• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (8.14)
yerdeniz - ursula k. le guin
yerdeniz, ursula k. le guin tarafından ilk olarak 1964 tarihli the word of unbinding isimli kısa öyküde ortaya çıkarılan, ancak daha sonra 1968'de ilk baskısı yapılan yerdeniz büyücüsü romanıyla ünlenen kurgusal evrendir. bu evrende geçen olayları içeren yerdeniz büyücüsü, atuan mezarları, en uzak sahil, tehanu, yerdeniz öyküleri ve öteki rüzgar kitapların tamamı yerdeniz serisi adıyla anılır. yerdeniz'de geçen beş roman ile yedi hikâyenin beşi sayılan kitaplarda yer almıştır. kitaplarda temel olarak çevik atmaca ged'in hayatı anlatılır. ancak öyküler daha önceki ve daha sonraki dönemlerde de geçer.
le guin'in yerdeniz kitapları yıllar içinde birer kült kitap haline geldiler. şimdi hepsi bir arada. 6 kitap tek ciltte.
1- yerdeniz büyücüsü
2- atuan mezarları
3- en uzak sahil
4- tehanu
5- yerdeniz öyküleri
6- öteki rüzgâr
  1. "sanırım yerdeniz büyücüsü'nün en çocuksu yanı konusu: büyümek. büyümek, benim yıllarımı alan bir süreç oldu; bu süreci otuzbir yaşımda tamamladım -ne kadar tamamlanabilirse; o yüzden de çok önemsiyorum. çoğu genç de önemser. ne de olsa esas işleri budur: büyümek."
  2. ursula k. le guin' in anlattığı her şeyde bir alt metin olan kitap serisi. kitaplarını büyük bir hevesle almıştım ama, biraz da zorlayarak 5.kitabın yarısına kadar gelip bıraktım. çok sıkıldım çünkü. normalde başladığım bir kitabı bitirmeden bırakmam ama, ne yazık ki bu seride böyle olmadı.. yine de okuyun derim. sonuçta fantastik edebiyata damga vurmuş bir seri. aynı zamanda j.k. rowling'in ilham aldığı seri olarak biliyorum.
  3. "yalnızca kaybetmeye razı olduğumuz şey bizimdir" diyerek beni benden almıştır. nesneleri adıyla çağırmanın onun varlık sürecine dâhil olunmasıyla ancak kazanılabilen bir şey olduğunu gösterir. kaldı ki kazanmak, bir yere varmak bu kitaplarda merak unsurunu tetiklemekten öteye geçmez. çünkü yazar sürecin, yol'un, yolda dönüştüğün şeyin öyküsünü anlatmayı sever gibi gelmiştir hep bana. seni dönüştüğün şeyle uzlaştırır. bir şeyleri kaybetmeye razı göstermek de etine değen bir süreçten çıkar ancak. o nedenle ursula, insana gerçeği böyle efsunlu hissettirebilen nadir güçlü yazarlardandır.
  4. (bence) insanın benliğinin görmeyi istemediği taraflarını da keşfedip onu da kabullenmesiyle ilgili olan roman serisi.
    tek cilt basımın kapağı güzel olmuş.
    doris
  5. tek cildi alıp tekrar okuduğum seri. ged, tenar, kalessin, roke konseyi.. birçok fantastik metine temel oluşturmuştur. harry potter ve miras dörtlemesi bunlardan ikisi. güce denge getirmiştir.

    fakat metis'e bu konuda laflar hazırladım. arkadaşım 30. yılınızı ne güzel kutlamasını biliyorsunuz da böyle önemli bir esere bir önsöz basmayı neden es geçiyorsunuz? zaten ortalama bir briket kadar kitap olmuş. ayrıca sayfaların hatırı sayılır bir kısmının tam ayrılmamış olması da cabası. tüm bunlara rağmen iyi ki basmışsınız bu cildi.

    tişikkirlir metis, tişikkirlir ursula.
  6. harry potter'ın atası. kitabı okuyunca benzerlikleri fark etmemek mümkün değil. fakat harry potter o kadar insanın içine dokunuyor ki; karakterleri olsun, olaylardaki felsefe, kurgu, sürprizler olsun çok fark atmış. (ya da ben harry potter'a olan düşkünlüğümden öyle hissediyorum.)

    belki yerdeniz serisi yazılmasaydı hogwarts'da var olmayacaktı. sırf bu yüzden bile teşekkür etmek gerekir yazarına. hayalgüçlerine gurban olduklarım.
    duyk
  7. kullanıcı adımı aldığım seri. "hem tenar hem arha olamazsın." olabilmek için çırpınıyorum galiba. ged kalbimde harika bi yere sahip ama tenar söylenebilcek her şeyi aşıyor benim için. en bağlandığım serilerden. tenar mi olucam arha mı zaman göstericek? belki de içimden bi tehanu çıkar
  8. asla unutamayacağınız karakterlere ve sizi tekrar tekrar çağıran mekanlara sahip çok derinlikli, çok katmanlı, çok büyük konuları çok naif bir şekilde ele alan en sevdiğim serilerden bir tanesi (belki de en sevdiğim).

    öyle incelikli ve ustaca yazılmış ki üzerine bir şeyler söylemek bile çok güç.
  9. çocuksu bir bağlılığım var bu seriye. kitaplığımda durması bile beni mutlu etmeye yetiyor. çok benzetiyorum mesela kitaplarda konu alınan düşünceleri kendi hayatıma. hangimiz büyümedik ki? veya kendimizi keşfetmedik? ölümü öğrenmedik?
    çoğaltılabilir tabi örnekler. "ama bilim-kurgu tadı vermiyor." zaten yazarın yazarken bütün amacının bilim-kurgu tadı vermek olduğunu düşünmüyorum.
    !---- spoiler ----!

    "ged, ne kaybetmiş ne de kazanmıştı, ama kendi ölümünün gölgesini, kendi ismiyle adlandırarak, kendisini bütünlemişti; tam bir insan olmuştu: tüm kişiliğinin bilincinde olan kendisinden başka hiçbir güç tarafından kullanılmayacak veya ele geçirilmeyecek, o yüzden de hayatını hayattan yana yaşayacak, hiçbir zaman yıkım, acı, nefret ve karanlığın hizmetine girmeyecek bir insan."

    !---- spoiler ----!