• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (7.00)
av - michael capuzzo
modern dünyanın sherlock holmes'ları en zorlu davaları çözmek için bir araya geliyor

bir oda üç dedektif çözülmeyi bekleyen binlerce dava

amerikan suç tarihini konu alan av'da adı geçen tüm kişiler ve olaylar gerçektir. ülke tarihinin en meşhur cinayet davalarından birkaçı üzerine yoğunlaşan kitabın merkezinde, ünlü ve gizli vidocq cemiyeti'nin kurucuları olan eski dedektif william fleisher, profil uzmanı richard walter ve adli ressam/heykeltıraş frank bender yer almaktadır.

sherlock holmes çok büyük bir dedektifti, ama bir hayal gücü eseriydi.
biz ise gerçeğin ta kendisiyiz.

amerika'nın en umutsuz davalarını bir akşam yemeğinde çözebilecek kadar yetenekli olan, suç dünyasının robin hood'ları diyebileceğimiz bu üç büyük isim, en zorlu faili meçhul davaların katillerini bulmaya, buz tutmuş davaları çözmeye çalışacaklar…

dostoyevski'nin sayfalarındaki kadar karanlık bir kötülüğün gerçek hikâyesine yer veren bu kitap, içerdiği etkileyici bilgileri ve güçlü anlatımıyla çağımızın en büyük suç savaşçılarına ait samimi bir portre çiziyor.
  1. 2 yılı aşkın süredir çözülememiş(*:polisin resmi soruşturmasının bitmesini bekleme prensibi) 300ü aşkın cinayet davasını 1990-2009 yılları arasında ele alıp çoğunluğunu çözerek adaletin yerini bulmasına katkıda bulunan, bir dedektif, bir profil uzmanı psikolog, bir de adli ressamın kurduğu, maksimum 82 üyesi bulunan Vidocq cemiyetini ve birkaç davasını anlatan kitap.

    Olayların bir kısmı dna analizi gibi teknolojik gelişmeler sayesinde çözülse de çoğunluğu psikolojik profilleme ve ressamın becerisi ile medyanın katkısıyla neticeleniyor.

    Kitaptan İlgimi çeken şunu daha önce instagramda paylaşmıştım: https://i.hizliresim.com/X60Ja3.jpg

    Bu kitap elime yapıştı maalesef. Benim konsantrasyonumda olduğu kadar, kitabın birbirine tam bağlanmamış bölümlerinde, bir davanın daha çözülmeden diğerlerinin anlatılıp birkaç bölüm sonra ilk olaydaki bir gelişmenin anlatılmasında, bazı davaların betimlenip betimlenip sonra sonucun hızlıca açıklanıp "ee bu kadar mı yani" hissi yaratmasında da buluyorum suçu açıkçası.

    Frank Bender çok ilginç bir karaktermiş, tanımak istemezdim rahmetliyi ama hakkında belgesel bulursam bir süre sonra izleyebilirim :)