1. bugün farkettim ilk kez ne isteğimi ve neyin hayalini kurduğumu.

    bir bisiklet ve sakin bir tatil köyünde yaşamak istiyorum. bisikletimle saatlerce pedal çevirmek, yorulunca da denize girmek istiyorum.
    kalabalığın olmadığı, yan gözle bakılmaların yaşanmadığı, tecavüzün ne olduğunu dahi bilmeyen, çalmayan çırpmayan, dinini sadece kendi içinde yaşayan, iyi insanların var olduğu yer olmalı burası.

    ailem ve dostlarım yanımda, hayalimdeki hayatı yaşamak istiyorum.

    not: yine başlığı açamadım. :/
    ozumm
  2. mutlu olmak.
    şu üç günlük dünyada başka bir hayalim yok.
  3. akşam çayımı sevdiklerimle birlikte ve huzur içinde içebilmek. bugünde nasip oldu çok şükür halimize.
  4. mutlu olmak. ne olursa olsun, nerede ve ne şartlarda olursa olsun mutlu olmak. beni mutlu eden insanlarla güzel bir hayat sürmek istiyorum. bazı insanlar başarıyı, çok para kazanmayı falan hayal eder. ama bunların hiçbiri hayallerim arasında yok. mutlu olacağım işi yapayım, kazandığım para beni ve aileme rahat bir hayat sürdürsün başka isteğim yok. fazlasını da istememek gerek bence. daha fazla ne isteyebilir insan ki. benim için yeterli bunlar.
    jimi
  5. okumak, okuyup aradığımız nitelikte değilsiniz cevabını alıp, benden daha kötü birinin önüme nasıl geçtiğini izlemek.
    evet, o zaman anlayacağım. okuyup adam olduğumu, insaniyetin öldüğünü..
  6. küçüklüğümden beri tek isteğim moda okumaktı öyle bir heves olarak değil, 5 yaşımdan beri.. zaten tüm çocukluğum gençliğim moda konusunda kendimi geliştirmekle geçti fransızcayı en çok bunun için öğrendim.. sonra çizim kursuna değil dersaneye gidince yetenek sınavına değil lys ye hazırlanınca mimarlık okuyoruz. halen daha içimde uktedir ama geçti borun pazarı..
  7. yunanistan benim memleketimden sadece yarım saat uzakta. bizim denizde ufka bakınca dümdüz çizgi değil yunan adaları gözükür. tüm bu göç olayları falan olmadan önce bile derdim ki, "şu adalarda basit bi evim olsa, internettir, bonfiledir vazgeçmeye razıyım, huzurlu olsun yeter". o zaman tabi bağcılık hayallerim tam oturmamış. haliyle şu an o "huzurlu" hayalime ekliyorum ki burada bulunsun, o ufak ama huzurlu kulübenin yanına bir de kendime yetecek kadar bağ kurayım. şarabımı da sevgilimle (sevgilim olması hayal değil bir çok kişinin aksine *) birlikte ezer, fıçılara doldururuz. evet, hayalim bu. şarapçı olmak. itirazı olan varsa sabahlara kadar tartışırım.
  8. bir an önce kanada'ya yerleşmek..
  9. yerleşemesem de 2 hafta izlanda'da tatil yapmak. aurorayı orada izlemek. ama yerleşmeyi çok isterim, keşke böyle bir imkanım olsa.
  10. öncelikle özlediğim, sevdiğim ama bir türlü kavuşamadığım (ve bundan sonrada muhtemelen gelmeyecek olan) kişi yanımda olsun. yine birbirimizi seviyor ama bu sefer yıpratmıyor olalım.

    sonra küçük bir ev, tabiki bahçesi olan bir ev. petunyalar, sardunyalar, menekşeler, açelyalar olsun... domates, biber ekelim. yaz akşamları bahçe sulandıktan sonra toprak kokusuyla kahvemizi içelim.

    o işten döndüğünde ben sevdiği patlıcan yemeğini yapayım. sofrayı kurarken salataya yardım edersede güzel olur. ben masayı toplarken, o benim seveceğim bir film ayarlasa, gelirken pastaneden sevdiğim kurabiyelerden almış olsa.

    filmden sonra sarılarak uyusak. sabah uyansam ilk onu görsem.

    amaaan neyse devam etmeyeceğim. hayal kurmak sonra üzülmek demek.