• izledim
    • izliyorum
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (8.90)
daredevil
matt murdock, küçükken gözlerine radyoaktif madde dökülmesi sonucu gözlerini kaybetmiştir ama karşılığında çeviklik, diğer duyularının inanılmaz kuvvetlenmesi ve radar gibi özellikler kazanmıştır. matt'in babası jack profesyonel bir boksördür.bir gün boks maçı çıkışında öldürülür ve matt babasız kalır. büyüyüp başarılı bir avukat olur. aynı zamanda geceleri suçluları adalete teslim eden bir kahraman olmuştur.
  1. puanı fazladan verilmiş dizi. wilson fısk 10 numara ancak matt bu olamaz yapmayın. daha sert bir adam gerekirdi. ayrıca stick için 1 bölüm mü? neyse 2. sezon daredevilimizi hakkıyla göstersinler.
  2. 2. bölümün son sahnesi bir yönetmenlik ustalığına şahit olduğumuz dizi. tek bir hareketli kamera, uzun bir dövüş sahnesi...
  3. süper kahraman dizileri arasında şu an açık ara en iyisi. arrow'un vasatın da altında kalan sezonunun ardından ilaç gibi geldi. marvel karakterleri arasından da konusu en çok hoşuma giden daredevil oldu. kitaplardan fırsat bulursam çizgi romanlarını okumak istiyorum.
  4. 2. sezonun bütün bölümleri bugün itibariyle yayınlanmıştır.

    !---- spoiler ----!

    jon bernthal da frank castle rolüyle diziye girişini yaptı. hele hele hele.

    !---- spoiler ----!
  5. ikinci sezonuyla netflix'te. cekim yonuyle ilk sezonu aratmiyor ki ucuncu bolumun bir kismini oturdugum yerden alkislar gibi oldum*.
    ozenmis adamlar, izleyin.

    (bkz: punisher)
    owl
  6. ilk 3 bölümde 2. sezonunun da çok iyi geçeceği hissini uyandırdı bende. ahh birde tüm bölümler tek seferde yüklemesede tek günde bitirmesek.
  7. izlediğim en iyi dizilerden. özellikle bu çizgiromandan devşirme diziler arasında üstüne tanımıyorum.

    esas daredevil gibi banliyo/dönüşüm bölgesi çizgiromanları, o dönemdeki robert moses ve governor rockefeller'in, savaş sonrası krizden kurtuma yolu olarak new york'un "dezavantajlı" mahallelerini dönüşüme sokmalarına bir tepki olarak gelişir. hatta stan lee bunu 1964'de yazmış, 1961'te aktivist jane jacobs'un "büyük amerikan şehirlerinin ölümü ve yaşamı" kitabı çıkıyor. öyle bir dönem. şehrin "fakir" kısımlarını yıkmaya ve baştan yapmaya çalışıyorlar ve bunun gibi çizgiromanlarsa halkın gözünden, içeriden bir bakış. benzeri watchmende de var, watchmen tabii alan moore abimizin dev şaheseri o ayrı bir girdi konusu.
    çizgiroman, yaratılan kahramanın halka kolay ulaşabileceği bir dil sağlıyor. özellikle daredevil, sürekli suç ve halkın kahramanlığı motifini işliyor ve burada aslında o "problemli" olarak nitelendirilen bölgelerin insani değerlerine ve şehir sevgisine vurgu yapıyor. hep düşman, bölgeyi yıkmak ve bunu daha iyi koşullar getirmek amacıyla yapmak isteyen müteahhit, mahallenin dış mihrakı.
    canım daredevil <3
  8. 2.sezon'u ile birlikte güzelliğini ikiye üçe katlamıştır benim nezdimde. ancak çokça eleştirilecek nokta da var. mesela havada kalan çok nokta var. ikinci sezonu bitirdikten sonra şöyle bir düşünüldüğünde:
    !---- spoiler ----!

    wilson fisk, iflasın eşiğinden nasıl döndü? hapishane'yi ele geçirince zengin mi oldu?nasıl?
    şehrin ortasında koca delik ne oldu?
    blacksmith ne oldu, albay mı yani bu kadar mı?albaysa, daha büyük bi güçten falan bahsetti?kaldı mı orda?
    the hand örgütü, güçlü dedik göremedik?
    electra nın gücü? matt e göre yok, the hande göre ne?blacksky?
    matt kafasına kurşun yedikten sonra bi haller oldu süper hassas duymaya falan başladı sonra geçti nasıl geçti niye geçti niye oldu?
    taş tomb'dan böğürtüler geliyodu, goril çıkacak vs zannettikk ne oldu?

    !---- spoiler ----!