1. elbette buralarda birkaç öğretmen de vardır. eğitimden dem vurmak, ders esnasında kullanılan yöntem ve tekniklerin paylaşımında bulunmak, sınıf yönetiminde uyguladığımız numaraları birbirimize anlatmak ve bilumum şekillerde başlığa tecrübelerimizi, isyanımızı dökmek için açılmış başlıktır.
  2. meslek lisesi hocası olarak en çok ben konusacagım..saksı değilim ben..en cok bana soracaksınız
  3. youserlar! sesiniz buraya kadar geliyor!
  4. komik bir şey varsa söyleyin hep beraber gülelim.

    not:arada sırada börek, çörek ve bilhassa yaprak sarması da getirelim lütfen, kuru kuru olmuyor.
  5. başlığa tıklamadan önce tereddüt ettiğim başlık.

    hocam, tamam, bir araya gelin, konuşun, bilgi paylaştıkça çoğalır falan ama lütfen. buradaki bir çoğumuzun öğretmen odası fobisi var. ben annemin öğretmen olduğu okuldaki öğretmenler odasına giremiyorum. kapıyı çalıp annemi çağırıyorum.

    şimdi buraya yazarken de arkadaş dedi sen tıkla ben yazarım diye. sonra kaçtı.
  6. günün birinde katılmak istediğim başlık.
    psikoloji ve felsefe mezunu bir edebiyat öğretmeni olarak.
  7. birkaç saat önce canlısına dahil oldugum oda. önce dedikodu tekniklerinin her birini güzelce kullanarak başka zumreden iki ögretmeni bir güzel çekistirdiler. pardon konustular yani. iletisim her zaman önemli bir sey sonucta. sonra da "miyom, rahim, tüp, kanal" muhabbetleri yapiyorlardi. sağlik da önemli tabi.

    neyse ne diyorduk ders esnasinda kullanilan teknik ve yöntemdi dimi. tamam. hayaller "beyin firtinasi, alti sapka, balik kilcigi, soru-cevap, problem cözme...", hayatlar tabii ki "düz anlatim ve yaz kızım..."

    solugu kendi okulunda alan tin abutut bölüm başkanina ayni zamanda özel ögretim dersini veren hocasina sorar "hocam sizin burada anlattiklarinizi staja gittigimiz okuldaki hicbir hoca yapmiyor. hepsi düz anlatim kullaniyor, farkli görsel ve materyallerle dersi desteklemiyor ve yazdiriyor..."

    hoca "malesef tin abututcum teori ve pratik yine çelisiyor. ama sizler öyle olmicaksiniz.."

    olmicam hocam söz. bi ataniyim vallahi olmicam söz.
  8. çayın, kahvenin sel olup oluk oluk aktığı; ezine peyniri, gemlik zeytini sipariş listelerinin havalarda uçuştuğu; post-apokaliptik dönem filmlerini çağrıştıran boş vermişliğin zaman zaman "eğitim-sen"li öğretmenlerin uyandırma çabalarıyla kesintiye uğrasa da hiç dağılmadığı; öğrenciye, eğitime, okula ve bunlarla ilgili problemlere dair hiçbir şeyin konuşulmayıp dizilerin, survivor'ın, derbi maçının ve kişisel sağlık sorunlarının tartışıldığı gerçek öğretmenler odası gibi olmaz umarım.
  9. öğretmen adaylarını da kabul ediyor musunuz?
  10. arkadaşlar yapmayın lütfen. hayır yani bari siz yapmayın. teneffüs neden vardır? öğrenciler için; dinlenme, kafa dağıtma. öğretmenler içinse; bir sonraki ders için gerekli hazırlıkları yapma.
    bakın kesinlikle öğretmenlerin genelini savunmuyorum. her mecrada olduğu gibi öğretmenler camiasında da işini hakkıyla yapmayan çok. ama yaftalarken de lütfen sizde genellemeyin ve küçücük şeylerden olumsuzluklar çıkarmaya çalışmayın. ne var 10 dk öğretmenler odasında oturmuş ayşeyi çekiştirmiş, siyaset konuşmuş, hakeme sövmüşse?? sonuçta bunlarda insan ve bunlarında dinlenmeye, eğlenmeye, sosyalleşmeye, iletişim kurmaya, gün içinde üzerine fikir yorduğu konuları ve yorumlarını birileriyle paylaşmaya ihtiyaçları var. ne istiyorsunuz oturup olimpiyat sorusu mu çözsünler?

    okul öncesi öğretmeniyim. öğretmen olup, öğretmenler odasında yeri olmayan bir çeşidim adhudfudh. teneffüsüm bile yok, su bile içemiyorum çoğu zaman, tuvalete bile gidemiyorum, sürekli konuşmak yönerge vermek zorundayım çünkü şaşkın ördek yavrusu gibiler :) evrak yazacaksam harf harf yazıyorum, her harf sonrası arada kafamı kaldırıp sınıfı kontrol ediyorum gerekli uyarıları yapıyorum çünkü 3 saniye bakmazsam biri mutlaka zarar görüyor. bu arada tepemde en az 3-4 öğrenci kaynaklı öööööğğğğğğğrrrrrrrreeeeeettttttmmmmeeeeennnniiiimmmmmm uyaranlarıyla yapıyorum bunları. sürekli konuşuyorum. sürekli yönlendiriyorum. aynı yönergeyi bütün çocuklara tek tek hususi söylüyorum çünkü genel bir kural olduğunu anlamıyorlar. baştan sona geldiğimde baştaki çocuk çoktan verdiğim yönergeyi unutmuş oluyor. sıfır teneffüs bu devran böyle hiç durmadan 5 saat devam ediyor. benim zoruma gitmiyor, kimsenin de gitmesin :d bırakın öğretmenleri yesinler, içsinler, konuşsunlar, bir nefes alsınlar yahu. ne istiyorsunuz iki muhabbetin belini kırsınlar. (hiciv yapmıyorum, ciddiyim)

    kullanılan yöntem ya da teknikler de sınıfın karakteri ve sınıfın imkanlarına göre değişir :)