1. gocebe atalarimizdan kalan genetik bi miras olabilir, ne kadar uzun ne kadar yorucu olursa olsun beni manasiz sekilde mutlu eden bi faaliyet... oyle ki vardigim hemen her yerde normal insanlar acaba nasil bir yer burasi diye plan yaparken ben acaba ne zaman tekrar yola koyulcaz diye dakika saymaya basliyorum...
  2. çocukluğumun en büyük keyiflerinden biriydi memlekete yolculuk. sabaha karşı kızılırmak'ın kıvrımlarını görmek için heyecandan uyuyamayışım hala aynı.
    zira en güzel topraklarının başlangıcıydı usul usul kıvrılan sular. çocuk düşlerim, vişne bahçelerim, büyükbaba kokusu, babanne türküsü demek bu topraklar..

    ve anlıyorum ki; en çok sabah güneşi bizi selamlarken güzel yollar.
  3. camın sarsıntısına rağmen kafayı dayayıp uyuyabilen, molalarda uyku mahmuru tost yiyebilen, yanında yöresinde oturanların şeceresini merak eden yurdum 21. yy göçebelerini hayretle izlemeyi seviyorum...
    mesut
  4. arada bir yolculuk yapmayı özlerim kah arabayla kah otobüsle ama kısa sürede de evime ya da doğal ortamıma dönmek isterim. en iyisi ayda bir falan şöyle bi 3-4 saatlik bi yere gidip bi kaç gün kalıp dönmek
    wtf
  5. yolculuğa çıkmak tam bir kabus benim için. alıştığın yerde rahat rahat debelenirken ne bu gitme merakı insanlardaki.
    yeni bunlar zaten hep gezelim eğlenelim furyası.
    gezmeyin demiyorum da az üşenin,
    yolculuğa çıkmak için 1 hafta boyunca psikolojik olarak kendimi hazırlamam bile yorucu.
  6. gezelim görelim kafası ile çıkılmıyorsa; en baştan angarya gibi gelir.

    pekii nasıl bir yolculuk??
    bu yolculuk amaç mı olacak? yoksa araç mı?
    işte burası tartışmaya açılmalıdır.
    bize göre yolculuk hiçbir zaman araç olamaz.
    yolculuk ancak ilmi noktada ele aldığımız zaman bir araç olduğunu göreceğiz.
  7. şu ara çok istediğim şey esasında.. uzak bir yere cam kenarında gitmek, iç sesten ziyade doğanın akışına kendini kaptırmak..