20 temmuz 2016 olağanüstü hal ilanı - youreads



  1. darbe girişimi başarılı olsa ohal ilan edilecekti, allahtan bastırıldı da ohal geldi.
  2. ne kadar bahtsız insanlarız lan, milletçe gusül abdesti alalım en iyisi, büyük ihtimalle cenabetlikten oluyor bunların hepsi. önümüzde iki seçenek varmış;

    1. cunta ile sıkıyönetim
    2. demokrasi(!) ile ohal

    her halükarda neo gibi kırmızı hapı yutmuş oluyoruz. şimdi sokaklara çıkıp ohal'i kutlayacak milyonlarca plankton olduğunu bilmek ise kederimi iki katına çıkarıyor.

    edit: üniversiteden diyarbakırlı bir arkadaşım aradı az önce. ohal konusunda ücretsiz rehberlik hizmeti verebileceğini söyledi. ne diyeyim, böyle bir espriyi yapmakta haklı adam. ermeniyi dövdürmeyecektik!
  3. olağanüstü hal sıkı yönetim değildir. eyvallah ya iyi oldu hatırlattığın. korkmayın diyorsun, fransa'da aylardır var diyosun. fransa diyosun. fransa olum, şaka mı yapıyorsun? tabi korkuyorum. sen bana, garanti veriyorum kişisel ve temel haklarına dokunmayacağım desen ne olur? sen dedin ki "one minut!", sonra dedin ki dönemin başbakanına mı sordular. sen dedin ki "eyy özlenen dön artık vatanına", sonra dedin ki inlerine girecez. biz izledik uzaktan sen bunları yaparken. aralarında kavga var, aile meselesi karışmayalım dedik. e şimdi diyorsun ki, garantör benim, korkmayın. ben korkuyorum abi. siz şimdi bazı kararlar alacaksınız, bunlar yargısal denetime de tabii olmayacak. ve sen diyorsun ki korkmayın. e biz demokrasi nöbeti diye meydanlardaydık, demokrasi dersi verdik falan sonuç bu oldu. ve sen diyorsun ki korkmayın. abi ben korkuyorum. elimde dergim çimlere uzanmış okurken birilerinin beni dergim yüzünden tutuklamasından korkuyorum. dergi dediysem, uykusuz, hani muhalif bir karikatür dergisi var ya. ne olacağı belli olmaz. mesela birisi benim için dese ki bu cemaatçi, kimseye dert anlatamadan nezarethanelerde yatmaktan korkuyorum. bak bu kadar yazdım buraya şu an alt köşedeki kırmızı yolla butonuna tıklamaya bile korkuyorum biliyor musun? sen ne diyorsun benim tüm bu rasyonel korkularım karşısında? korkma.

    (bkz: ohal fln oldum yaaneee)
  4. en çok bağıranın demokrasisinde herkesin sesini kesen bağırıştır. okumuşların gazabından korunulması gereken bir demokraside bağırmayı müzakere etmek zannedenlerin en yüksek desibelli icraatıdır. türk kilisesi olan ordunun çanını kırdıktan sonra cami ve belediye hoparlöründen yankılanan tek sestir. yarım ağızlı eleştirileri bile tek bir ağızdan bastıran seslerin demokrasi için tek yürek olduğunu zannetmek, kulaklarımıza yapılan tecavüzün cezasız kalmasına göz yummaktır. bireysel iradelerini milli irade içinde mayalayıp fırına veren, şiştikçe de şişip doymak bilmeyen tamahkarların kendi bireysel iradelerine sahip çıkanlara 'o elindekini yavaşça yere bırak' deme biçimidir. çakalların önlerine fırlatılan ete saldırma sesleri bunlar, bu ciyaklaşmalar. ben tek duydukları sesin karın gurultuları olduğunda başımıza geleceklerden endişe ediyorum, en savunmasız anlarında.
  5. ohal süresince hükümetin sahip olduğu yetki genişliği ile birlikte yaptırım gücünü arkasına alarak muhalif hiçbir kırıntının kalmayacağının ilânıdır. elinize aldığınız kitaba, dergiye, gazeteye dikkat edin sevgili youserlar. sonunda başkanlık göz kırpıyor gibi.
  6. 5 günlük demokrasi nöbetinin sonunda açıklanan karar. bu arada kornalar çalmaya devam ediyor. ne ara bu hale geldik?

    mevzuat için: #137914
  7. amarika merkel hepsi bizi kıskanıyor ; çünkü ohal'i korna ve havai fişeklerle kutlayan tek milletiz.
  8. iki ucu boklu değnek dedikleri durum bu olsa gerek. sonumuz hayır olsun artık sözün bittiği yer.
    sokaklarda ohal kutlayan, muhtemelen tiner çekmiş bir güruh var.
  9. ülkede darbe girişimi oldu ohal ilan edilmesi normal mühim olan bunun kişi hak ve özgürlüklerine zarar vermeyecek şekilde anayasaya uygun olmasıdır. bizim de endişemiz bu noktada başlıyor. bugüne kadar yapılan uygulamalar bu ohal'in muhalifler için büyük sıkıntılar oluşturacağını düşündürüyor bizlere.

    14 yıllık tek başına iktidarından sonra tüm yurtta ohal ilan etmek zorunda kalan bir hükümet sadece başarısız değil, ülke için sorundur. bu ülke için tek çıkış, tek çözüm: çağdaş dünyanın bir parçası olan laik, demokratik, sosyal, hukuk devleti.
  10. teoride bir sıkıntı görmüyorum açıkçası. gerçekten olağanüstü bir durum yaşadıklarımız. insanların akıllarına mukayet olmasını falan beklemiyorum, hepimiz kaosla iç içe yaşamaya alıştık ne yazıkki.

    halkın tayyipten gelen herşeyi halaylar eşiğinde kutlayacağını hepimiz biliyoruz sanırım değil mi? ohal değil 'sokağa çıkmak yasaklanmıştır' dese gene herkesi dışarıda görecektiniz kornalar eşliğinde.

    çok şükür bugünde aldığım kaos haberiyle rahatladım. gönül rahatlığıyla kahvemi içebilirim.

    imkanı olan delirsin..