10 ekim 2015 ankara patlaması - youreads



  1. siyasi parti liderleri olaylar sonrası bir bütün olmayı yine başaramamıştır.taziyelerde bile bir arada görünmeyi başaramayan devlet büyükleri halka bütünlük çağrısı yapıyor.barış ve huzur dolu olma adına trajik bir tablo görüyoruz! nerdeyse 100'e yakın ölü sayısı varken büyük bir soğukkanlılıkla her şeyin kontrol altında olduğu açıklanıyor.evet kontrolde olan bir şey varsa o da insan hayatının ucuzluğudur bu ülkede. bir şeyler olduktan sonra güvenlik nasıl sağlanacak.
  2. klavye başında tepkimizi göstermek tabi ki güzel, hepimiz yazıyoruz bir şeyler, söyleniyoruz, sinirliyiz, tepkiliyiz ama somut bir adım atmak isteyen arkadaşlarımızla adli tıp önünde bekleyen ailelere yemek gönderme önerimi paylaşmak isterim. şuan pizza hut ında kampanyası var yemeksepetinde buyuk boy pizzalar yuzde elli indirimde. orada olamasak da desteğimizle orada olduğumuzu hissettirebiliriz sevgili youserlar. adresi de yazayım kolaylık olsun: semt keçiören(kızlarpınarı cad.) ankara adli tıp besim ömer caddesi no :40.
    r2-d2
  3. muhtemelen bu siteyi okuyan birileri öldü/yaralandı. belki de bundandır sitenin sessizliği.
  4. kana dayanamam.
    ölümden korkarım.
    hayatımda hiç ölü bir beden görmemiştim.
    hiç keşke ölseydim dememiştim.
    hiç şok geçirmemiştim.
    hiç kan vermemiştim.
    hiç insanlar içinde ağlamamıştım.
    'lütfen' diye yalvarmamıştım.
    kendimi unutmamıştım.

    kanlar içinde yaralı insanlar taşıdım, ölü bedenler gördüm, dokundum, patlama sırasında arkadaşlarımı kaybettiğimden bulduğumda sarılıp ağladım, insanlara yardım etmesi için yalvardım, kendimi unuttum..
    lütfen bana yaşadığını söyle diye ağlayarak arkadaşlarımı aradım.
    oysa ben elime iğne batsa midem bulanır, tansiyonum düşer..
    kan vermek mı? kızılay otobüsü gördüğümde arkama bakmadan kaçardım ki ben.
    keşke yanınızda olsaydım. keşke size bakmasaydım. keşke...
    o gün umutlarımızı aldılar.. hayatımızı aldılar bizde..
    her telefon çalışında 'yaşıyorum' demek zoruma gitti.
    zoruma gidiyor. ağrıma gidiyor.
    boğazımdaki düğüm hayatım boyunca geçmeyecek gibi.
    bu his hiç geçmeyecek.
    rihan
  5. 2 yıl geçti üzerinden. bugün saat 10.04'te ankara garı önünde bir anma yapılacak.
    mesut
  6. dün bir anma vardı ankara'da çağdaş sanatlar merkezinde. katliamda yaşamını yitiren uygar coşgun’un halası fatma durdu bir şiir yazmış ankara garında hayatını kaybedenler için. anmada o şiirini paylaşmış.

    “birçok ziyarete tanıklık etti ankara garı.
    ancak hiç bu kadar ağlamadı.
    gar ağlıyor, yüzü gözü paramparça.”

    ankara garı gerçekten hiç bu kadar ağlamadı ve ağlatmadı...

    ankara emniyeti garın önünde yapılması planlanan anmaya müdahale etmiş, gözaltılar var. tıpkı geçen yıl olduğu gibi. insanların acılarını yaşamasına ve yas tutmalarına bile tahammülleri yok. onların anma'dan anladıkları bu zaten:

    "Ankara Garı önünde gerçekleşecek olan anma nedeniyle polis ekipleri sabah saatlerinden itibaren çevrede yoğun güvenlik önlemi aldı. Gara çıkan bütün yollar sabah erken saatlerde trafiğe kapatıldı. Bomba uzmanları ve çok sayıda polis anmanın yapılacağı yerde arama yaptı. Sıhhiye caddesinde toplanan yaklaşık 100 kişilik grup anma programının düzenleneceği alana gitmek istedi. Fakat polis ekipleri, sadece olayda hayatını kaybeden kişilerin yakınlarına, milletvekillerine ve sivil toplum kuruluşları temsilcilerine izin verdi. Fakat grup hep birlikte girmek isteyince polis ekipleri müdahale etti. Biber gazlı müdahale sonrası grup bölgeden uzaklaştırıldı. Polis müdahalesinde gözaltına alınanların olduğu belirtiliyor."

    kaynak
  7. geriye yeryüzüne yükselen bir anıttan başka bir şey bırakmayandır..
  8. "sonra, yere düşmüş bayrakları kaldıracağız. pankartlarımızı yeniden açacağız. en güzel gülüşleriyle, en büyük özlemleriyle, en yürekli ve en atılgan halleriyle onlar da içimizde olacaklar. sloganlarımızı atarken yalnızca onların haykırışlarını değil, patlayan bombaların gümbürtüsünü de sesimize katacağız."
    aydın çubukçu
  9. 6 7 ay önce filandı. bir kadın üyesi olduğum bir facebook grubunda "fotoğraftaki kişi babamdır. 10 ekim günü gardaydı. kendisine o günden beri ulaşamıyoruz. patlamadan sonra bulamadık. göreniniz olursa bana şu numaradan bulabilirsiniz." gibi bir şey paylaştı. kimsenin ama kimsenin hiçbir evladın dili "babam paramparça oldu. gitti , bir parçasını bile bulamadık." demeye varmazdı çünkü.

    umut bazen öyle zehirli bir şeydir çünkü.

    kaos yeri gibi olan acilde size "çıkacak, birazdan iyi olduğu haberi çıkacak" dedirtir yetkili bir abi gelip açıklama yapana kadar. sonra iyi haber çıkmaz ,haberini beklediğiniz kişinin 15 senelik arkadaşı höykür höykür ağlamaya başlar siz de donar kalırsınız. söylenecek söz yok. öldü.

    suruç patlamasından sonra "abi bedenleri tek parça mıymış" diye sormuştum arkadaşım ve annesi için. tek parça olmasını ummuştum çünkü. halbuki neden umarsınız? öldü, bitti artık. tek parça on parça neyi değiştirecek? hayır, onu da umarsınız. "çok acı çekmemiş olsun" dersiniz içinizden.

    10 ekim günü ben de yoldaydım gidiyordum. orada olan arkadaşımla konuşurken telefonda patlama sesini duydum sonra zaten ses de kesildi telefonla da ulaşamadık. ortak bir tanıdığımız 5 dk sonra arayıp "fizikcikedi patlama olmuş garda" dedi. "abi ses bombasıdır, dağıtmak için atmışlardır. hep öyle yapmıyorlar mı zaten? " demiştim. bomba patlaması için hiçbir sebep yoktu çünkü. illerden otobüs otobüs gelen insanlar "barış" demeye geliyorlardı. kim, niye patlatsındı? neden?

    unutmayın. hiç unutmayın hem de. 102 kişinin öldüğü , yüzlerce insanın yaralandığı bir patlamanın ardından bu ülkenin başbakanı çıkıp "patlamadan sonra oylarımız arttı." dedi. hiç ama hiç unutmayın. gülüşü bir patlamada solup gittiği için özlenen insanlar var. unutmayın.
  10. ülkenin son yüzyılda yaşadığı en kanlı katliamlarından birinin davası bugün sonuçlandı.

    10 ekim ankara katliamı davasında 9 ışid sanığına ("anayasal düzeni ihlal” suçundan 1’er, “100 kişiyi kasten öldürme” suçundan da 100’er kez olmak üzere) 101 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilirken dava boyunca hiçbir kamu görevlisi yargılanmadı ve devletin sorumluluğunun üstü örtüldü. müşteki avukatları ve aileler ise suçlamanın sadece sanıklarla sınırlı tutulamayacağını, olayda sorumluluğu bulunan, olay sonrası yaralılara saldıran, gaz sıkan ve ambulansların alana girişini engelleyen tüm kamu görevlilerinin de cezalandırılmasını istiyor ancak söz konusu görevlilere bugüne kadar hiçbir dava açılmadı.

    aileler ve katliam davasının takipçileri; "kamu görevlileri yargılanmadan bu dava eksik ve yarım kalmaya devam edecektir. 10 Ekim katliamı insanlığa karşı suçtur. aksinin kabulü dair karar kabul edilemez. 10 Ekim insanlığa karşı suç olarak kabul edilene, kamu görevlileri yargılanana dek mücadele edeceğiz!" diyorlar.

    kaynaklar: 1 2