1. ülkemizin her yerini demir ağlarla örmüş olan bu zihniyet sözlükte de bulunmaktadır. dünün en beğenilmeyen yorumlarına baktığımızda islam, tanrı ve akp eleştirilerinin olduğu başlıkları görüyoruz. en azından sadece beğenmeme butonuna basıyorlar, küfürlü yorum ya da mesaj yok.
  2. insan kendinden olmayanı gerici olarak gördükten sonra gittiği her yerde birtakım "gericilere" rastlar.
  3. kendilerine gerici yerine muhafazakar denmesini tercih eden zihniyettir. lütfen saygı gösterelim.
  4. önce inanmadım, basacaktım eksiyi. sonra dur bi bakayım dedim. harbi ne eksilemişler adamları yazık değil mi. madem konu en beğenilmeyen yorumlardan çıktı, ben de iki laf edeyim.

    en beğenilmeyen yorumlardan şu ikisini ele alalım;
    (#16522) , (#16517)

    522 olanda arkadaş demiş ki "okumadan atıp tutan çoktur". ee aga, yani? hayır üzerinize mi alındınız bunu niye eksiliyorsunuz. evet adam haklı, imzamı atıyorum altına. hafız adam tanıyorum "kanka kuran'da hebe höbö de varmış." diyor. oğlum varmış ne, bilmiyor musun? "yok ben türkçesini değil arapçasını biliyorum ama amcamın dayısı söyledi şöyle bişey de varmış" diyor.

    e bu bilmeden atıp tutmaktır işte. bir de bilip atıp tutanlar var ki onları gördün mü kaçıcaksın zaten.
    (bkz: hayrettin karaman)

    bunun saygısızca, terbiyesizce bir yanı yok. kişileri eleştirmiş, inançlarıyla dalga geçme de yok, dinine laf sokma da. gocunduysan eksilersin tabi.

    517'de de denmiş ki "islam tanrısı allah tarafından gönderildiğine inanılan kitap."
    ya çok afedersin de bunda ne buldun gözünü seveyim. burada tek gücüne gidebilecek laf "inanılan" denmesi. hani gerçeklik ya çünkü, handikaplı doğru. ya başkan bak anlamadığınız nokta bu bir inanç. inanış. din bu ya din.

    bak vikipedi ne demiş:
    "din, genellikle doğaüstü, kutsal ve ahlaki öğeler taşıyan, çeşitli ayin, uygulama, değer ve kurumlara sahip inançlar ve ibâdetler bütünü."

    yahu bu bir inanış. adam da tanımını vermiş. kuran allah tarafından gönderildiğine inanılan kitaptır demiş.

    bu cümle dahi sana bir şekilde dokunuyorsa. eksiyi basıp geçiyorsan ben sana gerici derim, yobaz derim.

    hem bu kadar genç eksi yiyor heba oluyor yazık değil mi.

    hoşgörü dininiz buysa ben yokum aga, kimse kusura bakmasın.

    bunların karşısına diksen bi hıristiyan ya da ne bileyim müslüman olmak isteyen herhangi biri. anlat bilader biraz islamiyeti, arkadaş merak ediyor desen. kurdukları iki cümleden biri "islam süper, çok barışçıl, çok hoşgörülü, diğer adı hoşgörü dinidir canım zaten tabi aaa" olur.

    orta yerde çok hoşgörülüyüz biz, hem bilmem hangi ayet de şunu diyor, islamiyet zaten bir numara ya diye şekil yapıp, sonra saçma sapan şeylere kızacaksanız baştan söyleyin. hiç oynamayalım.
  5. iki butona göre zihniyet tahlili yapanlari göstermistir.
  6. bir butona göre zihniyet tahlili yapanları göstermiştir.
  7. kardeşim gibi gördüğüm arkadaşlarımla oturup sohbetlerimizde tanrı, din veyahut inanç kavramlarında da tartışırız. arkadaşlarımdan inanmayanı da var inananı da hatta bir çoğu inanır müslümanı da var hristiyanı da. muhabbet başladığında nasıl kardeş gibiysek kalktığımızda da aynı şekilde kardeşizdir hala. düşüncelerimiz ya da inançlarımız yüzünden birbirimizi kırmadık hiç. neden bunu düşünüyorsun ya da neden buna inanıyorsun gibi yargılamalarda bulunmadık çünkü. var olanın üzerinden eleştirdik, tartıştık hep. yalnız olayın bence şu kısmı önemli; hiç kimse inananların kutsalına saygı göstermek zorunda değil. ama senin o kutsala inanma özgürlüğüne saygı göstermek zorunda. çünkü burda inanç özgürlüğü kısmı devreye giriyor. lakin diğer tarafta öyle bir şey söz konusu değil çünkü senin için kutsal olan, başkası için bir anlam ifade etmiyor olabilir. benim kutsalıma saygı göstermek zorundasın diye yapılan her diktenin sonu otomatik sansüre gider. çünkü bir konu tartışılamıyorsa eğer sıkıntı, sorun vardır. bir olay sansürlendiği zaman nefret doğurur. doğan nefret zamanla büyür ve fırsatını bulduğunda hıncını almaya başlar. sonra diğer taraf can acıtır, sonra diğeri. kan davası gibi sürüp gider, bunun sonu olmaz. olayın güzel yanı inanlar ve inanmayanlar olarak bunları tartışabilmekte diye düşünüyorum.

    bir örnekle destekleyelim; mesela hindular için ineklerin kutsal bir tabu olmasını ele alalım. ama burada inekleri bayramda kesiyoruz. şimdi bu hindular gelip de bize "bunlar bizim kutsalımıza saygı göstermiyorlar üstüne de onları kesiyorlar" diye savaş açıp hepimizi kılıçtan geçirseler, sanıyorum hiç kimse tarafından hoş karşılanmayacak ve mantıksız bir hareket olarak değerlendirilip, olayın vahameti gözler önüne serilecektir. hindular illa da benim kutsalıma saygı göstereceksin diye tutturursa ve hatta bunu sağlamak için şiddete bile başvurursa olayın rengi herkes için değişir. çünkü inanmayan insan üstünde söz sahibi olduğunu düşünmeye başlar ve onu yönetme hakkını kendinde görür. ee hindu kutsal saydığı inek için sana hayatı dar ederse sende de haliyle bir tepki hali mevcudiyet bulur. sen sana yapılan zulmün o inek yüzünden olduğunu bildiğin halde nasıl saygı duyarsın? ya da zorla duydun diyelim bunun adı gerçekten saygı mı olur? bunun adı korku olur. saygı istenmez hak edilir. sen bir hindu olmadığın ya da kutsal bellenen şeyler aynı olmadığı için onun kutsalı saydığı ineğe saygı göstermek zorunda değilsin. lakin onu da kutsal saydığı şey yüzünden yargılayamazsın. onun ona inanma özgürlüğüne saygı duymak zorundasın.

    empati birçok şeyin ilacıdır aslında, sadece birbirimize ve birbirimizin düşüncelerine karşı biraz daha hoşgörülü olmalıyız. ve de eğer bir konu tartışılacaksa eğer o konu hakkında birden çok kitap okumalıyız. bu işler okumadan, sorgulamadan düzelmez.

    (bkz: tek kitaplı insandan korkarım - thomas aquinas)

    not: yazar burda hiçbir şahsı hedef göstererek yazmamıştır.
    hubot
  8. (#13290) yani bu entry yazarı nasıl bir suç işledi ki haftanın en beğenilmeyenlerine girdi? domuz eti mi haftanın en beğenilmeyenlerine girme sebebi? varlığını hissettiren zihniyettir. şu sağda öneri kitap,film falan olmaza silerdim zaten çoktan hesabı.
  9. aydınlanmayla, moderniteyle, seküler değerlerle sıkıntısı olanlara, ortaçağ kurum ve ilişkilerini savunanlara gerici demekte bir sakınca yoktur. necip fazıl karikatür mertebesinde iğrenç bir örneğidir. islamcı-totaliter bir düzenden yana bir kuramcı ve militan olarak yaşamıştır. sanatını, yaşamının büyük bir bölümünde siyaset felsefesinin aracı olarak kullanmıştır. kitaplarını okuma zahmetine katlananlar teokratik totalitarizmi ve etnik temizliği açıkça savunan fikirlerini görmüşlerdir. tepemizdeki muhterem de muhtemelen onun başyücelik hayalinden esinlenmektedir. mesele basitçe şudur: kul, mürit vb mi olacaksın yurttaş/birey vb. mi olacaksın? son olarak, fetorelin ve liberal maskeli müritlerinin de gerici olduğunu biliyoruz, hepiniz oradaydınız!
    mutlu
  10. 2-3 kelam da ben edeyim, yoktur bu sitede öyle bir zihniyet!

    youser'ların hepsi, kendi fikirleri olan, hayata karşı kendilerine ait duruşları olan ve minimum 18 yaşında insanlar nihayetinde, kimisi islamiyetle ilgili sevgi dolu * yorumlar yapar, kimisi kuran-ı kerim hakkında inanmadığını belirten hicivler yapar, kimisi de ateizm in en doğru inanış olduğunu iddia eder.

    bakınız inanış diyorum!! ya horoza da inanabilir bir insan, o huzur veriyordur demek ki! ve inanın horoza inanan senin inandığına inanmak zorunda değil, ve hatta senin sevgi dolu yorumlarını beğenmek zorunda da değil.

    ben şimdi kendi çapımda inançlı müslüman bir bireyim, milliyetçi hatta az biraz da kafatasçı fikirlere de sahibim. dolayısı ile, ateizm ile ilgili "kesin yoktur yea" temalı, mesnetsiz yorumlardan hoşlanmam ve beğenmedim butonuna basabilirim. veya adam uzun uzun kuantum fiziğinden, yaradılış teorisinden, darwin'den, cern'den karşıt maddeden girmiştir mevzuya, o zaman hoşuma gider beğenirim*. ya da sözde ermeni soykırımını savunan bir kitabı * beğenmem. keza aynı şey o insanlar için geçerli, gelir senin allah kitap yorumlarını beğenmez kardeşim gayet normal.

    ama ne ben o adamı gerici diye yaftalarım ne de o adamın beni yaftalamasını isterim. fikirler sonsuza kadar yaşar. tartışır, evrilir değişir. ama insan geçicidir. neye inanırsak inanalım yahu, şurada diğer kötü örneklerde olduğu gibi insanları ayrıştırmayalım. damgalamayalım, yaftalamayalım. tartışalım sabahlara kadar. yeni fikirler çıksın ortaya amenna.

    ama saygı duyalım! beğenmemek, saygı duymamak anlamına gelmiyor! "beğenmemek" anlamına geliyor. ve unutmayın o buton orada olduğu sürece, sırf "okurken gülümsetmedi " bahanesi ile de beğenmeyebilirim.

    şu site benim acizane gözlemlediğim, çok başarılı ve çok kibar insanların fikir paylaştığı yer. insanların içindeki trolleri beslemeyelim.

    saygılarımla,