• izledim
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (8.27)
zootopia - byron howard, rich moore, jared bush
karmakarışık ve bolt gibi sevilen animasyon filmlerinin yönetmeni byron howard'ın perdeye taşıdığı zootopia, medenileşmiş ve teknoloji kullanabilen hayvanların bir arada yaşadığı bir şehirde yaşanan ilginç bir polisiye öyküsünü perdeye taşıyor. alışıldık disney havasının solunacağı filmde; konuşkan tilki nick'in, üzerine yığılmaya çalışan bir suçtan sıyrılma çabası anlatılıyor. modern memelilerin yaşadığı zootropolis adındaki metropolis, lüks sahra meydanı’ndan, soğuk tundra kasabası’na kadar bir çok farklı doğal ortamın ve hayvanın bir arada yaşadığı benzersiz bir şehirdir. burası bir fil kadar büyük ya da bir arı kadar küçük olanların bile istediği her şeyi yapabileceği türden bir yerdir. iyimser polis memuru judy hopps buraya geldiğinde, büyük ve sert mizaçlı hayvanların olduğu bir yerde polis olmanın hiç de kolay olmadığını fark eder. kendini ispatlayabilme fırsatını elde edebilmek için, geveze ve numaracı tilki nick wilde ile ortak olma pahasına önemli ve gizemli bir olayı çözmeye çalışacaktır. filmin seslendirme kadrosunda ginnifer goodwin, jason bateman, idris elba, j.k. simmons, octavia spencer yer alıyor.
  1. imdb 8.3/10 puan almış. senaryo, görsellik ve komedi çok iyi olmuş. klişe var mıydı? evet vardı. ama asıl o klişe bu filmin konusuna çok yakışmış.

    benim puanım 9/10
  2. çok güzel bir film olmuş, tonla sosyal mesaj ama hikayeye güzel yedirmişler, hiç baymıyor. ayrıca god father ve breaking bad göndermeleri oldukça eğlendirdi.

    film hakkında güzel bir yazı, okumak için inceleme ikinci inceleme ve fragman
  3. oncelikle keyifli film.. yalniz mesajinin "guzel" olmasi bu mesajin bir klise oldugu gercegini degistirmiyor. ayrica filmdeki durumun imkansizligi, yani tartismasiz sekilde dogaya ters olusu, bu mesajin insanlara aktarilmasini bence zorlastiriyor.

    demem o ki, bir aslan veya tilkinin bir tavsani avlamaya calismadigi bir zootopya, bir utopya degil, notopya...
  4. eğlenceli güzel bir filmdi. arka metninde klişe mesajlar olsa da bazı sahnelerde ilgi çekici olabildi. sloth sahneleri de gayet komikti. abartılı beklentiye girmeden izleme listesine alınabilir.
    abi
  5. her anlamda güzel bir film. son dönemde çıkmış kaliteli animasyonların hepsinde -aynı zamanda çocuklara yönelik olduğu için- sosyal mesaj oluyor zaten. bu da doğal olarak belli başlı klişelerin kullanılması demek.

    klişe kavramı, fikrin veya mesajın -çok fazla kullanılması ile- zamanla etkisini yitirmesidir. peki bu sorunu zootopia nasıl çözüyor?

    mükemmele yakın bir sunum yapıp insanları etkileyerek* eğer filmden etkileniyorsanız, bu durumda klişe kavramı da anlamını yitiriyor zaten.

    10/10
    ulgan
  6. dün izlediğim animasyon film. zaten animasyonları çok severim bunu ayrı bir sevdim. verdiği mesaj kesinlikle çok güzeldi. özellikle bunu çocukların izleyeceğini varsayarsak daha önemli hale geliyor. arada cidden çok güldüğüm espriler olduğu gibi araya sıkıştırılmış detay espriler de çok güzeldi.
    jimi
  7. filmin başında babası tavşancığa şöyle diyor hayallerinden söz ettiğinde: hayal kurmazsan başarısız da olmazsın. o yüzden daha çok bireysel başarı, motivasyon odaklı olacağını düşünmüştüm.

    ırkçılığa, ayrışmaya, ötekileştirmeye hayır diyen animasyon olmuş.

    konusunu bilmeden, gündemden uzaklaşmak için izledim ama bazı sahnelerde o gündemden kaçış olmadığını düşündüm.

    !---- spoiler ----!

    tembelhayvandan devlet memuru çok güzel bir tespit olmuş.

    !---- spoiler ----!
  8. 2016 yılı amerikan yapımı animasyon filmi.

    madde madde ifade etmeye çalışacağım. karışık olabilir; maddelerin herhangi bir öncelikleri yoktur.

    !---- spoiler ----!

    * içerikten önce şekle bir bakalım. kanımca film 2016 teknolojisi ile yapılmış olsa da bir (bkz: monsters, inc. - pete docter) değil. açıkçası pixarın eline su dökecek birileri çıkmadı uzun zamandır. tavşan karakterinin çiziminin özenle hazırlanmış olduğu belli; fakat genel animasyon puanını yükseltmiyor kanımca. halbuki bu da bir walt disney filmi.

    * seslendirmeye girmeden edemeyeceğim. orijinalini de izledikten sonra açıkçası türkçe seslendirmenin başarısız olduğunu düşünüyorum. aslında tavşan ve diğer karakterler için "başarısız seslendirme" ifadesi biraz ağır olabilir; fakat kanımca cem yılmazın ana karakterlerden tilkiyi seslendirmesi tam bir fiyaskoydu. kelimeleri yutuyor, bazen hiç söylemiyor, karaktere stil katmak istiyor, olmuyor. fikrim şudur ki cem yılmaz seslendirmede başarılı değildi. ilerlemiş yaşına rağmen toprak sergen ya da volkan severcan olabilirlermiş. okan bayülgen benim gözümde "shrek"le özdeşleşmiş durumda. sanırım biraz da bu yüzden onu kullanmamış olabilirler. yoksa okan bayülgen bu gibi karakterler için biçilmiş kaftan. ama cem yılmaz değil. seslendirme başka bir sanattır kanımca. cem yılmaz da başarılı bir...uzadı b.ka saracak.

    * gelelim konuya. mesaj, mesaj, mesaj, ırkçılık karşıtlığı, dostluk, kardeşlik, dünya barışı bla bla bla. yetişkin animasyonu için fazla hafif, çocuk animasyonu içinse fazla ağır olmuş bir filmdir kanımca. çocuklar ırkçılık nedir bilmezler ki? çocuklar renkleri ayırt edemezler, hatta etmezler. onların dünyası zaten barış içinde. onlar dünya üzerindeki meleklerdir. onlara bu gibi ağır mesajları vermenin anlamı nedir? çocuklara göre tilki ile tavşan tabii ki de beraber takılabilirler. onların dünyasında yırtıcı, evcil vb. kavramlar yoktur. bu kavramları sınıflandıran bizleriz, biz yetişkinler. evet, filmin sıkı bir tek mesajı var bence de: "insanlar kötüdür". "şimşek" bile kuralları çiğneyebiliyor ki bu "şimşek" konusuna az sonra değineceğim.

    hayallerin peşinde koşmak, ne istiyorsan o olmak için çabalamak, engelleri aşmak, arkadaşına arka çıkmak vb. bunlar hep bizim mutsuz, karanlık, savaşlar içindeki dünyamız değil de nedir? filmin sonunda tavşanın bir itirafı var: "dünya bizim düşündüğümüzden daha zor bir yer" gibi bir şey söylüyor. evet, haklı. ama zor olan dünya değil; insanlar. her şeyi bizler zorlaştırıyoruz. insanlar gözümüzün önünde ölüyor, tv'den izliyoruz sadece, sokakta kadınlar tekmeleniyor, gazeteden öğreniyoruz, kediler köpekler yollarda sürükleniyor ve katlediliyorlar, çoğumuzun ruhu bile duymuyor. insanlar adil değiller, dürüst değiller. çocuklara verebileceğimiz mesaj "ırkçılık kötüdür" olmamalıdır. çünkü ırkçılık diye bir şey olmamalıdır. ya da dünyayı daha iyi bir yer haline getirmek için ille de polis olmanız gerekmez. işinizi dürüst, ilkeli ve adilane bir şekilde icra eden herkes dünyaya bir şeyler katıyordur.

    bir de şöyle bakalım: tavşana yaptığı açıklamalar sonrasında "kahraman" ünvanı verildi. ya kabul ederse? çünkü açıklamaları düşüncesizce de olsa toplumun bir kesimi-ki çoğunluk olan bir kesim-tarafından kabul gördü. pekala bu şekilde görevine devam edebilir ve bir halk kahramanı olarak yaşayabilir. gerçek hayatta bu şekilde olmuyor mu? (bkz: türkiye)

    filmin tam bir amerikan filmi olduğu işte tam da bu mesajlarda gizlidir. dünyanın en büyüğü iseniz polis olarak geri kalanları zapt etmeniz gerekecektir. bu anlamda polis olmakta bir beis yoktur. dünyanın en büyüğü iseniz özgürlükler çerçevesinde ne istiyorsanız olabilirsiniz. kurallara bağlı kaldığınız sürece farklı ırklarla arkadaş da olabilirsiniz. meksikalılarla değil. (bkz: donald trump) dünyanın en büyüğü iseniz sizin çıkardığınız, sebeb olduğunuz savaşlar önemli değildir. hep başkalarının hataları kötüdür.

    * "şimşek" konusuna gelecek olursak; ben filmi oğlum sayesinde günde üç vakit, yemeklerden sonra ve önce ve hatta sırasında izleme fırsatı (!) buldum. açıkçası tekrar izlemekle ilgili bir sorunum yoktur. hatta koleksiyonumdaki çoğu filmi döne döne izlerim. fakat bu filmde "tembel hayvanlar" sahnesini ikinci kez izleyemedim. içim eridi. ilkinde ilgi çekici oluyor; fakat ikincide izleyince akışı tamamen bozduğunu fark ettim. açıkçası gereğinden fazla uzun tutulmuş bu sahne. bak yine karnıma ağrılar girdi.

    * genel olarak bakıldığında imdb puanının 8,1/10 olduğu da göz önüne alınarak fazlaca abartılmış olduğunu düşündüğüm bir filmdir. tekrar etmekte fayda var; yetişkin animasyonu için fazla hafif, çocuk animasyonu içinse fazla ağır olmuş bir filmdir kanımca. puanlamak gerekirse 7/10 kafi gelecektir.

    !---- spoiler ----!
  9. bizim ülkece anlayamadığımz kardeşçe yaşama, önyargılı olmama, ırkçılık karşıtlğı meselelerini çocuklara anlatmış görselliği,müzikleri,senaryosu vs. ile çok güzel film.