1. paradokslara baktığında tecrübe edemeyeceğimiz şeylerdir teması gereği. tüm paradokslar gibi bu da beyin jimnastiğinden öte değil. seviyoz çıkmazları.

    (hastasıyız)dede paradoksu.
    zaman dediğimiz şey var mı yok mu, kime göre, neye göre değişiyor veya değişmiyor mu, bana göre iki dakika sana göre şam' da kayısı mı ne? bunları bilirsek, hakkındaki paradokslara harcadığımız zaman bizi biraz üzecektir.

    solucan deliği paradoksu vardı.
    bu delik, geçmiş ile gelecek arasında aynı ortama açılan kapıdır. bir ucunda şimdiki haliniz, diğerinde ise gelecekteki haliniz. bu gelecek dediğimiz yer 1 dakıka sonrası olarak kabul edilir çoğunlukla.

    geçmişteki haliniz, silahı doldurur ve aynı ortamdaki diğer ucuna gider ve delikten baktığında 1 dakika önceki halinizin silahı doldurduğunu görür ve o anda elindeki silahla nişan alır ve ateş eder geçmişe...

    şimdi!
    insan sonuca odaklı yapısı gereği genelde şu soruyu soruyor: 1 dakika önceki halini öldürürse ne olur?
    bu soru merminin delikten geçip, geçmişe ulaşacağını varsayarak soruluyor belli. ama şu var ki; mermi o delikten geçecek mi? ya da sen 1 dk sonrasına gidebilecek misin? zaman göreceli ise geçmişteki sen, deliğin aynı ortamdaki diğer ucuna yürüyebilecek misin? silahı doldurabilecek misin? bu sorulara cevap verecek algıya bile sahip değiliz.

    soru sormak, cevaplayabilmekten çok daha geniş bir zekaya sahip olmayı gerektirmez mi?.

    aklıma geldi, nereden geldiyse.

    ...
    ..
    baş ağrısı
    ne başı?
    kuş başı
    ne kuşu?
    muhabbet kuşu,
    ne muhabbeti?
    geyik muhabbeti.
    ne geyiği?
    dağ geyiği.
    ne dağı?
    ağrı dağı.
    ne ağrısı?
    baş ağrısı.
    ne başı?
    kuş başı
    ne kuşu?
    ...
    ..

mesaj gönder