1. geçen gün öğle yemeğinde, önümde bekleyen biri; vatana millete kızıyor, yolsuzluklara sövüyordu.

    dünyadaki yolsuzlukların, insanların karakterlerine ilişkin öz eleştiri yapmadıklarından, yapamadıklarından kaynaklandığını ve inandığı felsefe gereği, kişisel eğitim eksikliğinden ve bunun yansıması olan şuursuz yaklaşımlarından kaynaklandığını söyledi… ve ekledi;
    “insan, bir yola çıkarken, yaptığı şeyden kimlerin zarar görebileceğini veya en azından kimi incitebileceğini düşünmeye çalışırsa ve bunu yaşam felsefesi haline getirirse dürüstlüğü başarır”

    dedim ki kendi kendime; iyi dedi!

    sonra, sıra biraz ilerledi.
    kapıdan bir arkadaşı girdi.
    arkadaşı çaktırmadan bunun yanına yanaştı.
    selamlaştılar, hal hatır filan derken,
    eleman, ufak hareketlerle (götün götün:)) arkadaşını sıraya soktu.

    bütün eğitim bir anda yok oldu!
    sözler yalan kaldı.
    sistem çöktü.
    bugün yine öğle yemeğindeyiz…
    sıra yine yoğun.
    yemek masaları arasında, yer merakı tavan yapmış durumda.

    sırada duran yaşlı bir amca, uyanık ablaların, lokantaya girer girmez, masalara cüzdan, çanta, atkı, eldiven gibi şahsına ait eşyaları koyduğunu ve böylelikle “bu yer benim” tescilini yaptıklarını izliyordu.

    neden sonra dayanamadı.

    birine çattı!
    dedi ki; “güzel kızım, ben 10 dk önce girdim bu lokantaya… girdiğimde, yemek aldıktan sonraki akibetimin ne olacağını bilmiyordum… henüz, sıra bana gelmiş ve yemek almış değilim. netice olarak henüz ne olacağım yine de belli değil. ama sanırım sizler, henüz dünyaya gelmeden, cennetteki yerinizi ayırttınız! “

    hatun anlamadı tabi ki!
    “anlamadım” dedi.

    yaşlı amca: “diyorum ki, biz eşek miyiz burada sırada bekliyoruz!!!”

    neticede;
    toplum içinde, en temelden bireysel davranışlarımız, gelecekteki statümüze ilişkin yapacaklarımıza teminattır!

    uyanıklıkla, hak yemek arasında ince bir çizgi vardır ve bu çizgiyi fark etmek için kişisel eğitim şarttır.

    kişisel eğitimden, bu ablanın ve benzerlerinin veya yukarıdaki yolsuzluk uzmanı arkadaşın anladığı ise, hayatta kalma güdüsüdür...