1. öğleni ayrı, gecesi ayrı tuhaflıkta bir uyku. tuhaf diyorum zira içerisinde bir tutam yaşanamayan ama kalbinin ortasında hissedilen, tomurcuklanmamış, hayata geçememiş, bir adet, nur topu gibi mutluluk barındırır. eh, madem hayata geçemiyor, o zaman uyurken, çok güzel eşlikçi olur. hazır, biz de uyurken hayata geçmiyorken. ekseriyetle de öğlen uykusunda...

    geceleri ise sıcaklardan ya da sineklerden, ya da her ikisinden dolayı, gecenin tam 3'ünde bütün aile bireyleriyle birlikte salonda televizyon izlerken bulabilirsiniz kendinizi. mahmur gözler ve devinimlerle evde klimanın bulunduğu tek yer olan salona girerkenki karşılama cümlesi de şudur: sen de mi uyuyamadın?

    daha şubat ayındayız, ben şimdiden havada yaz kokusu alıyorum. yaz erken mi gelecek, nedir?