düşün ki o bunu okuyor - youreads



  1. okumasını istediğim birinin dahi olmaması(*::()
  2. neden uzatıyorsun? neden kıskandırmaya çalışıyorsun? neden yani benimle eğleniyorsun? bak ben çok girişken bir insan değilim. fazla hamle yapmam ama sen her sana yaklaşmaya çalıştığımda benden uzaklaşıyorsun ama bulduğun her fırsatta beni kesiyorsun. ve o çocukla yakınlaşıp bana bakıyorsun haha beni isteyen çok var dercesine. senden nefret ediyroum ama senden uzaklaşmak istemiyorum. bana ilgin yoksa bana sinyal gönderme ben de kabullenip yoluma devam edeyim. ya beni sev ya da beni.. neyse ya dasını bırak. eğlenmene bak sen ben burda senin yerine de kederlenirim.
  3. o kim diye sorsam odun mu olurum yoksa normal mi karşılarsınız?

    çünkü ben, o her kimse artık, yüzüne söylerim ne diyeceksem...
  4. sana yazdığım şarkılar bana beddua ediyor.
  5. sokak lambaları 07.05 de sönüyor. seni severken öğrendim.
  6. seninle poker oynamayı çok isterdim.
    sağlamcı mısın, blöf yaptığında neler yapardın, elin iyi iken yüzünü nasıl saklardın bilmek isterdim. rest dediğinde sesindeki titremeyi duymak isterdim.
    şimdi kendi kendime oynuyorum. sen yoksun.
    aynı hayat gibi.
    kendi kendime.
    senin olmadığın bir hayat.
  7. senin olmadığın bir hayat sıkıcı olurdu.
    her yerde ben, her şeyde ben, ben, ben...
    iyi ki varsın sabırsız.
    yoksa kimi severdim ben?
    kimin gözlerine bakardım, kim bana şebeklikler yapardı sabırsız?
    ben, ben gizlenmeliyim.
  8. her şeyden önce seni tanımak şu dünyada başıma gelen şeylerin en iyilerinden belki de en iyisi ve seni tanıdığım için arkadaşım olduğun için gerçekten şanslıyım öncelikle böyle düşündüğümü bilmeni isterim.
    seninle üniversiteyi kazanmak için gittiğimiz dershanede tanıştık. yanılmıyorsam başlarda sen birinci sınıfta ben ise ikinci sınıftaydım daha sonra sene başında ben senin olduğun sınıfa gelmiştim , ne yalan söyleyeyim o zamanlar sen diğer kızlar gibi dikkatimi çekmemiştin , sonra bir gün 4 erkek öğlen arasında gittiğimiz yemekte açılan kız muhabbetinde seninde adının geçmesinin ardından senin farkına varmıştım
    senenin başında pek bir muhabbetimiz yoktu herkes birbirine yeni yeni alışıyordu seninle de yeni yeni iletişim kurmaya başlamıştık
    daha sonraları her öğle arası yemeklerine beraber gitmelerimiz bizi birbirimize daha da yakınlaştırmış , birbirimizi tanıma yolunda bize yardımcı oluyordu
    seninle ilgili ilk anımız sanırım dershanenin arkasında yemek yediğimiz gün olmuştu , kızlar bir şekilde sevgili konusunu açıp topu bana atmışlardı, ben o an açıkçası ne diyeceğimi bilememiş ve saçmalamıştım evet net bir şekilde saçmalıktı ve umarım saçmalamamı hatırlamıyorsundur
    daha sonraları başka bir yerde tabağımdakini ayıramayıp yanımdaki arkadaşımdan çatalıyla yardım istediğimde çatalınla pidemi bölmeme yardımcı olman senden etkilenme yolunda giden beni daha da etkilemişti , o an yaptığın şey bir annenin oğluna yardım etmesi izlenimi uyandırmıştı bende ve gerçekten hoşuma gitmişti , ve o mekanda sen karşıma oturunca(ne hikmetse her gittiğimiz yerde karşılıklı oturuyorduk) diz titremelerim başlamıştı ve ben dizimi kontrol edemiyordum adeta bağımsızlığını ilan etmişti ve fark edilecek diye çekiniyordum
    sonra dershaneye gelirken en güçlü sebebim sendin sırf seni göreceğim diye her hafta içi o dershaneye gelirdim ki ben o zamana kadar derslerle arası olan bir adamda değildim, sonra yalnızca seninle aynı okulu kazanmak için ders çalışmaya başlamam ve yapılan sınavlarda sınıfta ilk iki sırayı sürekli senle değişmeli şekilde paylaşmak , evet belki hayalimdeki gibi aynı okulları kazanamadık sınavda bir çok aksilik yaşadık ama şimdi gittiğim seneye bitireceğim okula senin sayende geldim dersem sanırım abartmış olmam çünkü sen benim en güçlü motivasyon kaynağımdın
    evet sana karşı farklı şeyler hissettiğimi ne dershanede ne de daha sonrasında söyleyemedim korktum çekindim belki hayır cevabı vermenden korktum(gerçi bana göre sen de benden hoşlanıyordun)evet bende korktum kapı gibi adamda korkar ucunda seni kaybetmek varsa
    anılarımızı anlatmaya başlamadan önce şunları da unutmadan söyleyeyim , ben şu 24 yıllık hayatımda hiç kimseye sana baktığım gibi bakamadım , kimse benim içime bu kadar işlemedi kimse beni bu kadar heyecanlandırmadı mutlu etmedi , sanki içimde yükseklerde bir yerde bir taht var ve o tahtta her ne olursa olsun sen oturuyorsun ve sonsuza kadar sen oturacaksın , bazıları soruyorlar neden yalnızsın diye bilmiyorlar ki ben seni tanıdım seni gördüm sen seviyeyi öyle bir yükselttin ki mümkün değil gelip birinin oraya çıkması ve ben sanırım ne olursa olsun seni içimde saklayacağım en gizlimde ve evet bunu da umuyorum çünkü sen çok farklıydın benim için çok özeldin ve biz seninle öyle güzel olurduk ki bak işte o güzellikleri yaşayamadığımız için birazda pişmanlığım.

    hatırlarsın bir gün bir hocamızın düğününe gitmiştik beraber gece çıkışta diğer kız arkadaşımızın babası sizi alacaktı bizde metrobüs üst geçidinden sizlere bakıyorduk ardından 2 tane çocuk size doğru yürümeye başlamıştı bizde üst geçitten koşa koşa yanınıza gelmiştik sanmıştım ki sizi rahatsız edecekler ne yapayım saat 11 i geçiyor ve korkmuştum , koşarak gelmiştik yanınıza çocuklar gidiyolardı siz demiştiniz noldu diye cevap verememiştik bizde , sahi ne diyebilirdim ki o an gerçekten utanmıştım ama yine olsa kesinlikle yine yaparım.
    başka bir gün bir arkadaşımız bir yerde çalıyordu bizde onu dinlemeye ve muhabbet etmeye gitmiştik oturduğumuz yerde bizim dershane sınıfımızdan 2 arkadaşımız sen ve ben vardık , başka bir sınıftan diğer arkadaşlarımız tanıdığı fakat senin ve benim muhabbetimizin olmadığı başka kişilerde gelmişti, biraz zaman geçti arkadaşlarımızda birinin kalkması gerekti sende bana sormuştun bizde kalkalım mı bende sen bilirsin demiştim benim için fark etmez sahi ben neden hep kararları sana bırakıyordum sen ne dersen hemen kabul ediyordum her neyse biraz daha oturup muhabbet etmiştik ve bir şekilde her buluşmamızda olduğu gibi konu benim sevgilimin olup olmadığı konusuna gelmişti ve ben bir şekilde geçirmiştim ne deseydim yani sevgilim yok ama sevgilim olmasını istediğim kişi şu anda karşımda oturuyor mu sahiden böyle deseydim acaba ne derdin? her neyse biraz daha oturduk ve sonra beraber kalktık sen ben ve başka bir kız arkadaşımız daha , gideceğimiz yönler farklıydı senin metrobüs kullanman gerekiyordu bende hem seni o saatte tek başına bırakmamak için hem de yanında birkaç dakika da olsa fazladan geçirmek seninle daha çok konuşmak yada susmak gereksede senin yanında susmak istediğimden ötürü seninle gelmek istiyordum , tabi her zamanki olduğu şekilde sana bunu açık şekilde soramayıp tek başına gidebilir misin demiştim oysa bir bilsen seninle evine gelmeyi bırak ülkenin diğer ucuna gelmeyi bile isterdim yeter ki sen ol tabi sen gerek yok ben gidebilirim demiştin ben tabi bu cevaba mutlu olmamıştım ama bir şey de diyemedim sen başka yöne gidecektin ve ben diğer kızla aynı yere aynı vasıtaları kullanarak gidecektim bak bu kabul edilebilir değildi bende seninle gelemiyorsam o kızla da gitmem diye içimden geçirip bende şuraya gidiyorum diyip aşağı inip oradan hızlıca ayrılmak için gelen ilk otobüse atlayıp gitmiştim inan o gün seninle gelmeyi ne kadar çok isterdim ve senin dışındakilerle gitmeyi ne kadar az
    atladığım bir yer var onu da anlatmadan geçmeyeyim sınavlara girip farklı ünileri kazanmıştık, sen şehir dışına gidecektin bense sensiz tanıştığımız hayatımızın geçtiği istanbul’da kalacaktım, sahi sensiz bu şehir bana boş geliyordu bir anlamı yoktu her gün onu görmek için kalktığım kişi bu şehirde olmayacaktı , vedalaşmak için bir yerde buluşmuştuk arkadaş grubumuzla ayrılırken sana en son sarılan kişiydim ve o an sana gitme beni burada yalnız bırakma demeyi o kadar çok isterdim ki, sana seslendiremediğim ama sarıldığımda içimden o kadar şey söyledim ki , nasıl söylemeyeyim sahi hayatımın geri kalanını paylaşmayı tereddütsüz kabul edeceğim kişi ertesi gün gidecekti , yeni insanlar yeni bir şehirde tek başına olacaktı , içimden neler söylüyorum belki hissedersin anlarsın diyorum tamam git ama bil isterdim burada senin için her şeyi yapacak bir genç var , keşke ben bu kadar korkak olmasaydım ve keşke sende anlasaydın kabullenirdim belki benden uzakta olmanı ama bilirdim kalbi bende , gerçi söylemesen de ben senden vazgeçmedim , sen gidince geceleri kendimden çok sana dualar ettim hep güzelliklerle karşılaşmanı diledim , hiç üzülmemeni o güzel yüzünün hep gülmesini , başarılı olmanı istedim , sahi insan kendisinden çok başkasının iyiliğini ister miydi? evet istermiş ben istedim senin hep iyi olmanı istedim , bak yıllar bir şekilde geçti sen son senene geldin benimde bir yılım daha var ve son 1 ay önceki buluşmamızda ben önümüzdeki yıl hukuk stajımı yapıp ingilizce hazırlık okuyacağım dediğinde bende dedim kendi kendime olum okulu uzatmadan bitir yetiş şu kıza geç kalma çünkü sen olmazsan ben olmayacağım hep eksik kalacağım geçtiğimiz 4 küsür yılda bir yanım eksik idare ettim ama hayatımın geri kalanında bu eksikle yaşayabileceğimi zannetmiyorum buna dayanamam ellerimden kaymana tahammül edemem , umarım her şey umduğum gibi olur şu hayatın acısını da tatlısına da beraber katlanırız yan yana kalp kalbe, ne olacak bilmiyorum ama ölmediysek eğer her zaman bir umut vardır.

    aslında yazacağım o kadar çok şey var ki sana dair şimdilik sadece bu kadar düştüğünde aklıma yazmaya devam edeceğim her şey hep senin gönlünce olsun iyi ki varsın
    vowel
  9. bunu okursan sana şunları söylemek isterim öncelikle seni her gördüğümde inanılmaz heyecanlanıyorum sebebini hala çözemedim neyse okuma ihtimalin yok ama senle olsaydık güzel olurdu be platon okurduk dostoyevskinin karamsarlığında birbirimize sarılırdık oğuz atayla bir sürü arkadaş edinirdik sınavlara birlikte çalışır saatlerce bir davayı tartışabilirdik hep sen haklı çıkabilirsin gram önemi olmazdı gülüşün yeterdi sadece.

    çok fazla içip sarhoş olup saçmalardık seyahata çıkardık türkiyeyi dolaşırdık. bazen yurtdışına kaçardık belki yazın interrail yapardık olmadı kaş ta bir hafta çadırlarımızla kamp yapardık

    birlikte yapmamızı istediğim o kadar çok şey var ki sen bunları bilmiyorsun bilsen de isteyeceğini düşünmüyorum zaten

    sadece birlikte şekilde kahvaltı yapıp karşılıklı çay içmek bile yeterdi aslında
  10. iş yerine ilk geldiğinde seni hiç farketmemiştim yalan değil. toplu bir alım vardı bende öyle çok dikkat etmemiştim sadece cv'lere bakıp hangisi ile çalışmak daha uygun diye bakıp duruyorduk öyle sanırım.

    tabi iş yoğunluğunun arttığı dönemler ile birlikte sizleri daha iyi tanımaya başladık konuştuk. bir gün ofiste oturuken sınav mevzusu açılmış ve bu sınavı benim kadar takip ettiğini tesadüfi öğrenip oradan seninle diyaloğumuz başlamıştı. sonra benzer yerlerde oturduğumuzu öğrenmiştim. bir gün iş çıkışı bir avm'den birşeyler bakmak istemiştin bende diğer arkadaş ile birlikte sana eşlik etmiştik. sonra oturup birer kahve içtik birlikte ve diğer arkadaşımız sana bir erkekten bahsedip durmuştu ve içime o an neden bilmiyorum öküz oturmuş gibi hissetmiştim. ulan yıllar sonra birine ilgi duyuyorsun ama sonra umutsuz bir vaka olduğunu görüp susmuştum. dedim boşver olum.

    sonra sen yazmaya başlamıştın, konuştuk ettik istanbul'a çok aşina değildin ve bende çok isyan ediyordum istanbul'da yaşamaktan. sen benimle konuşmaya başladıkça, bende o ilk kahve içtiğimiz zamanlarki anılarım aklıma geldi ve sen her yazışında heyecan duydum. hatta bir keresinde bir yer sormuştun yazışırken yer bildirimi çıktığından dolayı bende orası iş yerine yakın bir yer deyip gülmüştüm.

    gene bir gün şirketin yılbaşı partisi olmuş, aslında gitmek istemiyorken sırf seni görebilirim ümidiyle gitmek yönünde karar kılmıştım. eğlence boyunca çok konuşmadık ama gözüm seni arıyordu ve seninle olan bir fotoğrafımızı hala hatırlıyor ve saklıyorum. herkes dans ediyorken ben nispeten daha sessiz kalmıştım. çıkarken seni de götürmek istemiş biraz daha deyince peki deyip seni kıramamıştım. sonrasında ise vakit geç olduğundan dolayı beraber gitmiştik ben seni kaldığın yere bırakmıştım ama hiç istemiyordum gitmeni aslında.

    bu olaydan bir kaç gün sonra memleketine gitmek istediğini söyleyip hüngür hüngür ağladığını ve beni aradığını hatırlıyorum. 10 dk lık mesafeyi sanırım 3-4 dk da koşup yanına gelmiştim. seni sakinleştirmiş ve oturup konuşmuştuk anlaşmıştık ve sana bir söz vermiştim.(hala da tutuyorum bu sözümü)

    bu olaydan 2 gün sonra seninle bir iş için günü birlik şehir dışına gidip gelmiştik(onuda ben ayarlamıştım ya neyse) orada ise hastalığını tetikleyen bir durum olup senin bundan etkilendiğini, kötü olduğunu görünce kahrolmuş ve pişman olmuştum seni böyle bir duruma soktuğum için kendime kızmıştım içten içe. yol yorgunluğuyla birlikte bana yaslanıp uyumuştun ve hayatımın en güzel yolculuğunu sayende geçirmiştim.

    iş yoğunluğuyla beraber fazla görüşemez olmuştuk ama sana olan ilgim daha da artıyordu seni merak ediyordum. işe yeni geldiğin için çok yoğunduk ve sen işi yapamadığın zaman panikleyip motivasyonun düşüyordu. beraber iş çıkışları sana birşeyler öğretmeye çalışıyordum gece onikilere kadar çalışıp sonra da dağılıyorduk. az uyuyordum ama çok mutluydum tüm günü seninle geçiriyordum daha güzel nolabilirdiki.

    bir hafta sonu için dışarı çıkmıştınız, ben davet edilmiştim(sen değildin) ama başka bir arkadaşım askerden geldiği için onları görmem gerekiyordu.(sonradan onunla da tanışmıştınız gerçi) o günün gecesinde senden bir telefon gelmiş ve beni çağırmıştın, gene koşup yanına gelmiştim çünkü sen çağırmıştın beni. nerede olsam gelirdim hala da gelirim.

    o gece çok uzun sürmüştü, beni çağırmıştın ama hiç konuşmamıştık diğer ortamdaki kişilerle muhabbet ediyorken sen farklı bir yerde bizimle hiç konuşmuyordun. gecenin sonunda suratım asılmış ve mutsuzdum ilk defa saklayamamıştım durumumu artık üzgündüm çünkü hiç konuşmamıştık. sen bunu farkedip yanıma geldiğinde o zaman seni sevdiğimi söyleyebilmiştim sonunda ve karşılıksız olmadığını görünce dünyalar benim olmuştu. hiç unutmam o günü tarihi saati..

    ertesi hafta çıkıp bir yola başladık seninle, daha çok iş konusunda birşeyler paylaşıyorduk belki ama mutluyduk(ya da ben öyle hissediyordum) hayatımda uzun zamandır kimseyi koymamış ve daha önce bu kadar mutlu olduğum bir zaman dilimi olmamıştı. içimden geldiği gibi davranıyor, kendim gibiydim ve beni bu haliyle kabul eden biri vardı daha başka ne isterdiki insan hayatında.

    tabiki her insanda olduğu gibi anlaşmazlıklar oluyordu, insandık sonuçta herkes aynı şeyleri düşünemezdi bu da gayet normaldi aslında. arada atışmalar olsa da bizdik beraberdik herşeyden önce bu bana fazla fazla yetiyordu.

    sonra bir gün iş için şehir dışına gittiğinde benden ayrılmak istediğini söyledin tahmin etmiştim davranışlarından ama korkuyordum hayatımda bu kadar etkin ve önemli birinin benden ayrılmak istediğini kabullenememiştim, istemiyordum bırakıp gitmeni.

    daha sonra hayatımda ne kadar kötü şeyler varsa hepsi üstüste geldi, bir çoğunu duymuşundur öğrenmişindir hatta mutlaka.. üzerinden ne kısa ne de uzun bir zaman geçti bir gün içip kapına bile dayandım. (bu hayatımda ilkti ve muhtemelen son olur) ama sen istemedin, arada haberlerini hala alıyorum çünkü seni merak ediyorum ve zor zamanların olduğunu duyuyordum. sana söz verdim ben ve bundan dönmek bana yakışmaz. hayatımda bana en güzel zamanları sen yaşattın

    ve seni çok özledim ben..