1. bugün yaşam karnavalına veda eden, dünya sinema tarihinin son şairi.

    godard, sinema onunla bitiyor derken; acaba bu gece sinemanın ölümünü de ilan etmiş midir? çünki bu geceki elveda sadece abbas"ın ölümü değil; bugün şiirler de ölü, sinema da.

    hep gıpta ettim ona. şiirin şehvetiyle koca bir dünyayı kendine has sadelikle yansıttığı kamerasını çok özleyeceğim.

    bana kattıklarından, ileride muhakkak katacaklarından dolayı teşekkür eder, gözlüklerinden öperim.
  2. "her zaman yarım kalacak, benim sözlerim. benimle…"

    bu coğrafyanın en büyük yönetmeniydi allah rahmet eylesin
  3. kaybı bende yaşar kemal'i kaybettiğimizdekine benzer duygular uyandırdı.
    hayatıma bad ma ra khahad bord'la dokundu benim. görünmeyen insanlarla dolu o film ve onların sezdirilen hikayeleriyle.
    bir şiiri izler gibi izlemiştim.
    *"koruyucu meleğim bildiğim gibiyse eğer camı taştan koruyacak."
  4. yakın zamanda kaybettiğimiz iranlı yönetmen. özellikle kirazın tadı, yakın plan ve rüzgar bizi sürekleyecek filmleriyle bilinir. kendisi irandan ayrılmamakta ısrar etmiş bir yönetmendir. çünkü ağacın kendi kökünden toprağından ayrıldığı zaman meyve vermeyeceğine inanmaktadır.
  5. “sinemada müzik, öykü, hayal, şiir var. mesela, neden bir şiiri okumak hayal gücümüzü şahlandırır ve bizi o şiiri tamamlamaya katılmamız için davet eder diye kendime soruyorum... şiirler asla öykü anlatmazlar; bir imajlar (tasvirler) silsilesi sunar. eğer bu imajların hafızamda bir temsili varsa, eğer onların kodlarına sahipsem, o zaman esrarlarına erişebilirim.”

    ayrıca şirin filminde geçen bir dize;
    "işte kız kardeşlerim! bu dinlediğiniz benim acı yalnızlığımın şiiridir"