• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (7.33)
Yazar h. g. wells
zaman makinesi - h. g. wells
"wells'in ilk olarak okul gazetesinde yayınladığı bir öyküden hareketle kaleme aldığı kısa romanı zaman makinesi, 1895'ten beri bilimkurgunun önde gelen eserlerinden biri oldu. hem geleceği hayal etmek hem de biliminsanının karakterini göstermek adına derin saptamalarda bulunan, politik göndermelerle yüklü bu distopya, hâlâ gerçekleştiremediğimiz bir fantezinin peşinden yıllardır sürüklüyor bizi. "
  1. liseliler bilmez wells bilimkurgunun babasıdır. aynı zamanda atatürk'ün nutuk'ta söz ettiği tek yabancı yazar olan herbert george wells'in birbirinden güzel onlarca öyküsünden biri zaman makinesi.
  2. science/scientific fantasy türü örneği
    tersine evrim işlenmiştir
  3. 4 boyutlu zaman daha einstein tarafından açıklanmadan wells bunu kitabında işlemektedir.
    1895 tarihinde böylesine bir ileri görüş sahibi olmak bir meziyet değil aksine idam edilmeye kadar gidebilecek, cadı avcılarının ortaya çıkmasına neden olabilecek bir sorundur.

    dönem de bir çok düşünür , kahin yada geleceğe dair fikirleri olan kişiler öldürülüp idam edilmiştir.

    böyle bir sıkıntılı yıllarda böylesine geleceğe ışık tutabilecek bir konu işlemek ve hala günümüzde eskimeyecek şekilde kurguya sahip olmak her kitap yazarının yapabileceği bir şey değil.
  4. öncelikle, hakkında söylenenlerin yarısı kadar dahi iyi olmayan eserdir. kendi zamanı için bile "vasat"tır.

    "zamanda yolculuk" fikri, görelilik ortaya koymadan önce işlendiği için pek çok kişilerce yüceltilir, halbuki, yazarın "zamanda yolculuk" fantezisi, "lan bi adam olsa, bi de makine olsa, zamanda yolculuk edebilsek nasıl olurdu?" düşüncesinden ileri gidememekte ve bu düşünceyi besleyecek güzelim fikirleri ise -romanda bu fikirler yok, fakat wells bu fikirlere sahip olabilecek kadar aklıbaşında bir adam, bunu diğer romanlarında görebiliyoruz- mesaj kaygısının kokuşmuşluğunda boğulmuş olduğundan böylesi bir yüceltme boşunadır.

    romanda, "zamanda yolculuk" temasının varlığının tek geçerli sebebi, "tersine evrim"in işlenmesidir. eğer o konuya değinmeseydi, hiç gelecekten vs bahsetmeyip, durumu bir paralel evrende geçiyormuşçasına ele alabilir ve vermek istediği mesajların önemli kısmını da verebilirdi. bu açıdan bakıldığında, romandaki zamanda yolculuk konseptinin ne kadar da önemsiz olduğunun bilincine varılıyor.

    ayrıca, romanın içeriğinde pek çok küçük açık vardı, bu açıklar öylesine acemice öylesine vasatça açıklardı ki yazarın bunları farkedip de düzeltmemiş olması ihtimali beni sinirlendirdi. bu açıkları yazarın ilk romanı olmasına bağlayıp mazur görmek istedim fakat yirmi dokuz yaşında yazdığını göz önünde bulundurunca bunu da beceremedim.

    !---- spoiler ----!

    mesela, ormandan geçeren kimya konusunda fevkalade bilgili olup yeterli gerece de sahip olan karakter niçin bir meşale yapmıyor. gece nasıl konaklayacağını kara kara düşünürken niçin aklına bir kaç kamp ateşinden oluşan küçük bir güvenli bölge oluşturmak gelmiyor. böyle imkanlar yok ise neden yok? bu sorular okurun aklına geliyorsa karakterin de aklına gelmeli ve cevaplarını okur, orada bulabilmeli.

    !---- spoiler ----!

    yazıldığı zamanı göz önünde bulundurmama rağmen vasat bir macera romanından fazlası diyemiyorum bu eser için, maalesef.

    ek:

    dördüncü boyutun zaman oluşu konusunun 18. yy'dan beri işlendiğini küçük bir googlelama ile öğrenebilecek iken bilmeyenleri göstermiştir. "insan bildiğini sandığı şeyi asla öğrenemez."