1. büyükşehirdeyseniz anca tüm şehrin elektriği kesilirse yaşayabileceğiniz hadise.
  2. çimlerin üzerinde açık havada pofuduk armutların üstünde uzanarak izliyorsanız hele ki apayrı oluyor. zevk düzeyi maksimum.

    aynı zamanda badboy'un gördüğüm tek düzgün entry'si ünvanını almaya hak kazandı bu entry.
  3. şubattan beri gökyüzünde göremediğim orion takımyıldızı yüzünden uzun süredir eksik hissettiren hadise.
  4. havaların sıcak olduğu şu günlerde balkonda yatarım ve yıldızları izlerken uykuya dalarım.
    tabi artık türk tipi balkonlu evlerde azalıyor işte gelecek nesil için bir kayıp daha.
    kahrolsun fransız tipi balkonlar.
  5. istanbul'da oturanlar için anlamsız bir o kadar da zor olan eylem.

    sokaklarımız zaten dar bide son yıllarda etrafımızda yükselen binalar yüzünden gökyüzünü seyredemez olduk. hadi açık bir yere sarıyer, arnavutköy, florya gibi yerlere gidip izleyelim diyoruz fakat bu seferde şehrin elektriğinden dolayı bir şey göremiyorsunuz.

    (bkz: vay efendim türkiye'de neden uzay faaliyetleri yok. )
  6. baktığım minik yıldızın çevresindeki ayıramadığım kadar yakın karanlıktan, benim yıldızımın çevresindeki ayıramadığı kadar yakın karanlıktan fark etmeden kendisini izleyen bana bakarak benimle aynı şeyleri düşünen biri var mıdır sorusunu sormama neden olan aktivite. özellikle bir uzay delisi olan hayallerimin astronotu beni baya etkiler, sarsar. var olmanın büyüsünü ve gizemini iliklerinize kadar hissettirir.
  7. geceleyin göğü bomboş görmek?
    "acaba hangi yıldız şu an benim ona baktığımı bilmeden bana bakıyor?" diyememek.

    geceleyin gökyüzündeki yıldızları izlemek; dünyamıza çarpıp yaşamımızı hırsızlama sığdırdığı ışığı çalıp uzaya götürüp belki yıldızlara bırakıyordur zaman.
    öyle ya belki de yıldızları izlerken geçmişimizi izlediğimizi farketmiyoruz fakat farketmediğimiz halde bilinmedik kadim bir hüzün çöküyor nefesimizin üstüne bu yüzden.
    belki gözlerimizin ışıl ışıl güldüğü bazı izleyiş zamanlarında, bilmeden mutlu anılarımızı izliyoruz.

    gideceğini bile bile sevip, yıldızlara taşıyoruz.
  8. eskiden çok yapardım. hava karardıktan sonra hala dışarıdaysam (çocukluk yıllarımdan bahsediyorum) neredeyse yaptığım tek şey gökyüzünü izlemekti. insan baktıkça daha da fazlasını görüyor göz alıştığı için. ve sanki sonradan fark ettikleriniz size özel gibi hissediyorsunuz. sadece sizin kadar uzun süre bakanların görebileceği, çok çok uzakta oyun oynamayı seven yıldızlar.

    yaş ilerledikçe o kadar bakmaz oldum yukarı. yerde ne buldum bilmiyorum. daha dikkatli yürüme ihtiyacı sanırım.
    jimi
  9. şehrin ortasında hiçbir şeydir, hayal kırıklığıdır.
    sezgi
  10. içgüdüsel rahatlama yollarından.
    derinlik hissini en derinden yaşatan eylem.