1. sinema mutfağı ekibinin, kargart atölye ile birlikte bugün 20:30'da kadife sokak karga bar'da gerçekleştireceği etkinlik.

    etkinlik ücretsiz ve herhangi bir kayıt gerektirmiyor. ancak salon 40 kişi ile sınırlı.

    kargart'ın müzik dışı alanlarda etkinlik düzenlediğini bilmiyordum. anladığım kadarıyla benzer formatta etkinlikleri düzenli olarak organize ediyor. nasıl bir film izleyeceğimiz, üzerinde neler konuşacağımız konusunda oldukça heyecanlıyım. teoride müdavimi olabileceğim bir etkinlik. daha önce barda film izlememiştim. değişik bir deneyim olacak. bira da içer miyiz acaba? ^,^

    etkinlik sayfası - facebook

    !---- alıntı ----!
    sinema mutfağı kargart salonunda kısa film gösterimlerine başlıyor. her gösterimde sinema mutfağı arşivinden seçme kısa filmler izlenip üzerine konuşup, sohbet edeceğiz. bir süre sonra sizlerden gelen filmlere de yer verip üzerinde konuşacağız.

    ücretsizdir // salon 40 kişiliktir
    !---- alıntı ----!
  2. beklentilerimizi pek karşılamayan bir etkinlik oldu. ancak olumlu yanları da var. sinema mutfağı ekibinin seçtiği filmleri yaklaşık on kişilik bir grup ile beraber izleyip yorumladık.

    epey gergin bir başlangıç yaptık. düzenleyen arkadaş katılımcıları kendi haline bırakmak istiyor, kimi katılımcılar ise yönlendirilmeyi bekliyordu. katılımcıların arasında yüksek egolu insanlar da bulunuyordu, öyle ki "zamanımı çalıyorsunuz!" diyecek kadar küstahlaşanlar oldu. bir süre sonra ergen atarıyla ayrıldılar. çirkin, sabırsız ve saygısızlardı.

    birbirini tanımayan bir düzine insan, organize etmeye niyetsiz organizatör - ki ben bundan hiç rahatsız olmadım- ve gergin atmosferin üzerine gelen ilk kısa film hepimizde büyük bir hayal kırıklığına yol açtı.

    ilk film tomorrowland'ın yönetmeni brad bird'den aksiyonlu bilim kurgulu "bir şey". bu şeye bilim kurgu demek bilim kurgu sinemasına biraz saygısızlık olur, zira ne bilim vardı ne kurgu. robotlar, silahlar, aksiyonlar, patlamalar, aptal replikler, yapay ve abartılı oyunculuklar. rivayete göre yönetmene sormuşlar; ekonomik beklenti olmadan sırf sinema aşkına yaptığı bu kısa filme ne kadar harcadın? bir süper sport araba parası demiş. keh keh. ne kadar romantik. oysa çok açık ki, sinema ürününden ziyade yönetmen için show reel, görsel efekt anlamında neler yapabileceğinin hollywood piyasasına ucuz bir sunumu.

    ikinci ise, iki sinema öğrencisinin evlerinde sadece ekran yakalayıcı masaüstü uygulama kullanarak çektikleri "stalking" kavramını irdeleyen kısa fildi. bir neslin çevrim içi aşkları, sevgililik halleri üzerine gözlemler bütünü. konu ve içerik olarak ilgimi çekmese de aktarım dilindeki sadelik ve biçim takdire değerdi.

    mutfaktaki çocuklar, iki filmi ardı ardına göstererek iki uç imkanın ortaya çıkardığı ürünleri kıyaslamayı hedefliyorlarmış. kendi içinde tutarlı bir yaklaşım olsa da daha iyi örnekler seçilebilirdi.

    üçüncü film, the gunfighter. western absürt komedi. bira almaya gittiğimden * bu filmin küçük bir kısımını izleyebildim. ancak hem teknik hem de metin anlamında üzerine konuşulması gereken bir film olduğu açıktı. bu yüzden tekrar izleyeceğim. özellikle ışık kullanımı oldukça başarılıydı. zaten film sonrası tartışmanın büyük bölümü ışık kullanımı ve çözümü üzerineydi.

    homurtucu üsten asosyal figürler salondan ayrılınca gergin atmosfer dağıldı. herkesin kendince çıkarımlar yapabileceği bir filmi de beraber izleyince oldukça samimi bir ortam oluştu. birbirimize ısınmış, faydacılıktan uzak sinemaseverler çekinmeden duygularını ifade etmeye başladı.

    son film ise nuggets. ifadede sadelik ve soyutluk tüm salonla gerçek anlamda bağ kurabilmeye olanak sağladı. oynatma listesin en kısa ve en güçlü filmiydi. görsel ve teknik anlamda basitliğine rağmen vermek istediği duyguyu izleyiciye yansıtıyordu.

    etkinlik genel anlamda beklediğim kadar verimli değildi. buna ilk ve spontane oluşunun etkisi büyük. ancak kitledeki samimiyet, ortak ve temel gaye deneyimlemeye değerdi. salonun ahşap yönetmen koltuklarından çıkan gıcırtılar bile heyecanın bir parçasıydı.

    özellikle sormuş olmama rağmen sinema mutfağı birlikteliğinin ne istediği, bu tür etkinlikler ile neyi hedeflendiğini tam olarak anlayamadım. tek anladığım beyaz perde niyetli bir grup amatörün, benzer heyecanı taşıyan diğer amatörler ile birlikte spontane üretim kaygısı ve bu kapsamda temas yüzeyi oluşturmaya çalışıyor olduğuydu. yine olsa yine giderim.