1. bir intihar etmeme nedeni olarak inancımı öne sürdüğüm gönderimi dünün en beğenilmeyen yorumlarına sokan kültürdür.

    yani birileri beğenmiyor diye ben inancımdan vazgeçmem de söylediğim şeydeki rahatsız edici öge nedir çok merak ediyorum. hani belki bilmiyorsunuzdur diye söylüyorum, bazı insanlar inançlı olabilir. çok büyük bir kısmı inançlı olan bir ülkede yaşıyoruz. (sakın görüyoruz inançlıları falan demeye kalkmayın, kalbinizi kırarım. dindar demedim, inançlı dedim. inançlı demek bir yaratıcıya iman eden demektir, dindar demek değil) hani çoğunluk olan kısımdayım diye hiç inançsızları hor görmüşlüğüm yoktur. ama nedense, özellikle de bu sitede, genelde zülfiyare dokunan yorumlarım inançla şu veya bu şekilde ilintili olan yorumlarımdır. sosyal hayatta birçok inançsız arkadaşım oldu ama onlar tarafından hiç bu kadar ötekileştirilmemiştim. sahi kim yazıyor bu sözlükte ya? nerede yaşıyorsunuz kardeşim siz?

    ben de yazmadığım 5 ay boyunca bu site neden ileri gitmek bir yana geri gitmiş acaba diye merak ediyordum. sebebi gayet açıkmış meğer.

    çünkü normalde beğenilmeyen yorumlar toplumu ayrıştıran, mesnetsiz eleştiri barındıran, şiddet ve tahrik dili içeren, aşırı derecede manipülasyon ve çarpıtma içeren, en kötü ihtimalle de bir trollün yazdığı yorumlar olur.

    ama bizim tasarımı ve konseptiyle diğer sözlüklerden bir tık ileri çıkan sözlüğümüz youreads'te en beğenilmeyen yorumlardan biri kişinin saymadan, sövmeden, aşağılamadan inancını dile getirmesidir.

    bu kadar sığ olmayın.

    ekleme: ilgili yorum

    ekleme 2: daha fazla insanın burada barınmasına izin verirseniz ortam da homojenleşecektir. birkaç ay önceki en aktif yazarların şu an birisi bile burada yoksa bir oturup düşünmenizde fayda var.

    dietzgen'in nick altımda yazdıklarına istinaden ekleme: bu arkadaşın söylediklerine katılıyorum. beğenmemek saygı duymamak demek değil elbette. şurada zülfiyare dokunmuş bir yorumum var.

    bu yoruma insanlar saygı gösterdi ama beğenmedi diyelim. o zaman beğenilmeyen benim bir hakareti şikayet etmem mi oluyor? yoksa kur'an-ı kerim'e saygısızlık olduğu fikri mi beğenilmemiş? sizi şuraya alalım.

    (sevgili dietzgen, "ben burada yazılan herhangi bir dini içeriğe kimsenin saygısızlık yaptığını görmedim" demişsin ya, bilhassa sen daha dikkatli oku buraları arkadaşım)

    (#16520)
    (#16734)
    (#17074)

    silinen bazı yorumlar da var.

    neyse önemli değil. zaten bence hepiniz benim ne demek istediğimi gayet güzel anladınız. sözüm birilerine değil. tam ortaya. dietzgen arkadaşımın dediği gibi neyi beğeneceğinize sizler karar vereceksiniz.

    bu vesileyle bu anlamsız tahammülsüzlüğü ifşa etmek istedim sadece. yoksa bir yorumumuz beğenilmedi diye değil. daha önce de oldu bu. hatta yarın muhtemelen en beğenilmeyen yorum bu yorum olacak. mesele o değil ve ben meseleyi yukarıda yazdıklarımla yeterince açıkladım bence. bu olayı açıklamak için bir vesile olarak kullandım sadece. bahsettiğim kadar sığ olmayan arkadaşlar üzerine alınmasın. sığ olanlar da zaten sığ. onlara yapacak bir şey yok.

    son bir sığ not: öncelikle sadece saygı istiyorum, burada evrensel olan bir kutsala anlamsız bir tahammülsüzlük var maskesinin altında aslında size inanmak istediğim için bunları yazdığımı deşifre eden abiye güzel bir alkış!

    alt tarafı saygılı olun dedim. meğer ne zormuş.
    sizinle ortak bir nokta bulabilirim ve burada bir arada fikirlerimizi paylaşabiliriz sanmıştım. olmadı.
    sizi bir şeye ikna etmeye çalışacağımı ve artık sizden saygı bekleyeceğimi mi sanıyorsunuz? yapmayacağım.
    kaldığınız yerden devam edebilirsiniz.

    abi'ye not: bu mesajı yazdığım için pişmanım. kendim de silebilirim elbette ama rica ediyorum sen sil. söylediklerimin arkasındayım ama dediğim gibi söylediğime pişmanım. anladım ki bahsettiğim mesele sizlerle konuşulacak bir mesele değil.

    son not: abi silmeyecekmiş. daha uyumlu zamanlarda görüşmek üzere.
  2. yarimizin zülüfleri konusunda çok hassasız. hep yan bakılıyor, mahallenin delikanlılarına. üzmeyelim onları. sevelim. okşayalım.
  3. sevdiğim bir büyüğüm bana zamanında şöyle demişti;

    "bir şeye gerçekten inanmak istiyorsan, önce ona karşı savaş açmalısın."

    dolayısıyla dini, siyasi, kültürel ya da herhangi başka bir konu üzerine bir fikir ortaya attığınızda bunun eksileniyor, hor görülüyor, dışlanıyor olması bana göre insanların sizin bu iddianıza inanmak istemesinin göstergesidir. bir kişi düşüncenize kayıtsız kalmıyorsa beklentisi vardır, bu beklenti de iddianızı genişletmeniz, detaylandırmanız, ve mümkünse ispat yoluna gitmenizdir.

    örnek vermek gerekirse, mahalle kahvesine girdim ve dedim ki; "islam ve zerdüştlük aynı kökenden geliyor bence." muhtemelen yarısı umursamaz, chp'li galiba der geçerler. bir kısmı hele bir otur soluklan yeğenim der çay söyler, boşver bunları sen ne iş yapıyordun nereliydin falan muhabbet koyarlar. çünkü onlar böyle şeylere inanmak istemiyorlardır.

    aynı cümleyi, bir tarikat ehli kimseye söylediğimde aşırı tepkiler verebilir. çünkü konuyla ilgisi had safhada ve inanma arzusu ile yanıp tutuşuyor olması muhtemeldir. hatta jung'un en sevdiğim lafı; "bağnazlık, şüphenin aşırı telafisidir"

    tersi durumlar da olabilir fikirlerimiz bağnazca hor görülüyorsa ilk akla gelen kişilerin buna inanma arzusunda oldukları olmalıdır.

    yani günün örneğine dönecek olursak, intihar etmenin caiz olmama nedenleri, inançlı kimselerin intihar etmeyerek sistemdeki hangi boşlukları doldurdukları, inançlı kimselerin hayata yükledikleri anlamları, ahirete imanı, günümüz koşullarında dünyaya bu şekilde bakmanın faydalarını, islamın sadece bir öğreti olarak hayatlarımızı ne tür bir yola sokacağını, intihar etmeyi yasaklayan dinin yerine ne vaad ettiğini açıklamakla mükellefsindir. intihar etmiyorum çünkü yasak dersek karşıdakinin ilk soracağı soru şu olur; neden yasak? ikinci soru: yasak olmasa intihar eder miydin? üçüncü soru acaba bu dini öğretinin evrimle bağdaştığı noktalar olabilir mi (neslin devamı gibi), dördüncü soru: mevcut sistemin bu öğretiden bir çıkarı olabilir mi? dahası zenginler fakirleri imkanları olduğu halde neden öldürmez? gibi uzatılabilir.

    dikkat ederseniz konunun derinliği sorulan sorular, akla gelen her şey buna inanmak istememin bir sonucudur. bu işin başlangıcı ise konuyu bu detaylardan uzak şekilde sadece çünkü yasak diyerek ortaya atmaktır. ilk tepkimi koyarım ve argüman sahibi de sığ insanlarsınız diyerek karşı tepkisini koyar. çünkü o da size inanmak istiyordur.

    benim bildiğim mahalle kültürü budur. eğer tartışma gerçekten de her iki tarafın zülfiyarine dokuyorsa ilkel başlamak zorundadır. çünkü bu demir gibi fikirlerin önce bi dövülmesi gerekiyor, sonra bükülmeye başlar, sonra şekil alır.
    abi
  4. abi'nin ve cehaletim ezelden'in etrylerini favorileyebilecegim kültürdür. severim kendisini, siz de sevin, en azından deneyin.