1. bir şeyler eksik bu yeni nesilde. herkes bir ıssız.
    mavi
  2. sanal diyaloglar nedeniyle özlemek, merak etmek, jestleşmek daha zor hale geliyor. bu devirdeki en büyük sorun insanın yalnız kalamamasıdır. bi bakımdan avantaj da olsa her an diyalog halinde olmak, sürekli ulaşılabilir olmak, tv internet derken çılgınca bir sanal sosyalleşme haline girmek bireyleri yıpratabilir. diyalog iyidir bence ama kalitesi önemli. tv izlemek de bir sosyalleşme kitap okumak da, internette gezinmek de, sevgiliyle konuşmak da. yeni nesilde zaman geçirmek kolay ama bunu kaliteli hale getirmek zor.
    abi
  3. gdo lu ilşkilerdir. sevginin anlamını tam olarak anlamadıklarından, daha doğrusu anlamaya çalışmadıklarından artık aylık, haftalık yaşanır olmuştur.
    çünkü kendilerini başka birinin yanındalığınla anlamlandırırlar. " sevgilim var" demeleri lazımdır. sırf bu iki kelime için menfaat üzere ilişki kurdukları için tahammülde edemezler. sürekli sevgili sirkülasyonuna girerler.
    durum böyle olunca da yeni nesil hormonlu, nerede o organik ilşkiler diyesi geliyor insanın.
  4. ilişkinin yeni nesilliğinin eski tabir edilebilecek nesillerce de yaşanmasını engellemeyeceği bir durumdur.
    farz-ı misal hayat arkadaşı adayı, uzun ilişki ortağı bir bey resmen kadına şunu demiş olabilir: "burada sevgilisi olmayana adam gözüyle bakmıyorlar." işte buna binaen o sevgili terk edilir, ardına bakmadan kaçılır ilişkiden. evet, yalnız kalmak daha iyidir tabi ki bu durumda. sözüm "benim sevgilim var"cılara. insanların kimyalarıyla oynamayınız. bunu önce kendi kimyanız için yapmalısınız elbette. elalemin ne dediğinden sana ne ki. ne tür bi ego savaşıysa artık..
  5. yüzelseldir.teknolojik gelişmelerle iletişim araçları gelişmiş ancak ilişkilerdeki derinlik azalmıştır.kitabın edebiyatın etkisi azalmış kendilerini ifade ederken kullanılan kelime sayısı bellidir.aslında insan birazda kelimelerden oluşur ve ne olduğunuz ve nasıl bir ilişki yaşadığınız seçtiğiniz kelimelerle ilişkilidir.
  6. teknolojik ilişki. emek az, kadir kıymet bilmek yok. çeşitlilik fazla ve elde ederim nasılsa kavramı mıh gibi saplanmış beyinlere. hali hazırda hiç bir emek sunulmadığı için de pamuk ipliğine bağlanmış bir döngü söz konusu. yapıcı, tümleyen, anlayışa dayalı ve iletişimsel olarak verimliliği şimdiki imkanlarla en üst düzeyde kullanmak şöyle dursun; tüm bu sayılanlar çok kısıtlı..

    çok şikayet ediyoruz da napıyoruz arkadaş? konuşuyoruz ama nece konuşuyoruz, konuşuyoruz ama anlamıyoruz... diye eskiye dair şarkı sözlerini akla getirir böyle..sonuç; ya ıssızsınızdır ya da yalnız .
  7. gönül ilişkisi olarak baktığımızda, iletişimin yoğun, dikkat konsantrasyonun bu kadar yerle bir olduğu zamanda ilişki üzerine sayfalarca nağmeler dökmek anlamsız. herkes biraz oyalanıyor gidiyor serzenişi herkesin dilinde zaten. bu konuda diyeceğim tek şey; ilişkide her şey biter gider geriye muhabbet kalır. muhabbetin bitmeyeceğine inanılmayan biriyle gönül ilişkisine girmemek lazım. yani sağlam bir ilişkinin sırrı, parkta diz dize oturan ihtiyar çiftlerde saklı.
  8. teknoloji sayesinde yeni nesil ilişkiler daha televolevari bence. "ay cnm dğm gnm de srprz ypmş." vs vs. paylaşmak güzeldir mottasının yanlış anlaşılmalara sebebiyet verdiği ilişkiler. her anınızı bilmek zorunda mıyız lan. kendi içinizde yaşayın.
  9. "ey gönül! şimdi sorarım sana, hangi aşk daha büyüktür? anlatılarak dile düşen mi, anlatılmayıp yürek deşen mi?" -şems-i tebrizi

    yeni nesil ilişkilerin hepsi dile düşmüştür.
    eale
  10. sevgilisinden mektup almamış, kapı önünde saatlerce beklenmemiş, belki bir ara çıkar da görürüm ümidiyle penceresi gözlenmemiş, ya o açarsa diye telefon sapıklığı yapılmamış ilişkilerdir. bunların tadı bi başka be..