1. şuan bile tam olarak ne olduğu anlaşılamamıştır. ölçemeye yönelik bir çok test oluşturulmasına ((bkz: binet zeka testi) ve geliştirilmesine rağmen, yapılan testler dahi tam olarak neyi ölçtüklerini bilmemektedirler.
    son zamanlarda ortaya çoklu zeka teorisinin ise pek rağbet görmediği kanısındayım.
    ancak şunu söyleyebiliriz ki gelişiminde iki faktör rol oynar. bunlardan biri genetik, ikincisi ise çevre faktörüdür. araştırmaların sonuçlarına göre zekanın gelişimindeki payları eşittir. zeka yüzde 50 ve aynı şekilde çevre yüzde 50'lik bir role sahiptir.
    özellikle çevrenin zekaya etkisi üzerinde durmak isterim. şöyle ki çok şaşırtıcı sonuçlar doğabiliyor. mesela bir çevredeki uyarıcı sayısı ne kadar fazlaysa kişinin zekası ona oranla yüksek oluyor. uyarıcının bolluğunun bu noktada büyük unsur olduğu düşünülür. uyarıcı derken neden bahsediyorsun diyenler olabilir. bu yüzden bir örnek vermek yararlı olacaktır.
    iki birey düşünelim. bu iki birey tek yumurta ikizi olsun. yani genlerin yüzde 100'ünü paylaşıyor olsunlar. iki bireyden birini alıp uyarıcının az olduğu, beslenmenin yetersiz olduğu, fakirliğin olduğu bir yerde büyümesini sağlayalım. sizinde tahmin edebileceğiniz üzere bu kişinin etrafındaki insanların günlük dili çok basit olacaktır, etrafındaki uyarıcı sayısı da az olacaktır. ayrıca besin yetersizliği zekaya ayrıca bir olumsuz etki sağlayacaktır. diğer bireyi ise uyarıcının fazla olduğu yani tam tersi bir mekanda büyütürsek, kullanılan dil günlük hayattan daha karmaşık bir yapıya sahip olacaktır, imkanlar daha fazla, uyarıcı unsurlar daha fazla olacaktır ve besin yetersizliği gibi bir durum söz konusu değildir. iki bireyde büyüdüğünde zeka testi yapılırsa zeka düzeylerinin çok farklı düzeylerde olduğunu göreceğiz. tabi bu deney "etik" yönden çok aykırı bir sonuç doğuracaktır. bu yüzden bu deneyi yapmamız "etik" kavramı göz önünde bulundurulursa pek mümkün değildir
  2. nitelik ve nicelik kavramını açıklayan birimdir aslında. tek cümleyle özetlemek gerekirse
    !---- spoiler ----!

    zeka kafanın içindeki altın madenidir

    !---- spoiler ----!
    pitigrilli
  3. tdk tanımına göre: insanın düşünme, akıl yürütme, objektif gerçekleri algılama, yargılama ve sonuç çıkarma yeteneklerinin tamamı, anlak, dirayet, zeyreklik, ferase.

    ancak benim zekâ denildiğinde anladığım ilk şey yaşamın kendisini ve mental kompleksini algılayabilme yeteneğidir.
  4. zeka anlasılması da ayrı bir konudur. kendi zekamızdan ne kadar eminiz ve karsımızdaki insanın zekasından nasıl bu kadar emin olabiliyoruz?bariz genel davranıslarına göre insanları yargılıyoruz. aptal gördüğümüz bir insanın bile en ufak zeki bir davranısını kendi egomuz yuzunden yok sayıyoruz. baska insanlara aptal derken neden bu kendimizi onlardan daha zeki sanıyoruz? kendi aptallığımızı ve zekiliğimizin ölçütünü aldığımız insanların zekalarından nasıl bu kadar eminiz? zekilik ve aptallığın bariz bazı ölçütleri var evet. fakat zeki dediğimiz insanların en ufak aptal davranıslarını kendi özgüven eksikliğimiz yüzünden yok sayıyoruz? zeki olmak bariz bazı davranısların neliğine göre daha özgün sayılıyor? kendi zekamızın farkında olmak demek kendi aptallığımızın/zekiliğimizin hangisinin farkında olmak demektir? kendi ufak dünyamızda hangisi olmak bizi daha tatmin ediyor? ne kadar zekiyiz ki kendimizi uyusturucularla aptallastırma isteği duyuyoruz? bu bizi aptal mı yapıyor? aptal olan insan kendi dunyasında aptallığının farkında olup ta ne kadar aptal kalabilir? zeka aptallığın farkındalığının sonunda doğan birşey midir? yoksa zeka bizim özümüzde bizimle gelen sonradan kaybedilen yada kazanılan bir şey mi?
  5. zeka abartılmış bir kavram. evet öncelikle bu bir kavram. insana özgü olan pek çok şeye kıyasla çok daha muğlak bir kavram. mesela öncelikle bir mide, bir bacak gibi elle tutulur bir şey değil. daha soyut nitelikler olan mutlu, kızgın, üzgün gibi kolaylıkla kefelere de konulamaz. yahu işveli, cilveli, kabadayı, pısırık bile daha derli toplu ifadeler. tutturmuşlar zeka diye her derde deva bir mistiklik. zeka nedir kardeşim? bazıları içi zeka nüktedanlıktır, bazıları için 7 basamaklı sayıları kafadan çarpıp bölmektir. bazıları için piyano çalmaktır bazıları için saz tıngırdatmak. bazısı ormanda iyi mantarları toplayana zeki der, diğeri şehirde otomobiller arasında motör sürmeye akıl sır erdiremez. biri tramvaya hangi kapıdan binersem koltuk bulabilirim diye hesap eder, diğeri hangi hanım efendiye yer verirsem en elverişli muhabbeti yakalarım diye düşünür. oltacı birisi denizdeki bütün minareleri ayırd eder, çiftçi diğeri ekinlerin arasında çıkan sahlepleri toplamayı çok iyi bilir. tüm bunların arasında biri vardır ki hep oturur, bakar, bakar, fırsat olursa konuşur ama hep yazar. işte ona zeki denir mi denmez mi, orası muğlaktır.
    ferit refiğ - 1966
  6. !---- spoiler ----!

    veriyi sorgulayıp işleyerek düşünce biçiminde bile olsa özgün üretim yapabilme becerisidir.

    !---- spoiler ----!