1. ismini beyoğlunda istiklal caddesinde bir zamanlar türk sinemasının merkezi olan sokaktan alır. yeşilcam sokağı zamanında film şirketlerinin olduğu, ünlü olmak hayali ile bir çok kişinin umudu, figüranların ekmek kapısı, bazıları için şöhrete giden basamağın ilk adımıdır. günümüzde izlediğimizde mantık hataları yapılan, senaryolarını, sahnelerini saçma bulduğumuz filmleri eleştirsekte o zamanın koşulları, imkanları dahilinde her konuda film yapılmış. kadın, köy, temalı filmler, melodramlar, kostümlü tarihi filmler, salon filmleri, komedi filmleri, yabancı film uyarlamaları, yerli westernler gibi bir çok çeşitlemeler sunulmuş.

    tabii ozamanın film bütçeleri şimdiki gibi geniş olmadığı için hep aynı mekanlarda çekilmiş ve aynı figüranlar kullanılmış. münir özkul bir söyleyişisinde. " iki karton sigaraya film çekiyordum" demişti. şimdikiler gibi öyle astronomik meblağlar da yokmuş.

    halen televizyonda zaping yaparken rastladığımızda hangimiz izlemiyor ki? eh yeşilçam dedik bu girdide de biraz nostalji yapalım. üzen, güldüren, düşündüren bazı sahneleri tekrar hatırlayalım.

    sadri alışığın hayat dersi verdiği o hüzünlü sahnesinde söylediği repliği halen kullanıyoruz.

    sevginin en iyi tanımı halen bu sahne değil mi?

    bu sahnede hangimizin boğazına bir yumru oturmadı, gözümüz dolmadı?

    yeşilçamın en romantik ve yaratıcı erkeği vecihi

    cüneyt abimizin tersi pistir kızdırmaya gelmez.

    kemal sunal sinemanın gülen yüzü

    eh mantık hatalarımızı da iliştirelim

    iyisi ve kötüsü ile bizim filmlerimiz. bizden filmler.
  2. şimdiki filmler yeşilçam keyfini vermiyor. devlerin aşkı, hababam sınıfı, selvi boylum al yazmalım, tarkan, fatihin fedaisi kara murat....