neşe kaynağı, canımız ciğerimiz.
  5. kuz
  6. iki şehrin hikayesinde çok hoş bir tanım vardı bununla ilgili.
    aslında bir çember üzerinde yol alırız. yaşlandıkça başa yaklaşırız.
    tabi ben böyle söyleyince olmadı.