• izledim
    • izliyorum
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (9.06)
bizimkiler
dizi, bir apartmanda oturan, yöneticisinden kapıcısına kadar 7 farklı ailenin gündelik yaşamını, birbirleriyle ilişkilerini ve eksen ailenin, iş ve akrabalık ilişkilerini konu etmektedir. gündelik yaşam içindeki sıcak, gerilimli, tartışmalı olayları “durum komiği” içinde aktarmaktadır.


  1. çocukluk yıllarımızın özeti sanki. pazar günlerinin en büyük ritüeli.

    bizimkiler
    banyo
    kapanış.
    mnb
  2. 1976 yapımı kapıcılar kralı filminin senaryosunu yazan umur bugay'ın daha sonra bu filmdeki karakterleri geliştirmesiyle ortaya çıkan efsanevi dizidir. dizi 1989-2002 yılları arasında kesintisiz 4 farklı kanalda yayınlanmıştır.

    efsane dizinin 94-95 sezonuna kadar tüm bölümleri trt'de yayınlanmış (tek devlet,tek millet,tek kanal!) 94-95 sezonuyla birlikte özel kanallardaki yayın hayatına başlamıştır.

    youtube başta olmak üzere tüm video platformlarında dizinin 94-95 sezonu sezonundan itibaren gösterilmektedir. bundan önceki sezonlar trt arşivinin tozlu raflarında çürümeye mahkum edilmiştir.sadece ilk 15 bölüm kadarı youtube a düşmüş. dizinin ilk bölümü şükrü ve ailesinin trenle almanya'dan haydarpaşa garına gelmeleri ve yolda cüzdan çaldırmalarıyla başlar.

    özel kanallara geçene kadar dizide şükrü'nün ağabeyi şevket rolünde cihat tamer yer almıştır. daha sonra alacaklarının verilmemesi nedeniyle diziyi bırakan tamer'in yerine bu role engin şenkan getirilmiştir. şükrü'nün eşi nazan'ın (ayşe kökçü) bir baltaya sap olamamış ağabeyi nazım rolündeki yaman okay, ne zaman kardeşinin evine gelse şükrü'den fırça yerdi, nazım da "enişte, bu sefer süper bir iş buldum ama biraz sermayeye ihtiyacım var" derdi. bölüm bitince de ali "babam o akşam çok diretti dayıma para vermemek için ama sofrada açılan bir yeni rakının içilmesinden sonra yelkenleri suya indirdi" tarzı açıklamaları ile yine nazım'ı kıramadığı anlaşılırdı. (alıntı)

    ilk sezonlarda dizinin merkezine şükrü ve büyük ailesi konulmuş, sabi bey,cemil,katil yavuz,cafer,gülsüm,yandan çarklı halil pazarlama gibi karakterlerle dizi örgüsü tamamlanmıştır. ancak 94-95 sezonuyla birlikte bütçe olarak oldukça rahatlayan yapım diziye efsanevi oyuncuları katmaya başararak diziye ivme kazandırmıştır.

    ilerleyen sezonlarda sabri bey'in eşi ayla hanım (meral çetinkaya), muhasebeci ergun (erdinç dinçer) , yengeç hüseyin (savaş yurttaş), tak tak sedat (salih kalyon), davut usta (selçuk uluergüven), doktor türkan (güler ökten), halis (ali uyandıran), "tahta kafa" raşit (erdoğan tuncel), muvaffak hoca (zihni göktay), şair cenap (rutkay aziz) ve "ibrikçi" sıtkı (cezmi baskın) gibi yeni karakterler diziye eklemlenmiştir.

    dizi hakkında günlerce konuşmak,yazmak kafi gelmez. çünkü bu yapıma asla bir dizi denmemelidir. netekim dizinin adı 28 şubat döneminde gri propaganda yapıldığı iddiasına karıştı. diğer taraftan dizide alevi propagandası yapıldığı da iddia edildi. (ali ve bilge'nin isimleri,şükrü'nün annesinin "dedelere adağım var repliği" gibi örnekler üzerinden)
    ergun karakteri üzerinden muhasebeciler, cafer karakteri yüzünden de kapıcılar kendilerini aşağılanmış sayıp, soluğu mahkemede aldılar. (bir dönem ad kirlenmesi ve dava açma modası vardı)

    diziyi izlerken 1989-2002 arası türkiye'sinin röntgenini eline almış bir doktor gibi hissediyorsunuz. zira temeli 12 eylül 1980'de atılmaya başlanan neo-türkiye projesinin hüküm sürmeye başlamasından önceki son görüntülerinin en büyük şahidi bu dizidir. dizinin 2002'de bitirilmesi de hiç tesadüf değildir. hele ki resmi olarak dizinin yayından kaldırılma gerekçesinin "spor programları" olduğunu düşünürsek, son 14 yılımızda neo-türkiye'nin ne olduğu sorusunun cevabı da ortaya çıkar. son söz, "neo-türkiye'nin panzehiri hafızadır ve bu dizi hafızaya gerçekten iyi geliyor."
  3. cemil'in sepetle cafer'den istediği 4 tombul efes pilsen şişesinin trt 1 ekranlarında görülebildiği dizidir. bugün basit, ucuz, ahlaksızlık ne derseniz diyin ekranlarda gırla ama o 4 tombul efes pilsen şisesini devlet televizyonu değil özel kanallarda bile gösteremezsiniz. eski yeni türkiye arasında bir özet teşkil eder.
  4. pazar akşamlarının eğlencesi, dört gözle beklerdik tüm aile. saniyesini kaçırmazdım izlerken, çok samimi içten ve tamamıyla bizden bir diziydi. şimdiki diziler gibi köşkler yalılarda da geçmiyordu bildiğin ortadirek dizisiydi.
  5. bu diziyi bilen ve seven insanlar en az otuz yaş üzeri demektir.
  6. dizi benim ilk okul dönemlerime gelmesine rağmen bende severek izlerdim. yaşımda öyle otuz falan değil halilyle.

    isimleri çok net hatırlayamayabilirim lakin, 'dunkof' kelimesini senelerdir ağzıma sakız etmemde en büyük etkendir bu dizi.

    lakin bende devamlı izleyicilerindendim bu dizinin. ülkenin son 'masum' dönemini gösteren dizilerdendir. bitirilme sebeplerini bende internetin yaygın olduğu dönemlerde daha net anlamıştım açıkçası. (bkz: biberbey) 'in belirttiği gibi cemil repliklerini kanlı canlı görebilirdik o dönemler.

    günümüzde evet belli yaş üstü için daha çok sevilen ama bir sonraki kuşak içinde emsal olabilecek bir dizidir. sevilir.

    son olarak;

    (bkz: benim adım cemil 10 kasım'da içerim)
  7. (bkz: cıvık müdürüm afedersin)

    (bkz: nein davud, dunkof)

    ve daha bir sürü kalıplaşmış ifadesiyle bir dönemin mizahının nabzını tutmuştur. yaşım 35 değil ama ailecek oturup izlediğimizi, dedemlerin de gülebilme gibi bir kabileyetlerinin olduğunu keşfettiğimi hatırlarım.

    anlaşmazlıklar olsa da bir şekilde geçinen, kötü bir durum olduğunda ise bir bütün olan apartman, akraba ilişkileri ile o dönemin türkiyesine ışık tutan dizidir.