bohemian rhapsody - bryan singer - youreads

    • izledim
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (8.22)
bohemian rhapsody - bryan singer
bohemian rhapsody, queen grubuna, müziklerine, klişelere meydan okuyan ve kuralları yıkarak dünyanın en sevilen sanatçılarından biri haline gelen ikonik solistlerine bir saygı duruşu niteliği taşıyor. film, simgeleşmiş şarkıları ve devrimci sesiyle grubun meteorik yükselişine, mercury'nin yaşam tarzının kontrolden çıkması ile çıkan iç çatışmaya ve yaşamını tehdit eden hastalığına rağmen mercury'nin rock müzik tarihinin en büyük performanslarından birinde gruba liderlik ettiği live aid konserinin arifesinde muzaffer birleşme sürecine yayılıyor. bu süreçte de, her zaman bir aile gibi olan ve günümüzde dışlanmışlara, hayalperestlere ve müzikseverlere ilham vermeye devam eden bir grubun mirasını süslüyor. (beyazperde)
  1. gerçeğinden neredeyse farksız şekilde perdeye yansıtılmış live aid konseri ve film boyunca çalan şarkılar hatta cast akarken çalan şarkılar için bile izlenebilecek film.
    queen/mercury hayranlarının gözleri doldu bile. (şahsen ben etkisinden hala kurtulamadım evde kardeşimle eee-ooo diye, dışarda arkadaşımla galileoo diye çığrınıyoruz günlerdir. )
  2. çıkar çıkmaz gece seansına gittim ilk defa sinemaya alkol götürdüm, içtim. salonda benimle beraber 5 kişi vardı geniş geniş, yayıla yayıla tam konser havasında bir film izleme deneyimi oldu benim için.

    ortam bilgisi verdikten sonra gelelim filime. bu film bugünlere gelirken çok sıkıntılar yaşandı başrol oyuncusu sıkıntısı, yönetmen sıkıntısı vesaire sonunda bitti vizyona girdi. filmle ilgili kronolojik sapmalar veya tutarsızlıklar var mercury'nin aids olduğunu açıklama zamanı gibi. kişisel eleştirim mercury'nin cinsel yaşamının çok fazla afişe edilmesi yani ahlaki bir yargılama yapılmış gibi. "freddie mercury yalnızlığı" tabiri yerleşti aklıma.
    bunların dışında film çok keyifli müzik sever herkese tavsiye ederim. film sonunda akan yazılarla beraber göz yaşlarımda aktı.
  3. valla filme 6 puan verdim.

    herkesin çok sevdiği live aid sahnelerinin gerçeği zaten youtube'da var, hem de filmdekinden daha gerçek! belki onlarca defa izlemişimdir; freddie abinin oradaki hali tavrı zaten neredeyse beynime kazınmış durumda. filmde bunun yeniden üretimini görmek - iyi muzik dışında - pek bir anlam ifade etmedi. havayı dramatikleştirmek için kattıkları o yapay ayrıntılar iyice soğuttu beni filmden: bohemian rapsody'ye girmeden önce fredie'nin huşu içindeki tereddütü mesela. gerçeğine bak, öyle bir şey yok. adam roket gibi giriyor şarkıya orijinalinde. hele brian may'in freddie'ye ve seyircilere her baktığında yüzüne çöken vahiy tebliğ alıyormuş ifadesink gerçekten kaldıramadım. film boyunca bunu o kadar tekrarlıyor ki.

    hadi bu ayrıntılar bir yana, filmin dramatik gücünü arttırmak uğruna çok temel bazı olayların meydana gelişi ve tarihsel siralamalariyla bu kadar ucuz a oynamaları peh dedirtti. yani bunları gördükten sonra filmin hangi dediğine inanabilirsin ki? nereden biliyim freddie'ye doğru yansıttığını? neden kafamdaki freddie imgesini değiştireyim yalancı bir film uğruna?

    hadi bunlar da bir yana, freddie'nin grup üyeleriyle iliskisine dair o kadar az söylüyor ki film. birlikte çalmaya başladıkları ilk konser sahnesinden hemen sonra 1 sene atlıyor film. ulan dur bi, göster bakalım adamlar nasıl müzik üretiyorlar, nasıl beste yapıyorlar, ne muhabbetler ediyorlar, nasıl müzik tartışıyorlar... buralar hiç yok. varsa yoksa pembe dizi romantik komedi pasajları.

    brian may'in aynısının tıpkısını yapmışlar ama freddie'nin dişlerini o kadar abartmışlar ki, adam sanki dişlerinden rahatsız oluyor, 10 saniyede bir ağzını büzüyor.

    ne bileyim hiç beğenmedim, beklentilerimin çok altında kaldı, çok boş buldum filmi.
  4. 2018 yılı yapımı filmin başrollerinde rami malek, lucy boynton ve gwilym lee gibi isimler var. yönetmen koltuğunda her ne kadar bryan singer ismi görünse de dexter fletcherın da filme katkısı mevcut, bırakıp gitmeden önce. 134 dakika süren film boyunca queen şarkılarını dinleme imkanınız var. film yaklaşık 50 milyon $ bütçe ile çekilmiş ve bugüne kadarki hasılatı yaklaşık 450 milyon $ civarında. şimdi gelelim şahsi yorumlarıma. buyrun:

    !---- spoiler ----!

    öncelikle filme bir tür biyografi demek sanırım haksızlık olacaktır; çünkü tam olarak biyografik bir yapısı yok. yine de freddie mercury'nin hayatını "kabaca" sahneye taşımış olduğunu söyleyebiliriz.

    kimi hikayeler çok kısa tutulmuş; örneğin freddie'nin brian may ile tanışması ve onun grubuna dahil olması bölümü çabuk çabuk oluyor. tam olarak sindirilmemiş gibi geldi bana. grubun sahneye çıkması ve freddie'nin meşhur mikrofon icadı! her şey çok çabuk gelişiyor bu sahnelerde. yine de kötü değil.

    hikayelerin kronolojilerinde de hata var sanırım. queen grubunun dağılması ve live aid konserine çıkmaları arasında grubun tekrar bir araya gelmeleri söz konusu. hatta live aid konserinden kısa bir süre önce bir yerlerde söylemişlikleri bile var. dediğim gibi; bu bir biyografi olmadığından bu gibi oluşumları hata saymak doğru olmaz. film tamamen bir kurgudan ibaret ve freddie bu kurgunun içinde bir figür. tam olarak hayatını aramamız da pek anlamlı olmayacaktır. yine de bilenler için göze batan bir detay sanırım.

    filmde etkileyici olan bir çok öğe var: freddie'nin uyumsuz karakteri çok güzel anlatılmış. kız arkadaşı ve grubu ile olan ilişkilerinin benzerlikleri güzel yansımış sahneye. yine freddie'nin cinsel tercihi o kadar yumuşak ve üstünkörü ifade edilmiş ki hiç göze batmıyor ve fakat çok da güzel anlaşılıyor.

    film müzikleri bildiğiniz gibi: harika! queen'in söylediği parçalar da var, rami malek'in söyledikleri de var ki hepsi çok iyi olmuş bence. bir an için brian may'in saçlarını boyayıp oynattıklarını sandım. brian may'dan daha gerçek gibiydi.

    genel olarak film çekilmesi riskli bir filmdi kanımca. sonuçta tüm dünyada tanınan bir ikonun filmini yapmak tahmin edilenden daha zor olmalı. kanımca film bekleneni karşılıyor; fakat freddie mercury gibi bir müzik adamının filminden daha fazlasını beklemek hakkımız da saklıdır. yani demem odur ki film güzel; fakat sansasyonal bir film değil açıkçası. döneme damgasını vuracak felan değil. ülkemizde (bkz: müslüm - ketche, can ulkay) filmiyle aynı hafta vizyona girmesi filmi biraz daha parlatıyor. yine de film ortalamanın üstündedir kanımca.

    !---- spoiler ----!

    imdb puanı 8,3/10 olan film benim için de 8/10 puanı hak ediyor.
  5. seven ve sevmeyen insanların değerlendirmelerini dinledim, izlemedim. karanlıklardan özellikle bu film üzerine konuşmak veya tavsiye etmek için çıkanlar bile oldu.

    bu kadar çelişkili değerlendirmelerin nedeni ne olabilir diye düşündüğümde rijit bir değerlendirmeyle “ad hominem” in serin kollarında buldum kendimi.

    20-25 yıl önce de poser olduklarını düşündüklerimiz tavsiye ediyorlar, rockerlar sevmemiş.
  6. sinemada iki defa çok beğenerek izledim. filmin kronolojik yanlışları var elbet, 2 saate sığmayacak birçok konuyu sığdırmaya çalıştığından oluşmuş bir durum bu. filmden sonra açıp bunu açıklayan yorumlara bakabilirsiniz ne, nerede, ne zaman olmuş diye. filmin derdi queen ve freddie mercury'i ölümsüzleştirmek bence ki bunu da gayet iyi başardığını düşünüyorum, rami malek harika oynamış 10/10.
    nesli
  7. sırf bu filmi tavsiye etmek için karanlıklardan çıkan zevkine güvendiğim ''old friends'' lerim oldu 3 tane. bu filmin konusunu açıp harika olduğunu ve eğer seyretmek istersem 2. defa izlemeye hazır olduğunu söyleyenler oldu.

    bir müddettir uyguladığım akışına bırakma anlayışımında yardımıyla biraz uğraşarak dün sinemada izledik 2. defası olan bir arkadaşımla.

    gençliğimde queen dinledim, hala dinlerim hatta sık sık. belki de yaşam ve iletişim kalitesini yani herşeyin tadını biraz kaçırdığını düşündüğüm bu yüklenen yüksek beklenti nedenli pek içine giremedim. yani ben o kadar beğenmedim.

    ama bu içine girememe durumumun salt bu nedenle olduğunu sanmıyorum. en azından beni rahatsız edici ölçüde biraz hatta epey destansı, efsanevi anlar, diyaloglar hatta özellikler eklemeye çalışmışlar yapay hatta zorlama olmak pahasına. ve hatta bu uğurda maddi gerçekliklerle de oynamışlar bir ölçüde.

    benzerlik konusuna gelince; evet Freddie gerçekten benziyor. hatta bu benzerlik, senaryo konusunda da baş danışman gitarist brian may'de zaman makinesiyle getirttikleri gençliği oynasa bu kadar olurdu seviyesine çıkıyor.

    müziklere gelince ben dinlerdim ve hala da dinlerim. queen ben de farklı yeri olan gruplardandır. bohemian rhapsody müzikal bir şölen. filmden çıkıp eve varınca ilk işim sık sık yaptığım gibi youtube'dan we are the champions açmak oldu.
  8. gayet güzel bir filmdi, hikayesi ile birlikte müziklerini dinledim. fanatiği değilim ama keyifle de takip edebildim. güzel bir yapım olmuş. kaçıran varsa vakit kaybetmeden izleyebilir.
    abi
  9. fena bir film olmamış fikrindeyim. yer yer duygulandırmayı, yer yer heyecanlandırmayı, yer yer gaza getirmeyi başarıyor. bir başyapıt mıdır, defalar defalarca izlenir mi? sanmıyorum.

    filmin izleyici kitlesini genişletmek için cinsellikten, uyuşturucudan biraz fazlaca kaçındığı fikrindeyim. bu uğurda, bu şekilde, bir şeylerden feragat etmek bir gişe filmi için bile oldukça olumsuz bir durum bence.

    kurgusallıktan uzaklaşıp belgesel havasında ilerlediğiyle ilgili de, gerçekte yaşananlara hiç bağlı kalınmayıp gerçeğin fazlaca çarpıtıldığıyla ilgili de birçok eleştiri okudum. iki eleştiriye de biraz biraz katılıyorum, ama ikisine de tamamen değil.

    müzik dolu, güzel zaman geçirme filmi. izlemeye tabii ki değer. trailer