dubai - youreads



  1. sanilanin aksine, petrol ve gaz gelirleri bu emirligin gelirinin %5'ten daha fazlasini olusturmamaktadir. haliyle petrol bittigi zaman da, bu emirlik su an yatirim yaptigi, insaat, finansal servisler ve turizm gelirleriyle muhtesemligine devam edecektir.

    ayrica, kullanilan para birimi arap dinari degil, birlesik arap emirlikleri dirhemi'dir. 1980'den beri sabit kur politikasi izlendiginden, 1$ = 3,66 aed olarak sabittir, 1-2 kademe daha dusugune alip bozdurabilirsiniz. yani alis 3,65, satis 3,68 gibi.

    dubai'de hayat sanilenin aksina ucuz degil, oldukca pahalidir. ozellikle ev kiralari anlaminda, dunyanin en pahali sehirleri arasinda yer alan dubai'de, sehir icindeki ortalama bir tek odali evin yillik kirasi 18.000$ civaridir. kiralar yillik bir seferde odenir, 2'ye veya 4'e bolmek isterseniz fiyatlar -ev sahibinin insafina bagli olarak- %10-12 daha fazla artar. kendi oturdugum evden ornek vermek gerekirse, 2 yatak odali ev icin yillik 32.880$ kira veriyorum. kiralarin yuksekligi ve mortgage faizlerinin dusuklugu goz onune alindiginda, burda kirada oturmaktansa ev satin almak cok daha mantikli bir hareket olarak duruyor. su an oturdugum ayni evin satis fiyati 450.000$. uzun vadeli mortgage alindiginda (20-25 yil), aylik odeyeceginiz taksitler, aylik odeyeceginiz kiranin cok daha altinda kaliyor, bir not olarak kenarda durabilir bu.

    buna ilave, ortalama bir restoranda 2 kisi ogle yemegi, 50-55$, aksam yemegi, icecekler dahil 150-200$ arasi tutar. ekmek 1$ civaridir. ortalama bir alisverisi, 200$'dan asagi yapamazsiniz.

    firsat buldugumda daha da uzun uzadiya detaylari yazacagim.
  2. kadir cangızbay, son söz programında şöyle özetlemiştir:

    "dubai'de mesela kadınlar sokakta dolaşmıyor çünkü sokak yok, cadde de yok. otoyol var, esnaf yok sadece avm'ler var. insan yok, siteler kendi içine kapanmış; sokak yok, insan yok, toplumsal yok."
  3. bir varmış bir yokmuş,
    eskiden, Maktoum ailesi denilen bir kabile varmış.. bu kabile abu dabiliymiş, ancak maktoum ailesinin kabilesi olan Baniyas kabilesi 1883'te dubaiyi ele geçirmiş.
    bu yerin çok önemli bir limanı varmış, bakın limanın fotoğrafı; bak
    böylece kabilenin başındaki Maktoum, kafasını kullanarak dubai'nin ticaretin merkezi haline gelecek bir liman şehri olması için, kolları sıvamaya başlamış.
    İngiltere ve Hindistan arasındaki işleyen İngiliz gemicilik şirketini ikna ederek, o dönemlerde burayı bir üs haline getirmiş. dubainin yöneticisi olan, 2 Aralık 1971’te birleşik arap emirlikleri kurucusu olan, ve başbakanı olmuş ve ölene kadar bu görevi gerçekleştirmiş.
    bugün oğlu, Şeyh Maktoum bin Raşid Al Maktoum kenti yönetmektedir.
    komşularında petrolün bulunması ile liman daha da işlek hale geldi. şehir daha da zenginleşti. böylece bir kabileden, 1996’da Orta Doğu’daki en iyi destinasyon olarak seçildi...
    en iyi sergi ve konferans merkezi olarak kabul edildi... fuara ve etkinliklere ev sahipliği yaptı ve yapmaya devam ediyor. sanayi ve ticari faaliyetler için daha geniş teşviklerin tanındığı bir zon oluşturulmuş olup, 900 den fazla şirketi buraya çekmiş güçlü bir emirliktir.
    General Motors, AEG, Aiwa, BP, Ciba, Geigy, Daewoo and Heinz buraya akan şirketlerden sadece bir kaçıdır.
    masal gibi anlattığımız bu hikayede, ''onlar ermiş muradına biz çıkalım kerevetine'' demekten başka elimizden bir şey gelmiyor.
    keşke bizde gelişebilseydik diye iç çekmekten gayri elimizden bir şey gelmiyor.