ayak bağlama - youreads

  1. literatüre ingilizce "foot binding" olarak geçen, çinde yüzyıllar boyu uygulanan bir işkence çeşidi. amaç işkence değil. küçük yaşlardaki (4-5) kız çocuklarının ayakları bağlanarak, kimi zaman baş parmak kırılarak, kimi zaman ayakta bir yarık açılıp baş parmak bu yarığa yerleştirilip sarılarak, hatta zaman zaman da demir gibi kalıplara sokularak ayağın büyümesinin önlenmesi. bu işkencelere maruz kalan kadının soyluluğu ispatlanırken (bu kadınlar çalışabilecek durumda değil, hatta özel ayakkabılar olmadan yürüyebilecek durumda da değil, sadece minik adımlarla evde salınabilir, üretime katılamaz; ama ayaklar küçük, kadınlar soylu, erkek mutlu) kadına yaşam boyu bitmeyecek acılar bırakan bir yöntem.

    ilk etapta soylu erkeklerin soylu kadınlarını etiketleme yöntemi olan bu iğdiş etme erkeğin kadını eve hapsetmesine vesile iken ilerleyen dönemlerde alt sınıflar da kız çocukları ancak küçük ayaklara sahip olabilirse üst sınıftan bir erkek bulabileceği için onlar da kızlarına bunu uygulamaya başlıyor...ve işkence yaygınlaşıyor. geçen yüzyılın başına kadar.

    soyluluk temsili gibi bir çıkış noktası olması belki mümkün olsa da akla tam yatmıyor. geçenlerde okuduğum bir yerde bu işkencenin altında seksten alınacak hazzın arttırılması niyetinin saklı olduğunu okudum. kadın için değil elbette.

    ayakları deforme edilen kadının devrilmeyi önlemek için ufak adımlarla ve özel kalıplarla yürümesi gerekiyordu; sonuç: iç baldır ve pelvik kaslar olağandışı sıkılaşıyor, bağlanan ayaklar ne kadar küçük olursa, vajinal kaslar sevişme esnasında o kadar güçlü oluyordu.

    bugün giydiğimiz stilettoları ya da topukluları bu uygulamanın modern tezahürleri olarak görebilir miyiz? tamamen olmasa da belki, kısmen. yüzyıllar sonra hala aynı otlaktayız.
    mesut