beddua - asaf halet çelebi - youreads

  1. hayret. nasıl eklememişim buraya bu şiiri;



    kendi göklerimden indim
    kendi duvarlarıma
    konduğum duvarlar yıkılsın
    bahtiyâaar

    havuzlarımda bir kaç damla su içip
    ağaçlarımın çiçekli dallarına uçdum
    konduğum dallar kurusun
    bahtiyâaar

    seni bağçelerimde uyutdum
    seni duvarlarımda sakladım
    havuzlarıma güneşler vurduğu zeman
    gözlerini açıp bana gülerdin
    bahtiyâaar
    yazık sana verdiğim emeklere


    notlar:

    -bütün şiirleri - asaf hâlet çelebi , (haz: selahattin özpalabıyıklar), yapı kredi yay., ist., 1998, s.24. beddua şiiri, ilkin hamle dergisinde neşredilmiştir.(hamle, s.2, eylül 1940, s.2) asaf hâlet, bu şiirin hamle’de yayınlanan şeklinde daha sonra birkaç değişiklik yapmıştır. hamle’de hitap ve beddua edilen kişinin adı “bahtiyâr” şeklindeyken, şair daha sonra kelimeyi bir haykırış ve seslenme edâsı vererek “bahtiyâaar” şeklinde değiştirmiştir. şair, şiirin tertibinde de ufak bir değişiklik yapar. şiirin son bölümünde yer alan “seni duvarlarımda sakladım/seni bağçelerimde uyuttum” mısraları yer değiştirmiştir.

    -beddua şiirinde de şair bir halk masalından esinlenmiştir. beddua şiirinde gönderme yapılan masalın kahramanları bir güvercin, bahtiyar adlı
    bir delikanlı ve bir prensestir. masaldaki güvercin, tabutlukta sakladığı bahtiyar adlı delikanlıya her sabah gagasıyla yiyecek taşıyarak onu yetiştirir. günün birinde bahtiyar’ın yanına bir kız gelir, kıza “sen nasıl buraya geldin? korkmadın mı? gel seni
    benim yattığım tabutlukta saklayayım. çünkü birazdan bir güvercin gelecek, eğer seni
    görürse öldürür.” der. kız kendisiyle evlenmesi şartıyla bahtiyar’ın yanında kalmayı kabul eder. delikanlı parmağındaki yüzüğü çıkarır ve kızın parmağına takar. artık evlenmişlerdir ve bahtiyar’la prenses bir sene kuşun getirdiği yiyecekleri yiyerek
    tabutlukta yaşarlar. bahtiyar, bir senenin sonunda tabutluktan çıkıp prensesin konağına yerleşir. bin bir emekle yetiştirdiği delikanlı tarafından terk edilen kuş, bahtiyar’ın bulunduğu konağın penceresine gelir ve beddualar ederek ölür.

    kaynak: cumhuriyet dönemi türk edebiyatinda beddua şiirleri - necati tonga