cinsel birlikteliği küfür olarak kullanmak - youreads

  1. hastalıklı bir tür olduğumuzun kanıtı. sikerim seni ağzını yüzünü siktiğim gibi laflar. zaten erkekler de kadınlar da gaylar ve diğerleri de cinsellik arzusuyla yanıp tutuşurken bunu kötü bir şey gibi gösterip biraz tehdit biraz hakaret niyetine kullanmak. bence küfür bok kafalı mal falan şeklinde olmalı.
  2. tecavüz zihniyetli birinin yapacağı harekettir.
  3. birinin bedenini hadsizce dilinize dolayıp, tacizi, tecavüzü besleyen sisteme katkı sağlayıp daha sonra yok işte ağız alışkanlığıydı, yok ne alakaydı diyemezsiniz. ha küfretmeden cümle kuramıyorsanız da başkalarına "eee ateist valla diyo" gibi sıfır alaka örnekler verip "bak tecavüz etmek istemiyorum" iğrençliğinde ayar vereceğinize gidin dil öğrenin.
    e başka neye "duyar kasacaktık" pardon?
  4. lisede bir edebiyat hocam "benim dersimde hakaret edebilirsiniz ama küfretmek yasak" diye bir açılış yapıp küfür-hakaret ayrımını "bel altı" olup olmaması ile belirlemişti. biraz önce bunun genel geçerliğine dair bir araştırma yaptım ama herhangi bir bilgiye ulaşamadım. lakin ben bunu hep böyle kabul etmişimdir. sonuçta "yavşak" ile "senin belanı sikerim çocuk" arasında bir fark olmalıydı. dolayısıyla küfür deyince benim aklıma cinsel birlikteliği işaret eden sözler gelir.

    ek olarak küfretmenin taciz, tecavüz ve kadın cinayetleri ile herhangi bir bağlantısı olduğunu düşünmüyorum. dillerinde küfür bulundurmayan japonların "chikan" kültürünü ve bunun önüne geçmek için ne kadar çaba sarfettiklerini araştırırsanız neden böyle düşündüğümü anlayabilirsiniz.

    bunların yanında bahsi geçen iki konunun da bastırılmış cinsellik ve öfkeyi dışa vurma yolu olduğunu göz önünde bulundurunca, küfretmek bana biraz masum gözüküyor. tabi siz yine bokunu çıkarmayın.
    bozuk
  5. bak bak bak erkek muhabbeti diye bir sey varmis da erkekler sevdikleri kizlarla yasadiklarini anlatmazmis da sevmiyosa da anlatabilirmis cok da sey yapmicakmisiz :)) haa ayrica sevilen masum kizla iliskisindeki "acidi mi" sorusu da gozlerden kacmasin. digeri desen anlamak icin porno izlemeyi falan onermis. aynen kadinin guzel gorunmesini seksten once kremlenip allanip pullanmasini, anlamsiz sesler cikarip gercek olmayan tepkiler vermesini olagan gosteren pornodan ogrenecek cok seyim var.
    ne mucadele ettiniz eyleme dokulunce suc olan bilmemnerene koyacagim demeyi normallestirmek icin.

    kadin bedenini hastalikli dusuncelerine dolamak icin yanip tutusan ama ayni zamanda "bi kere ben kadin tedirgin olmasin diye yolda onune geciyorum!!!!!!" tadindaki duyarli kullanicilari gostermis baslik. amme hizmeti gibi oldu. oku blockla.
  6. bu küfür kültürümüz yüzünden insanlar dirty talk olayına giremiyor lütfen az sakin. piç falan deyin lan sikmek nedir?(*:swh)
    güzel güzel konuşmak, anlaşmak varken hiç insan insanı siker mi yaa kaçıncı yüzyılajajjajahaja

    gözlemleyebildiğim kadarıyla bu sıkıntılar dil ve kültür ile alakalı. farklı kültürden insanların küfürlü hitap şekilleri genelde insanları aşağılamaya yönelik iken; bizimkiler aşağılamakla yetinmiyor. direkt olarak eyleme yönelik küfürler seçiyoruz.

    daha geçen gün yolda o kadar insanın içinde yürürken telefondaki bir adam karşısındakine: "senin soluk boruna sokarım oğlum" diyordu askjbdhjsabd gel de şunun annesine küfretme.(*:swh)
  7. açıklama gerektiren başlık.

    açıklamayı polemikten kaçarak değil, doğrudan ortaya konan düşükçe argümanlara cevap vererek yapacağım. daha sonrasında kendi argümanımı daha net şekilde temellendirebilirim.

    öncelikle, "tecavüzcü zihniyete sahip birinin yapacağı eylemdir." düşüncesine cevap vereyim;

    cinsiyetçi küfrün, tecavüz kültürü ürünü olduğu açık. fakat küfreden herkes bu tecavüzcü zihniyetine sahip değil. sebebi, dilin yalnızca içsel güdüler ve düşünceleri yansıtmak için değil, buna ek olarak ve hatta daha baskın şekilde, karşı tarafa bir şeyler anlatmak için kullanılması durumudur.

    ben birini tehdit ederken ya da bir konu üzerine öfkemi dile getirirken küfretmediğimde karşımdaki, "kültürel kod" gereği benim ciddiyetimi veya öfkemi anlamak için küfre ihtiyaç duyuyorsa, dolayısıyla, yani ben, biraz afilli bir terim kullanacaksak "henidik" düşünceyi, anlaşılır söyleyeceksek, zihinde oluşmuş ham düşünceyi ifade etmek, mesajı karşı tarafa iletirken o öfke ve muhtelif hissiyatı en iyi şekilde yansıtmak için küfre ihtiyaç duyuyorsam, küfrederim.

    birine, "çok aptalsın" dediğimde benim öfkem ve ciddiyetim karşı tarafa aktarılamıyorsa, fakat ben "çok aptalsın amına koyim" ya da "siktiğimin aptalı seni" dediğimde bunu daha iyi becermiş bulunuyorsam, ikincisini tercih etmem daha makuldür.

    dil, kişinin içindeki var olan isteği dışavurmaktan çok, kişinin karşısındakinin isteğinin, daha doğrusu zorunlu olarak maruz kaldığı ve açımını yapacağı tek kod şekli neyse onun kullanımının ürünüdür.

    tüm bunlara ek olarak, dilsel öğelerin kullanımı nedensizdir. yani, "ant içmek" kelime grubunun çıkışı kültürel bir ritüele dayanır fakat bugün bunu kullananlar, onu, kökenindeki ritüelden bağımsız şekilde, karşı tarafta uyandıracağı "yemin" anlamı için kullanırlar. yukarıda verilen bir ateistin dilsel öğeleri kullanımı örneği de bağlama uygun mesela. bugün, dinsel kelimeleri kullanan kişilerin hepsi, onları, inanarak, içindeki istek ve duyguların, düşüncelerin dışavurumu olarak kullanıyor denebilir mi? küfür kültürü de, kültürün temellendiği nokta açısından evet, bizdeki haliyle bakıldığında tecavüzle bağlantılı olabilir, fakat bireyin bu kültürü kullanımı onu tecavüzcülükle bağlantılı yapmak zorunda değildir.

    ayrıca, ateist-din metaforunun "alakasız" addedilmesini ve böylesi basit bir benzetmenin anlaşılamamasını algılayamadım. madem algılar bu kadar kapalı soyut düşünce ve metafora, o halde, neredeyse matematik kadar soyutlaşabilen dil-kültür-zihin ilişkisi temalı tartışmalara müdahil olmayın.

    bir de, bir dilde küfür olmaması, o dili konuşanların bizdeki manasıyla, "küfürsel" düşüncelere ve hissiyatlara sahip olmadığı manasına gelmez. dil-kültür ilişkisini daha iyi anlamak istiyorsanız, guy deutscher'in kitaplarını tavsiye edebilirim.

    son olarak; yine yukarıda "hadi biraz gerçekçi olalım" diyerek anlatılan, yalnızca, anlatan kişinin ve çevresinin nasıl da ayaktakımı mensubu olduğunu ortaya koyan benzetme ve hikayenin saçmalığına da değinmek istiyorum. konuyla alakasız bir şey varsa bu başlıkta, o da bu yorum.