ypg


  1. aşağıdaki videoda yapılanlara engel olmak amacıyla sadece tek bir etnik grubun değil tüm orta doğu halklarının koruyucusu olmaya çalışan, bu işi sağlama almak için gerektiğinde türkiye'nin de müttefiki olan abd ile işbirliği yapmak zorunda kalan ve kürtçe anlamı yekitiya parastina gel (halk savunma güçleri) olan ordudur
    söz konusu olan video +18 içerikli olup tarantino filmlerinden fazla kan ve iğrençlik barındırır. hassas olanların izlemesini tavsiye etmiyorum açıkçası.
    http://www.bestgore.com/execution/isis-video-truckloads-men-lead-to-slaughter-execution/
    (videonun kenarındaki reklam için yorum yok zaten. dünyanın içinde bulunduğu rezaleti gözümüze sokacak nitelikte. bir yandan kirli bir katliam varken diğer yandan vücudunu para ile sergileten aşağılık bir düzen )
  2. orta doğudaki onlarca maşadan biridir.zira modern batı siyaseti ateşi avucuna almaz.onun yerine buna benzer maşalar kullanır.

    onun dışında yeni bir örgüt değildir.bildiğimiz pkk yapılanmasıdır."savunacağını" iddia ettiği -en başta- kürt,türk,arap.acem halklarına en büyük zararı veren yapılardan birisidir.
  3. trump'ın seçilmesiyle dünyanın siyasi gündemi canlanmış ve her mecrada politika konuşulmaya başlamışken ben de bir kaç siyasi analizimi paylaşmak istedim. ilk olarak uzun süredir gündemi meşgul eden ypg isimli yapıyı ele alacağım.

    öncelikle ypg'nin laik, seküler bir yapıya sahip barış yanlısı ve modernizmi destekleyen bir oluşum olduğunu düşünenler için şu videoyu paylaşacağım... bununla alakalı başka söze gerek yok. ypg oldukça iyi propaganda yapan yavşak bir oluşumdur.

    kürtler etnik olarak pers kültürüne daha yakınlardır. ortadoğu'daki varlıklarının büyük bölümünü mezopotamya bölgesinde sürdürmüşlerdir. sorunlu ve ardı arkası kesilmeyen savaşların yaşandığı o bölgede şartların bir neticesi olarak devletleşemeselerde gerek arap gerekse türk devletlerine bağlı olarak bazı dönemler bölgesel beylikler olarak belli bölgelerde yönetim sahibi olmuşlardır. abbasi imparatorluğu, kavimler göçü, selçuklu imparatorluğu, moğol istilası, timur istilası gibi pek çok büyük gücün varolduğu ve büyük savaşların yaşandığı coğrafyada kürtlerin devletleşememesi hem nüfus bakımından o dönem için yeterli kalabalığa sahip olmamalarından hem de zor bir bölgede yeralmalarından kaynaklanıyor.

    kürt siyasi hareketi 1. dünya savaşından beri ayrılıkçı hareket için tetiklenmeye çalışılsada faaliyetleri cumhuriyet döneminin ortaların doğru ancak başlayabilmiştir. deniz gezmiş önderliğinde başlayan dönemin sol hareketi milliyetçi söylemlere sahip olduğu için halkta karşılık buluyordu bu da türkiye cumhuriyeti için büyük bir tehdit unsuruydu. devlet her zamanki düsturuyla kürt siyasi hareketini yoketmektense lideri abdullah öcalan'ı kontrol altında tutarak lehine kullanmak istemiş olsa da ihtilal neticesinde yaşanan yoğun baskı ve diyarbakır cezaevinde gerçekleşen işkenceler pkk'ya yoğun bir katılımı tetiklemiş ve pkk hızla büyümüştür. hızlı büyüyen pkk'yı devlet dönemin de şartları gereği kontrol altında tutamamış ve süreç bugünlere kadar gelmiştir. bu süreçte dönemin suriye lideri hafız esat pkk'ya büyük imkanlar sağlamış, bölgenin diğer ülkelerinin de pkk'ya destek olması için aracılık etmiştir. filistin gerilla kamplarında eğitim alan pkk'lılar başta suriye olmak üzere bölgenin diğer ülkelerinde de bulunun kamplarında militanlarına eğitim vermeye başlamış dolayısıyla da ses getiren eylemler gerçekleştirmeye başlamıştır. eskiden köylere ve yerel ağalara karşı eylemler gerçekleştiren pkk artık bizzat türk silahlı kuvvetlerine karşı da eylem yapabilir hale gelmiştir.

    beşşar esad'ın "terörü bir kart gibi cebinize koyamazsınız çünkü terör akrep gibidir. cebinize koyarsanız, ilk fırsatta sizi sokacaktır." sözü bir tecrübeyi ifade eder. babasının aracılık ettiği pkk kampları ve ülkelerinde destekledikleri kürt siyasi hareketi unsurları ülkede yaşanan ilk otorite boşluğu ve kaos anında kendilerine sınırlar çizip kantonlar oluşturmuştur. bu açıdan pkk ile ypg'yi birbirinden ayrı oluşumlar olarak görmek en basit tabiriyle cahilliktir. ypg, pkk'nın yan kollarından biridir.

    ihtilal döneminde pkk'ya bağlı üst düzey yönetim kadrosundan kişiler ihtilali haber almışçasına bir kaç gün önce ülkeyi terketmiş ve avrupaya, amerika ve kanada gibi ülkelere iltica etmişlerdir. buralarda dernekler ve diasporalar aracılığıyla büyük propaganda alanları ve enstrümanları elde etmişlerdir. ypg'nin başarılı propaganda faaliyetlerinin ardındaki gerçek budur. bugün batılı pek çok ülke halkınca ypg işid'e karşı savaşan, laik ve seküler yaşamı destekleyen modernist bir hareket olarak görülüyor.

    ypg'nin kalıcılığı konusuna gelirsek; iran - ırak savaşında kürt siyasi hareketinin yaptığı fırsatçılığın sonu ne kadar kanlı ve acılı bittiyse ypg'nin de sonu o kadar acı olacaktır. tabi her zaman olduğu gibi en büyük bedeli her şeyden habersiz, içerisinde bulunduğu koşullar gereği manipüle olmuş masum insanlar ödeyecek. bunun beri temenni değil, bir gerçeklik olduğunu belirtmeden önce benim siyasi temennilerle alakam olmadığını belirtmek isterim. ben politik konularda duygusallıktan oldukça uzak bir yapıya sahibimdir. keza politik ve siyasi analizlerden sağlıklı sonuçlar elde edebilmek sizin duygusuzluğunuzla doğru orantılıdır.

    ypg'nin neden kalıcı olamayacağına gelirsek; öncelikle ypg sözde marksist - leninist bir ideolojiye sahip. ortadoğu'da yaşaması mümkün olmayan bir ideolojidir bu. öte yandan bu marksist - leninist yapının en büyük destekçisi emperyalizmin günümüzdeki en büyük önderi amerika birleşik devletleri. ypg "ayn el arap" isimli bölgede işid'e karşı yoğun destekle kırdığı kuşatmanın ardından bölgenin ismini "kobani" olarak değiştirmiş ve propaganda faaliyetleri neticesinde bu ismin zihinlere kazınmasını sağlamıştır. fakat bu gerçeklerin üzerini örtebilecek güçte bir hamle değildir. yayılma politikalarını hızla sürdüren ypg arap ve türkmen yoğunluklu pek çok bölgeyi ele geçirip oraların kürt bölgelerini iddia etmiş ve nüfus müdürlüklerini yakarak bu gerçeği gizleyebileceğini zannetmiştir fakat elde ettiği şey nihayetinde baskılar ve göçe zorlama faaliyetleri neticesinde kendinden nefret eden yoğun bir arap nüfusu olmuştur. sadece göçe zorladığı insanlar için geçerli değil bu, suriye'de uçtan uca bütün arap ve türkmen nüfusu için geçerli bir durum. bir ulus ve özgürlük hareketi düşünün ki başka bir ülkenin bayrağı altında bu direnişi başarıya ulaştırsın... bunun tarihte tek bir örneği yok. öte yandan ortadoğunun en nefret edilen bayrağını olan amerika birleşik devletleri bayrağını kullanmaları başlı başına bir fiyaskodur. bölge halklarının nefretindan hariç bölgenin en güçlü aktörü olan rusya amerikan bayrağı taşıyan bir örgütün bölgede kalıcı bir varlık haline gelmesine asla müsade etmeyecektir. öte yandan türkiye'nin "fırat kalkanı" isimli beklenmedik harekatı neticesinde kantonların birleşmesi imkansız hale gelmiş, akdenize kıyısı uzanmayan ypg kantonlarının etrafında kendisine düşman bir güruhla çevrili olarak asla varolamayacağı da başka bir gerçektir. bunlar ve bunlar gibi daha pek çok sebep neticesinde ypg'nin geleceği diye bir şeyin kesinlikle söz konusu olamayacağını rahatlıkla söyleyebilirim. kürt siyasi hareketi çizgisini değiştirmedikçe geçmişte olduğu gibi kendi insanlarını acıya ve ölüme sürüklemekten başka bir sonuç elde edemeyecektir.