cumhuriyet halk partisi - youreads



  1. slipo
  2. Pkk ile çözüm sürecini başlatmayan partidir. akpkk ortaklığı Bu partide Sayın Öcalan denilmemiştir. Şehitlerimiz asla kelle olmamıştır. Bir kere tecavüze göz yumulmamıştır. Bu milletin a* koymamıştır...
    ozumm
  3. ysk usülsüzlüğüyle ilgili tutumuyla yine sınıfta kalmıştır. oo atamızın partisi, oo ülkenin kazanımları bu parti sayesindedir diyen dostlar siz de biliyorsunuz günümüzde korkak bir ana muhalefet partisidir. 16 nisandan itibaren sokağa dökülen yüzbinlerce seçmenini sırt üstü bırakmıştır.

    tutumuna dair güzel bir eleştiriyi MUSTAFA ALP DAĞISTANLI yapmış.
  4. Aha şu tweet'in sahibinin mensup olduğu parti.

    Önceden şunu söyleyeyim; belki beni amansız bir pkk karşıtı, antikömönöst olarak biliyorsunuz, belki de bilmiyorsunuz. Çoğu zaman da öyle yorumlar yaptım. Bazılarını yazdığım için gurur duydum. Ama bazıları da var ki yazdıktan bir ay falan sonra yazdığımda ‘’ulan iyice saçmalamışım la ehehehe’’ dediğim… O ikisi arasında öyle upuzun, öyle ince bir çizgi var ki!
    Elzem olan, o çizgiyi kendi lehine kullanmak. Bunu başardığın zaman kitlelerin (sürüler diyor bazıları) peşinde koştuğu bir insan oluyorsun. ‘’Siyasetçi’’ demedim dikkat edersiniz. Herhalde kimden bahsettiğimi anlamışsınızdır. ^:meeee meee^
    Tabi artık yakınçağ bitti, dijital çağ geldi. Artık kalemle yazmana, anlatmana gerek yok, tweet atabiliyor, favlayabiliyor, rt bile atabiliyorsun. Eh, bu alemde de herkes istediğini yazabiliyor, istediğini söyleyebiliyor, eleştirebiliyor.^:ama sorgulamasını hukuk yapar.^ Sonuçta ifade özgürlüğü değil mi?
    İşte bunun bir örneği de bu. Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul Milletvekili Ali Şeker, Türk Tabipleri Başkanı Raşit Tükel’in ve diğer TTB mensuplarının göz altına alınmasını kendi bakış açısından değerlendiriyor. 12 Eylül ile ilişkilendiriyor, ‘’faşizm insanlarımızı hedef alıyor’’ diyor.
    Şu an bu satırları yazıya döken kişi, bir insanın kendi düşüncesini ifade etmesini eleştirmeyecek. Eleştirmemeli de. Ama bu kişinin mensubu olduğu Cumhuriyet Halk Partisi’ne bir çift lafı var.

    Yıllar öncesine gidelim.

    Milli Mücadele döneminde, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin ricası üzerine Kızılordu benzeri bir milli kuvvet kuruldu.^:yeşilordu^ Hatta mecliste komünist bir partide kurdurttu.
    Bu gelişmeler üzerine ne oldu sizce?
    Çerkez Ethem’i bilirsiniz herhalde? Hani düzenli orduya katılmayı reddeden milis komutanı.
    Nereye katıldı? Yeşilordu’ya.
    Ardından isyan etti.
    Bütün bunlar yetmezmiş gibi o partinin seçimlerinde istenmeyen olaylar oldu. Mustafa Kemal Paşa’nın baş muhaliflerinden biri parti başkanı seçildi.
    E parti de lağvedildi. Çerkez Ethem Yunanistan’a kaçtı. Gerisini biliyorsunuz.
    Yeni Türkiye bu şekilde ‘’sosyalizme hayır, sovyetlere evet!’’ demişti.
    Peki sonra ne oldu?
    SSCB bize ‘’hayır’’ dedi. Nasıl mı?
    Bize yaptığı yardımları kesti. Bahane olarak Volga’daki kıtlığı gösterdi.

    Ah, ah…

    Biz o yardım olmadan Kütahya-Eskişehir Savaşları’nda Sakarya’ya kadar geri çekilmek zorunda kaldık. Yunan güçleri becerikli olsa yok olabilirdik de! Bıçağın kemiğe dayandığını gören SSCB de bize tekrar yardımda bulunmaya başladı.

    Şu açıklığa kavuşsun. SSCB’nin yardımları olmadan Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulması çok zor, bana göre imkansızdı. Bu yazdıklarım bir topluma herhangi bir ideolojinin dayatılması sonucu gelişen olaylar. Konu sadece komünizm değil yani, aynısı kapitalizm, pragmatizm, anarşizm vb. için de geçerli.

    Ki Cumhuriyet Halk Partisi kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, faşizmi de değerlendirmiş şu sözlerle: ‘’Hayır. Ne komünizm ne de faşizm... Bu iki ideoloji de memleketimizin, ulusumuzun gerçeklerine karakterine asla uymaz. Şunu da hemen ilave edeyim ki, ne faşizmin ne de Nazizm'in sonu yoktur.’’

    Anlaşılacağı üzere Mustafa Kemal Atatürk, ‘’birbirlerinin düşman kardeşleri olan’’ faşizm ve komünizm ideolojilerinin ikisinin de karşısında durmuş.

    Şimdi sözüm ona Atatürk’ü seven, sözüm ona fikirlerini yaşatan ve yaşatmaya devam eden Cumhuriyet Halk Partisi, ‘’halkların partisi’’ olmuş.

    Çok üzücü.

    Üzüldüğüm diğer bir nokta da şu; o tweeti atan adam siyasi görüşünü belli edemiyor. Arada sırada sızdırıyor içinde ne hissettiklerini.

    Dipnot: Bu yazdıklarım o paylaşımı atan kişi ile olumsuz bir eleştiri içermemektedir.
  5. yazmayayım yazmayayım diyorum da duramadım: chp'nin mevcut durumu 1910'ların ortasındaki dönek alman sosyal demokrat partisini; yaşamakta olduğumuz dönem de 1914 ruhu'nu anımsatmıyor mu?