1. aslı, "8 ekim 2017 abd'nin göçmenlik vizesi hariç tüm vize türlerinden gelecek başvuruları askıya alması" durumu
    göçmenlik başvuruları da tahminimce şu aralar dv-2018 mülakatları gerçekleştiğinden devam ediyor olabilir.

    konuyla ilgili bolca görüş var tüm sosyal medyada , hayatında köprü geçmemiş adamların "tın" demesi mi dersiniz, new yorkda selfie çekemeyeceği için üzülen mi dersiniz , demek sadece "idlib"e girmedik diyen mi dersiniz?

    elbette şu an ülkeye giriş yasağı mevcut değil,ve abd vizesi 10 yıl verildiğinden belki bundan binlerce insan etkilenmeyecektir ,doğru,ama bu tarz faaliyetlerin sonrasında bir bakmışsınız yasaklı ülkeler sınıfına giriverirmişsiniz.

    bugün abd tarafından vize başvurusuna kısıt getirilen 4 ülke vardır,kamboçya,eritre,gine ve sierra leone,hani hangi ülkelerle aynı kategorideyiz görün istedim

    asil önemli olan,en çok ihracat yaptığımız 4.ülke abd ve ytd 6.000.000k $ ihracatımız var,umarım etkilenmeyiz.
    zira sevsek de sevmesek de,sövsek de,hayalini de kursak,nefret de etsek,orta şark'ın anahtarı bu adamların elinde,dikkat edelim de doları 1 ay içinde 4 tl'lerde görmeyelim.
  2. net bir gerekce suan icin aciklanmamis ama gectigimiz carsamba abd başkonsolosluğu irtibat görevlisi, fetö soruşturması kapsamında tutuklanmış. bu durumun getirdigi bir guvenlik sorununun devami olabilir. cok uzun surecegini sanmiyorum bu durumun en fazla 1 hafta.

    bana kalsa egitim ve saglik konulu vizeler disinda basvuru alinmasin ohal bitmeden. gerekce olarakta ohal gosterilsin.
  3. astana görüşmelerinden beri rusya'dan af dilenen, amerika'nın "orta doğuda savaş çıkaran" imajını ortadan kaldırmak için vekalet verdiği türkiye'nin , rusya'nın çarkına girmesine bir tepkidir. rusya'nın söz verdiği hava desteğini gerçekleştireceği konusu bile muallakta olan bir meseleye, iç politikadaki ihtiyacı nedeniyle türkiye'nin atlamasına bir tepkidir.

    abd 2012'den beri kendi çizgisinden çıkan türkiye hükümetini istemiyordu, 2015 seçimleriyle beraber ayağı takılan hükümet "ben kendi çizgimi çizeceğim" diyerek rest çekti, bu resti de ruslarla yaptığı angajmanlarla gösterdi, arada denge siyaseti yapıp zaman kazanmaya çalışan hükümet varlık fonu ve bitmeyen khklarla da ekonomiyi ayakta tutmaya devam etti, sermaye çıkışına engel olabilecek adımlar attı khklar ile. hükümet en demokratik, demdemokratik olsa gidiş sürecini hızlandırmaktan başka işe yaramayacaktı. (onların kafasından düşünürsek) bu yüzden diğer yolu seçti. yani o geçmişle hesaplaşan 12 eylülü yargılayan, jitemi sorgulayan, tansu çiller'i ağlatan hükümet, 12 eylül ve jitemi aratır hale gelebildi, sebebi budur. ülkenin demokratik seviyesi hükümetin bu kadar umrundaydı yani.

    türkiye yıllarca beslediği örgütler üzerinden coşturduğu kitleyi şimdi de yok edeceğim diye coşturuyor. dış politika bu kadar yanar dönerliği kaldırmaz. bu sistemde sermaye size güven duymuyorsa sizi gönderir, gitmeyeceğim derseniz siz onları göndereceksiniz, peki hangi güçle? bir diğer güçlünün arkasına saklanarak, o diğer güçlü de bizi maymun edecektir, yaşadığımız da odur.
  4. "fetönün amerikan siyasetini etkileyeceğini düşünenler mi var yoksa ben ironiyi mi anlamadım" diye sorduran hadise
  5. abd'nin açıklamasına benzer bir açıklamayla , biz de tüm e-vize ve vize başvurularını askıya almış durumdayız.
    ancak abd "türkiye cumhuriyeti hükümeti" titrini kullanırken , washington büyükelçiliğinin "türk hükümeti" ibaresini kullanması da ayrı trajedi.
  6. serdar turgut'un geçtiğimiz günlerde yazdığı bir yazıda, türkiye'de tutuklu olan evangelist rahip için abd de halk tarafindan çok baskı olduğu, bu konuda gelen telefon ve maillerden nerdeyse başka bir işle uğraşmaz hale geldiklerini yazmıştı.