1. Tanımlamak gerekirse; psikolojik olarak sigaranın yerini doldurmayı amaçlayan sigaramsı oluşum demek yanlış olmaz. bundan sonrası sigara içmeyenler için anlam taşımıyor olabilir. "spoiler" uyarısı koymayı uygun buldum.

    !---- spoiler ----!

    çok yakın zamanda ofiste bir arkadaşımın elinde, pardon ağzında gördüğüm zaman dikkatimi celbetti. Gerçi arkadaşım e-sigarayı resmen emziğe çevirmişti; fakat kendisi konumuz için iyi bir örnek olmayabilir. Ya da çok güzel bir örnek olacak. Dur bakalım:

    internet ortamında yaptığım incelemeler sonucunda e-sigara ile ilgili çelişik bilgilere ulaştım. Birkaç kullanıcıya ulaşıp canlı görüşler aldım. Doktorumu arayıp uzman görüşü edindim. Burada da henüz kullanmaya başlamadığım e-sigara hakkında edindiğim bilgileri paylaşmak istedim. Umarım kullanmaya başladıktan sonra da deneyimlerimi yazmaya fırsat olur.

    her şeyden önce sigaranın her türlüsünün zararlı olduğunu kabul etmek gerek. şu anda paylaşacağım bilgiler halihazırda sigara tüketen ve bırakma eğiliminde olan ya da bırakmaya meyil edebilecek olanlar için bir paylaşımdır. sigara ile tanışmamışlar için özendirici olmasını istemem. çünkü şurası kesindir ki e-sigara bir tür hobi gibi. sigara içmekten daha çok o ritüelin içine girmek gibi bir şey. mümkün olduğunca konuyu dağıtmamaya çalışıyorum. devam edelim.

    dünyada e-sigara kullanımı 2005'li yıllara dayanıyor. bizdeki geçmişi ise henüz çok yeni. özellikle amerika'da çok yaygın şekilde kullanılıyor. dünyanın en başarılı e-sigaralarının ise avrupa'da hatta ingiltere'de üretildiği iddia ediliyor. peki, aslında nasıl çalışıyor bu meret? cihazın içinde "atomizer" adı verilen bir yapı var. buna motor da diyebiliriz. bunun yanında bir de kartuş var ki bu kartuş bir tür sıvı ile dolduruluyor. bu sıvıya da "likit" adı verilmiş ki kanımca orijinal adı "liquid"den geliyor. atomizer abimiz bu likitin ısınmasını sağlıyor ve ortaya soğuk buhar çıkarıyorlar. atomizeri aktif hale getirmek için de havayı içerden üflemek gerekiyor. İşte burada da kullanıcı devreye giriyor ve içine çekiyor. biraz zorlarsak hatta hiç zorlamadan da bizdeki nargileye benziyor diyebiliriz. piyasada adı geçen aparatların neredeyse bin çeşidi var. likitlerin ise aromalarına göre çeşitleri değişiyor. kurabiye aromalıdan mangolusuna kadar geniş bir yelpaze var. cihazın ayda bir atomizer ve belli aralıklarla da likit bakımı yapılıyor. tüm bunlar 50 - 250 TL aralığında gerçekleşiyor. ekonomik anlamda yoğun sigara tüketicileri için bu rakamlar daha büyük anlamlar taşıyor olabilir.

    şimdi de e-sigaranın tıbbi açıdan nasıl değerlendirildiğini inceleyelim:

    dünya sağlıkçıları e-sigara konusunda resmen ikiye bölünmüş durumdalar. e-sigaranın en az sigara kadar zararlı olduğunu düşünen kesimin savunması şu sekilde:

    1 - e-sigara likitinin temelinde "propilen glikol" (PG) ve "bitkisel gliserin" (VG) vardır ve bu baz üzerine nikotin ve organik tatlandırıcılar eklenerek istenilen nikotin seviyesinde, istenilen aromada e-sigara likiti üretilir. propilen glikol denilen meret aslında şeker içeriyor. dolayısıyla ciğerlere şeker karışımı "inhale" ediliyor; yani gönderiliyor. zatürreye sebeb olma ihtimali var. bu iyi bir şey değil.
    2 - sigara tüketiminin sınırları organik olarak çizilebilinir. yani üst üste belli sayıda sigara tüketebilirsiniz. vücudunuzun ihtiyacı olan nikotinden fazlasını alamazsınız. vücut tepki verir. fakat e-sigara bir süre sonra elinizden düşürmediğiniz bir oyuncak haline gelecek ve uzun vadede aslında sigaradan aldığınız nikotinden fazlasını alacaksınız.
    3 - kullanım rahatlığı yüzünden sigaranın bağımlılığına yakın bir bağımlılık yaşanacaktır.

    şimdi de e-sigara taraftarlarını dinleyelim.

    (yalnız tekrar etmek gerekirse; kimsenin sigarayı hatta e-sigarayı desteklediği felan yok. sadece kötünün iyisini bulma arayışı içinde olduğumuzu tekrar söylemek gerek. önünde sonunda bu meret terk edilecektir ve bu da o aşamalardan biridir.)

    1 - evet, "propilen glikol" bir tür şekerdir; fakat bunun "inhale" edilmesinden doğan herhangi bir vaka kayıt edilmemiştir. e-sigaranın vücuda vermiş olduğu olası hasarları test etmek için gerekli kuluçka dönemi tamamlanmamıştır. şu andaki tüm veriler farazidir.
    2 - doğru, bir süre sonra elinizden düşürmediğiniz bir oyuncak haline gelecektir e-sigara. fakat zamanla ayarlanarak azaltılan nikotin seviyesi sayesinde aslında uzun vadede bir sigaradan alınan nikotine bile denk gelmeyecek miktarlarda nikotin tüketilecektir. eser miktarda nikotin ile en son olarak sıfır nikotinli likitlere geçilebilir. bu sayede vücut artık nikotini tamamen unutmuş olacaktır.
    3 - bağımlılık konusunun tamamen nikotin endeksli olduğunu varsayarsak (bakınız madde 2).

    Anlaşılan odur ki; e-sigara ile ilgili tıbbi olarak kimse zararsız olduğunu savunmamaktadır; fakat sigara ile karşılaştırıldığında gözle görülür bir fark olduğu da aşikardır. benim özellikle "inhale" edilen yani ciğere çekilen likitin ciğere verebileceği olası zararları konusunda ise şu video biraz da olsa içime su serpti diyebilirim. gerçi bunun da bir tür "setup" olup olmadığını bilemiyorum. yoksa...?!

    şimdilik bu konudaki araştırmalarım bu kadar. yakın zamanda kullanmaya başlayacağım e-sigara ile ilgili canlı deneyimlerimi de paylaşmak isterim.

    !---- spoiler ----!

    edit 1 direnişin ilk günleri

    edit 2 değişiklikler oluyor

    edit 3 nikotin eksikliği hissediliyor

    edit 4 e-sig'e alıştım

    edit 5 farkındalık başlamış

    edit 6 "eşik" nedir, ne değildir?

    edit 7 e-sig ortamlarına dalış

    edit 8 nikotin krizleri bitecek mi?

    edit 9 krizlerde son durum

    edit 10 yılın neredeyse yarısı geride kaldı

    edit 11 "flavour chaser" da ne ola ki?

    edit 12 sıkça sorulan sorular ve cevaplarım

    edit 13 daha sıkça sorulan sorular ve daha çok cevaplarım

    edit 14 sigarasız bir yılı doldurdum

    edit 15 iki buçuk yıl olmuş!
  2. bu yazının devamı olarak


    Seyir defteri 365.

    Evet, bugün tam bir yıl oldu. Geri dönüp baktığımda hiç de uzun bir zamanmış gibi gelmiyor. Bu yazımda biraz daha sosyal bir konudan bahsetmek istiyorum.

    Esig kullanmaya başladığım günden beri konuyu öğrenmeye ve öğrendiklerimi de sigaradan kurtulmaya çalışanlarla paylaşmaya çalıştım. Hatta serüvenimi ve tecrübelerimi yazılı olarak da paylaşmak için küçük bir el kitapçığı hazırlığındayım. Çıkınca burada paylaşırım.

    Bu zaman diliminde insanlarla tanıştım, konuştum, fikir alışverişinde bulunduk. Açıkçası sigaradan kurtulmak misyonu dışında esig uğraşı eğlenceli sayılabilir. Dirençler, teller, akımlar, piller, pamuklar vb. birçok ilginç konuda bilmediğim onlarca şey olduğunu fark ettim. Süreç çok eğlenceliydi. Fakat bizim toplumumuzda bazı kanıların önüne geçemiyorsunuz. Sıklıkla karşılaştığım söylem; “O cihaz sigaradan daha tehlikeli, biliyorsun değil mi?” şeklindeydi. Ya da “Ciğerlerde su toplanması yapar, dikkat et” şeklinde yaklaşanlar oldu. Anlamadığım nokta şudur; ben daha bir yıl öncesine kadar fosur fosur sigara içerken bu uyarılarda bulunanları hiçbiri bana; “sigara kanser yapar, at onu” ya da “yeterince içmedin mi? Artık bırakma zamanı geldi” demedi. Fakat ne zaman ki esig’e başladım hiç beklemediğim bir dirençle karşılaştım. Bunun iki sebebi olabilir diye düşünüyorum: Sanırım biz toplum olarak artık sigarayı tam olarak benimsemişiz ve öldürdüğünü bilmemize rağmen ona o kadar da yüklenemiyoruz. Niyeyse artık! Diğer bir sebep de sanırım biz yeniliğe açık değiliz. Hiç bilmediğimiz, hiç görmediğimiz bir şeyi kabul etmekte zorlanıyoruz. Bu satın alınacak ya da yenecek bir şey olmadığı sürece bunu kabul edemiyoruz. Çalışılması, yeni bilgilerle donanması gerekilen bir konu bize müşkülpesentlik geliyor. İnsanların ellerinde 5,5 inçlik telefonlarla dolaşmaları bize tuhaf gelmiyor da elinde esig’le dolaşanlar normal değilmiş gibi davranıyoruz. İşte asıl bu çok tuhaf geliyor bana. Ben sigara illetinden kurtulmaya çalışma serüvenimde eşim ve kardeşim dışında neredeyse kimseden destek göremedim. Hemen hemen herkes benim istekli anlatma tekliflerim karşısında bile çamura yattılar. Sigaradan vazgeçememelerini anlıyorum. Sorun burada değil; sorun yeni bir fikre açık olmamak, yeni bir şeyler deneyenleri ötelemek. Kendimi bu bir yıl süresince cüzzamlı gibi hissettim ve uzun süre sigara içenlerle aynı mekanları paylaştım esig içmek için. Bu da benim için bol dumanlı bir eziyet oldu.

    Esig’in ülkemizde yasak olması neyse de yurt dışından getirtilen esig ürünlerinin girişinin yasaklanması tüm sürece tuz biber gibi geldi. Allahtan ben sürecin çok sonuna doğru bu gelişmeyi yaşadım ve gerekli alet edevatımı edinmiştim. Buradan da anlaşılıyor ki bizim öğrenmeye, araştırmaya niyetimiz yok. Biz böyle iyiyiz. Birilerinin bulup buluşturup bize dünyanın parası karşılığında satması gerek. Biz ancak bundan anlıyoruz. Halbuki esig tüm dünyada büyüyen hem de hızla büyüyen bir sektör. Ben eminim ki bizim elektronik firmalarımız bu konuda mutlaka girişimde bulunacaklar ve hatta yerli bir esig ürünü bile tasarlayabileceklerdir. Çünkü esig çok teferruatı olan bir cihaz ve üretilebilecek birçok yan ürünü var. Bu geniş konuda tüm dünyada henüz yeterli bir araştırma bile yapılmamışken bizim bu sektöre yönelik araştırmalar ve endüstriyel çalışmalar yapmamız en azından bu pastadaki payımızı büyük tutmak için çok elzemdir kanımca. Gelin görün ki ülkemiz her zaman olduğu gibi ve beni şaşırtmayarak esig konusunu yasaklamış ve bununla da kalmamış kullanıcıların yurt dışı erişimini de yasaklamıştır. Tüm Avrupa ve Amerika esig’in yarın sigaranın yerine geçip geçemeyeceğini tartışırlarken tüm Uzak doğu üretime bugünden başlamışken bizim kapılarımızı kapatıyor olmamız açıkçası beni çok şaşırtmadı; fakat üzdü. Çünkü esig konusu sağlık açısından bizim gibi sigarayı fütursuzca tüketen bir toplum için gayet önemli kanımca. Avrupa’da, hali hazırda belli oranda sigara kullanan kalp ve damar hastalarına esig’lerin önerilmeye başlaması yarın öbür gün istemesek de içinde olacağımız bir sektörün doğuşunu müjdelemektedir. Buna ekonomik olarak değil bir sağlık gelişmesi olarak “sektör” dediğimi de belirtmeden geçemeyeceğim.

    Ülkemizde sektörler belli zümreler tarafından parsellenmiş durumda. Örneğin; midyeyi Mardinliler satar. Çiçekleri romanlar satar vb. Bu anlamda esig kullanıcılarına da benzer bir yaklaşım mevcut. Sanki tüm esig kullanıcıları düşük profilliymişler gibi yaklaşılıyor. Sigara içicilerine yapılması planlanan “ikinci sınıf insan” muamelesine esig kullanıcıları maruz kalıyorlar. Halbuki aklı başında, sigaradan kurtulmak isteyen, bu işi usturuplu ve güvenli bir şekilde takip eden esig kullanıcılarını rencide ediyorlar. Nice doktorlar, avukatlar, mühendisler, pilotlar tanıdım esig kullanan ve sigaradan bu sayede kurtulduğuna şükreden. Kullanıcıların gruplandırılması ve toplumda onlara bir yafta verilmesi sanırım sadece bizim toplumumuza has bir durum.

    Esig maceramı bu aşamasında esig içinde kullandığım sıvının değerini bir kez daha anladım. Yakın zamanda kendi likitimi kendim yapmaya başladım. İçine istemediğim hiçbir şey koymayarak mümkün olduğunca güvenli bir likit elde etmeye çalışıyorum. Bu da farklı bir hobi oldu; çünkü bir sürü aroma var ve onları uygun oranlarda birbirleri ile kombin etmek çok zevkli. Elma ile tarçının ağza gelen uyumu kulağa geldiğinden daha tatlı. Ya da ekşi ve tatlı iki aromanın nasıl bir sonuç çıkardığını görmek çok teşvik edici oluyor. Bu anlamda hem nikotin miktarını minimuma indirdiğimi, hem de içim sıklığımı azalttığımı fark ettim.

    Sigaradan kurtulmak ve bu maceraya girmek isteyenlere tavsiyem şudur ki; bu kadar bakir bir konuda öğrenilmesi gereken birçok detay var. Bir taraftan da tehlikeli olabilecek bir konu. Günümüzde bilginin ne kadar kolay ulaşılabilir olduğunu düşünürsek özellikle esig konusunda da etraflıca bir araştırma yapmadan girişimde bulunulmaması gerekir. Diğer taraftan kolay ulaşılabilir bilginin kirlenmiş olma olasılığı da mümkün. Özellikle esig konusunda yerli kaynaklarda çok büyük bilgi kirliliği mevcut. Amerikan kaynaklar takip edilesi ve yönlendiricidir. Bizim toplumumuzda bilgiye ulaşma ve bilgiyi kabullenme üslupları nev-i şahsına münhasır olduğundan bu esig konusunda da ülkemizde bilgilenme ve kullanma süreci sancılı geçebilir.

    Serüven devam ediyor. Gelişmeleri paylaşmaya devam edeceğim.
  3. 22 nisan saat 16.09'da kargodan gelen paketi açmaya çalışırken son camel green'i yaktım.
    çeyrek yüzyılı aşan sigara tiryakiliğimin tütünsüz geçen 2,5 gününün ardından...

    "alışkanlıkları bırakmanın yolu onlarla savaşmak değil, yerine yenilerini koymaktır"
    - national geographic, akıl oyunları

    yeni başlayanlar için;
    arkadaş; 10-15 cm uzunluğunda, pille çalışan, içini koyduğunuz sıvıyı buharlaştıran bir şey ne kadar karmaşık olabilir, ya da ne kadar karmaşık anlatılabilir.
    sanırsınız cern mühendisleri atomlar iki tur atıp çarpışana kadar boş durmayıp haydi bir şey icat edelim demişler ve ortaya e-sigara çıkmış.

    oralarda dağılmayın kardeşlerim..

    yüzlerce , forumu var.. bol bol okuyun,
    youtube'da inanılmayacak kadar review var, izleyin..
    ve çok çok iyi e-ticaret siteleri var:
    güzel bir hazır set alın, ilk başta denemek için 3-4 tane değişik likit siparişi verin
    keyfini çıkarın..

    henüz hiç tütünlü sigara içmedim, aramıyorum da.. (bence burası ilginç) yani sigara içme duygusunu bastırmıyorum. yorucu olurdu ve kesin içerdim. şimdilik iyi gidiyor..

    kahve, çay ile iyi gidiyor, uyanır uyanmaz yakardım sigarayı, oraları da geçtik aratmadı.
    henüz alkollü ortama dalmadım deneyince sonucu yazarım.

    evin kokusu değişti, motivasyon olsun diye perdeleri yıkadım, ne pis bir ortamda yaşıyormuşum ben..

    plasebo etkisi olabilir, bilemiyorum; ev çıkışı tatlı bir yokuş vardı, nefes nefese kalırdım..
    (şimdi yazınca saçma geldi, 3 günde değişmez dimi bu, gerçi 2 paket camel green içiyordum, boru değil.. bilemedim. ileride yazarım)

    uykum arttı, sanırım tütünün uyarıcı etkisi ortadan kalkınca bu normal.

    kesin olan bir şey ciğer cızırtımın azaldığı.. gerçekten vücudumdan bağımsız buzdolabı motoru gibi kafasına göre çalışıp duruyor, beni bakıma götür diye yalvarıyordu sesi kesildi..

    kesin olan diğer şey, şimdilik acayip karlı, yani her gün cebinizde 15 lira canlı kalıyor..bu da güzel bir motivasyon aracı..

    garip olan şu geldi bana: sigaranın; istek->yakma->kül silkme->söndürme vs, kendine ait bir süreci vardı. bu süreç tamamıyla evriliyor, yani paket bitti, git al, kül tablasını boşalt dahil bitti. yerine; yatarken şarja tak, likit bitti koy vs geldi.. ne oluyor, hiç bir fikrim yok..
    tam bir "living in limbo"

    devamı gelecek
  4. bu yazının devamı olarak

    edit 5: sigarasız yirmi dört gün. * daha iyiyim. editlerime baktım da nikotin eksikliği beyindeki oksijeni yemiş sanırım. biraz saçmalamışım. zaman geçtikçe saçmalama süresi kısalıyor. ya da ben nikotini suçluyorum. yani ben hep saçmalıyodum.

    PS: anlaşılan nikotin eksikliğine henüz alışamamışım. yine saçmalıyom. en azından sigarasızlığa alıştım. daha iyi hissediyom. oksijen beynime ulaşınca bişeler yazıcam.
  5. bu yazının devamı olarak

    seyir defteri: sigarasız 76. gün.

    son sigaramı söndürdüğüm gün dün gibi gözümün önünde. işin kötüsü son sigaranın kokusu da hala burnumda. şimdi bu sigaradan kurtuluş hikayemin çok ilginç bir devresini sizinle paylaşmak isterim.

    sigarayı bırakanların geçirdikleri bir adaptasyon süreci vardır. kimi bunu bir haftada kimi üç günde atlatır. benimki tam olarak 11 gün sürdü. daha önce de bırakma tecrübem olmuştu ki orada da 11 günlük bir eziyet devresi yaşamıştım. "eziyet" diyorum; çünkü bu dönemde ağızda aftlar, olmadık yerlerde sivilceler, ağızda kuruluklar, öksürükler ve bilimum vücudu terk eden zehirler * , baş dönmeleri, mallaşmalar, tansiyon düşmeleri vb. birçok semptomla karşılaşılmıştır. tabii bu arada sigaraya duyulan istek tavandadır.

    bu devre atlatıldıktan sonra -kendi adıma konuşuyorum- bir hafiflik, sigarayı hiç içmemişçesine bir rahatlık, yediklerinden alınan tat, sabahları öksürmeden uyanmalar vb. gibi güzellikler ile yüzleştim. artık bu saatten sonra sigarayı arayacağımı hiç sanmıyordum. hatta içenlerin dumanı beni rahatsız etmeye bile başlamıştı. burada bahsettiğim gibi.

    fakat yaklaşık 60 gün sonra ne olduysa artık duman beni rahatsız etmez oldu; hatta hoşuma bile gitmeye başladı. "yakın bir tane de kokusuna doyalım bari" demedim, ama içimden de geçmedi değil. verseler bir dal yakacakmışım gibi hissetttim. gerçi evde bir paket sigaram acil durumlar için hala duruyor; fakat ben bu durumu daha derinlemesine incelemeye karar vermiştim. sigara zaten içilmeyecekti; fakat başıma gelen bu durumun nedenleri not edilecekti.

    anladım şudur ki; benim gibi nikotin bağımlılarının vücudundan nikotin tam olarak ayrılmıyor. ya da en azından bu süre zarfında ayrılmamış, resmen kuluçkaya yatmış. her an için direncin kırılması ile birlikte tekrar peydah olmak üzere saklanıyor. neredeyse bir aydır sigara içmeyen ben bir tek dal sigaraya tav olacak hale geldim. tabii ki "bir tek daldan bir şey olmaz" şeklinde bir tavır içine girmedim ve sigara yakmadım; fakat bıraktığım gün kadar zorlandığımı itiraf etmeliyim.

    bu nikotin yoklaması yaklaşık bir hafta sürdü. sonrasında yine hiçbir şey olmamış gibi sigaradan uzaklaştım mental olarak. duman yine rahatsız eder oldu. buradan şu sonuca vardım; nikotin belli aralıklarla ve azalan sürelerle tekrar tekrar vücudu yokluyor. zaman çizelgesi büyüdükçe nikotinin yarattığı kriz dönemlerinin süreleri kısalıyor. bırakmanın ilk gününü takip eden iki hafta bir kriz yaşanmıştı. toplamda iki aydan sonra bir haftalık bir kriz yaşandı. böyle bir frekansta seyrederse sanırım bir sonraki ay ya da iki ay gibi bir sürede bir haftadan daha kısa sürecek bir kriz daha gerçekleşebilir. üçüncü safha ise toplamda üç ya da dördüncü ayda üç ya da dört günden kısa bir krizle sonlanacak gibi görünüyor. gittikçe kısalan kriz anları günlerden saatlere düşer mi ve hatta dakikalara? birlikte göreceğiz.

    o sırada e-sig kullanmaya devam ediyorum. kendime yeni yıl hediyesi olarak yeni bir makine sipariş etmiştim. yeni yılın son günü elime ulaştı. çocuklar gibi sevindim. bu bir e-sig sayılmaz. daha çok bir tür "buhar makinesi". su buharı üreten motorlu ve akülü bir makine resmen. bunun gibi bir makine * bu kadar profesyonel bir makineye geçmemin sebebi ise nikotin tüketimini tamamen sıfırlamak isteği. bu makineler aroma tadını yüksek oranda hissetmenizi sağlıyorlar. bu yüzden nikotin derecesini sıfıra çok yakın tutabiliyorsunuz. yakın zamanda tamamen nikotin-free aromalar kullanmaya başlayabilirim umarım. nikotin kullanımını tamamen sıfırladıktan sonra da bu makineden ayrılma safhası başlayacak ki bu safha sigaradan ayrılmaktan daha meşekkatli olmayacak, inanın bana.

    süreci heyecanla devam ettiriyorum. ayrıntıları paylaşmaya devam edeceğim.
  6. Bu yazının devamı olarak

    edit 2: Bugün 5. gün ve gün geçtikçe nikotine karşı olan hassasiyetim azalıyor. Artık ilk günlerdeki baş ve karın ağrılarım kalmadı. Fakat hala ciğerlerin temizlenme süreci başlamadı, kafam ona takıldı. Ne bir zift ne bir katran, vücuttan ayrılan bişe yok henüz. Sanırım hemen olsun istiyorum her şeyi. Biraz sabır. e-sig hala tatmin edici değil; ama yılmak yok. sık dişini.
  7. basit bir cihaz var.o cihazın içinde bir düzenek söz konusu.içerken bir butona basarak dumanı çekiyorsunuz.farklı aromaları var ama bildiğimiz tütün tadı yok.aylık 20-30 lira likid 1 ay götürüyor.ilk denediğimde nargileden sert sigaradan hafif buldum.karbomonoksit ve daha bir çok zararlı gazı içine çekmiyorsun sadece nikotin alınıyor içen arkadaşım benden sigara istedi iki defa.görünüşü pilot kalemle dolma kalem arası.teknolojinin garip bir çıktısı.denenebilir.şarj aletinin telefonlar gibi usb vasıtasıyla pcye ve usb çıkışı olan aygıtlara bağlanabilmesi enteresan.
  8. 15 yıl her marka model sigara, tütün, puro vs. içmiş biri olarak kesinlikle tavsiye edebileceğim zamazingo. 1,5 yıldır elektronik sigara içiyorum ve kısaca özetlemem gerekirse:

    sigaradan aldığınız keyif - sigaranın zararları = e-sigara

    elektronik sigara zararlı mı?
    muhtemelen değil. sağlık sektörü bu kadar gelişmişken 5+ yıldır piyasada olan bir üründe hala zarar bulamadılarsa demek ki %99 zararlı değil. internette bir sürü video vs. bulabilirsiniz, sadece sabah gazetesi gibi ne olduğunu bildiğimiz yerlerde 'daha zararlı' olduğu iddia ediliyor, 'dünya lideri rte' haberinin hemen altında bulabilirsiniz.

    sigaranın yerini tutuyor mu?
    e-okuyucu (mesela kindle) basılı kitabın yerini ne kadar tutuyorsa en az o kadar tutuyor. olaya mantık çerçevesinde yaklaşırsanız e-okuyucuların geleneksel kitaplara göre sayısız artıları var. e-sigara'da bu artıları 100 le çarpın, 1 ekleyin. ayrıca ucuz başlangıç modellerinde bulamadığınız hissi gelişmiş e-sigara setlerinde sigarayla kıyaslanamayacak bir yelpazede bulabilirsiniz. örneğin aynı sigarayı sabah watt ayarıyla marlboro light gibi içerken, gece içkinin yanında puro sertliğinde içebilirsiniz. sayısız tad ve sertlik çeşitlerindeki likitler ise (e-sigaranın tütünü) sigaradan aslında çok daha geniş bir aralık sunuyor.

    nikotin var mı?
    istediğin kadar var. örneğin ben 18mg nikotinli likitlerle başlayıp 6'ya düşürdüm. 24'e kadar çıkıyor seçenekler ama 18'in üstü önerilmiyor.

    e nikotin varsa bu da zararlı?
    sigaranın öldüren değil bağımlılık yapan parçasıdır nikotin. sigaranın zararı yanan bir şeyin dumanını ciğerine çekmektir, nikotini değil. tütün, tahta, plastik fark etmez, duman solumak zararlıdır. e-sigara'da ise duman değil, vg (sebze gliserini), pg (propilen glikol) + isteğe bağlı nikotin ve aromanın 'buharı' solunur. bu içerik gıda içeriğidir ve avrupa, abd menşeili e-likitlerde sağlık ve gıda bakanlıklarının onayı bulunabilir.

    bazen görüyorum hayvan gibi duman çıkarıyorlar, ben de mi öyle olacağım?
    içtiğin watt ayarı ve likitinin vg oranına göre duman değil buharın seviyesini ayarlayabilirsin.

    nerden alınır nasıl yapılır?
    mesaj at anlatiyim reklam olmasın.

    peki kaç para?
    başlangıç seti+1 aylık likiti toplamda 100-150 liraya alabilirsin. sonrasında aylık likit masrafın likitin kalite ve modeline göre 15-150 tl arası değişir. yani aylık 30 tlye gayet iyi idare edersin, 30ml'si 50 tl olanlardan da içtim ama o parayı vermeye değecek bir şey değil.

    iyisini aliyim dersen 250-300'e 1. sınıf bir set alabilirsin. bende bu setlerden 6-7 tane var. sigarayı bırakmanın gazıyla gelecekteki kalp ameliyatlarıma yatıracağım paralarla e-sigara koleksiyonu yapmaya başladım. ama düzenli olarak 2 set kullanıyorum, 1 set de yeterlidir.

    kesin bırakır mıyım?
    bırakmak istiyorsan kesin bırakırsın.

    sonra tekrar başlar mıyım?
    ebenin .mı ne bileyim!
    cre
  9. bu yazının devamı olarak

    Seyir defteri 233.

    Bu aşamada bazı tanık olduğum durumları sizler için izah etmek isterim. Evet, “esig” * sektörü yalnızca ülkemizde değil tüm dünyada çok yeni bir sektör. Teknolojiler hala gelişme aşamasında. Her ürün için hemen arkasından “upgrade” ya da “expansion pack” gibi destekleyiciler çıkıyor. * son zamanlarda “esig” konusunda yapılan tıbbi araştırmalar da arttı. Kullanıcı sayısı ve kullanım süresi arttıkça “esig”in etkilerinin neler olduğu daha rahat görülebiliyor. Asıl raporlar bundan sonra ortaya çıkacak ve tahminimce daha doğru rakamlara sahip olacaklar. Ya da umarım öyle olur.

    Çevremde ve sanal alemde “esig” tecrübesini nasıl edineceğini soran birçok insanla karşılaştım. Gördüğüm kadarıyla “esig”e karşı bir önyargı oluşmuş durumda. Ve bu önyargı bir noktaya kadar da haklı sebeblere dayanıyor. Şimdi bu önyargılara beraberce bakalım ve önerilerimi sıralayayım:

    Soru 1: “Bu “esig” olayı çok karmaşık, içinde bin tane mekanizma var. Doğrudan alıp kullanabileceğim bişe yok mu?”

    - evet, bu konudaki serzenişlere çok rastladım ve yüzde yüz haklısınız. “esig” kullanımı hiç de pratik olmayan bir cihaz spektrumuna sahip. Fakat tekrar ediyorum, teknolojisi her gün gelişen bu sektör yeni ürünleri herkesin kullanabileceği hale getirmeye çalışıyor. Sigaranın kolay erişimi ve kullanımı bu anlamda baskın geliyor ve tercih sebebi oluyor. Son teknoloji ve kolay kullanımlık ürünler için bağlantılar vereceğim aşağıya.

    Soru 2: “Tamam, hasbelkader bir cihaz aldık, bunun içine sıvı bişe konuyomuş. Bu ne yaa?”

    - evet, bu da bir diğer serzeniş. Bunun sebebi de konuyu hiç bilmemek. Ve bunda da tamamen haklısınız. “esig” konusunda internet dışında bilgi alabileceğiniz pek bir yer yok. Gün geçtikçe korsan siteler de artıyor. Güvenilir bir yer bulmak gittikçe zorlaşacak. Bu konuda da tecrübe ettiğim bazı adresleri sizinle paylaşıcam aşağıda.

    Soru 3: “Sigarayla beraber içebilir miyim?”

    - bu da sıkça sorulan sorulardan biri. Sonuçta “esig” nikotin barındırıyor ve aynı anda sigara da içerseniz gereğinden fazla nikotine maruz kalabilirsiniz.

    Soru 4: “Peki, bu “esig”i alsam ve arada sırada içsem, arada sırada da sigara içsem. Nasıl olur?”

    - bu sorudaki temel sorun “esig”in kullanım amacının ne olduğuna karar verilmemiş olunması. Şahsen ben bir tür tedavi yöntemi olarak kullanmaktayım ve faydasını gördüm. Bu cihazın kullanımı öncesi iyi bir etüd edilmesi gerektiğini savunuyorum. Maksadınızın ne olduğu çok önemli. Sigaradan kurtulmak için kullanacaksanız ne ala. Sigaranın yanında arada sırada içmek için alacaksanız buna değmez. Zaten yeterince karmaşık bir cihaz. (Bknz: Soru 1)

    Öncelikle, “esig” dünyasına girmek isteyenler için bir tavsiyem var: öğrenin! Kullanacağınız cihaz, likit vs. ne olduğunu, nasıl çalıştığını, ne kadar güvenilir olduğunu, nerelerden temin edildiğini öğrenin. Sorun, tartışın, deneyin. Denemekten zarar gelmiyor. Ben denedim. Önemli olan uzun süreli kullanım. Uzun süre kullanmadan önce test edin.

    “esig” konusunda yerli kaynak bulmak neredeyse mümkün değil; orijinal kaynaklardan bazılarını ve en güvenilir yerli kaynakları aşağıda sıralıyorum:

    “Nedir, ne değildir” konularında en ikna edici ve sade anlatım; vaping360

    Bilinen tek yerli site, çok geniş bir kullanım ağı var, neredeyse her konuda bilgiye ulaşabilirsiniz. Dikkatli olun yine de! esigara

    Alışveriş sitesi, gümrük problemleri olabilir. Fatura tutarınıza dikkat edin. fasttech

    Likit alışverişiniz için ideal bir site, güvenilir, Amerikan. zamplebox

    Bu sektörde birbirinden farklı onlarca marka var ve hepsinin birbirine göre farklı özellikleri var. Kiminin bataryası kiminin tankı. Ben size son model ve kolay kullanımlık bir ürün tavsiye ediyorum. Bugün başlamak isteyenler için ideal ürün. Yarın başka ürünler çıkabilir. Belli olmaz.

    joyetech Ego aio

    Her türlü sorunuz için mesaj kutum açıktır. Bol dumanlar.
  10. bu yazının devamı olarak

    seyir defteri 251.

    yakın zamanda arkadaş çevremde esig hakkında bazı hurafeler dolanmakta. bir şekilde taraf olma ihtiyacı duyarak kendilerini bilgilendirmeye çalıştım. benzer bir durumun buralarda * da hasıl olduğunu görünce ufak ve naçizane bir görüş bildirmek durumunda hissettim. biliyorum, uzadı b.ka sarıyor, hemen konuya...

    efendim, sigara * sektörünün ortalama cirosunun 800 milyar dolar civarında olduğu tahmin ediliyor. bunun yanında esig sektörü de 8 milyar dolar civarlarında. hazırlanan raporlarda firmaların bu satışlar sayesinde ne kadar büyük tröstler haline geldiklerini de görebiliyoruz.

    şimdi gelelim sağlık tarafına. sigaranın kanser yapıcı olduğunda neredeyse hepimiz hem fikiriz. neredeyse diyorum; çünkü hala savunucular var. sağlık sektörü de sigara ve esig konularında ikiye ayrılmış durumdalar. bir taraf esig'in en az sigara kadar zararlı olduğunu söylerken diğer taraf esig'in masum olmadığını ve fakat % 95 oranında sigaradan daha az zararlı olduğunu savunuyor. hepsi bir yana hem avrupa'da hem de amerika'da bu konu ile ilgili araştırmalar her geçen gün artıyor. yani komple yasaklamaktansa kontrol altına alınabilmesini sağlamaya çalışıyorlar.

    kanımca esig hakkındaki hurafelerin bir diğer sebebi de bilgi eksikliğidir. henüz emekleme aşamasında olan bu teknoloji her gün yenileniyor. fakat kimse yeni teknolojinin daha iyi mi yoksa kötü mü olduğu konusunda fikir sahibi olamıyor. özellikle ülkemizde durum daha da vahim. bizde elle tutulur herhangi bir araştırma olmadan varılan sonuçlara göre esig zararlıdır; tam olarak nesinin ne zarar verdiği konusunda herhangi bir açıklama yapılmamıştır. bu durum merdiven altı tabir edilebilecek işletmelere fırsat vermektedir. kontrolsüz, bilgisiz ve sınırsız kullanım sonucu sigaradan daha tehlikeli hale gelebilmektedir esig.

    ciğerlerdeki tahribatla ilgili doktorların * yaptıkları araştırmalar bunun da bir hurafe olabileceğini fakat henüz konuşmak için erken olduğunu söylüyor. bu ne demek? esig'ler ciğerlere tahribat yapacak süre kullanılmamış durumda. toplam 10 belki 15 yıllık bir geçmişi olan sektörde ciğer rahatsızlıkları ile ilgili ciddi herhangi bir rahatsızlık rapor edilmemiş. hatta bir başka incelemeye göre ciğerler iyi duruma bile gelmiş. ciğerlerde su toplamasında daha tehlikeli olabilecek birkaç zehirli madde esig sıvıları içinde bulunabiliyor. özellikle diasetil maddesi en az nikotin kadar tehlikeli olabiliyor. bu madde ucuz ve kolay ulaşılabilir olduğu için sorumsuz üreticiler tarafından aroma vermek için kullanılabiliyor. esig sıvısının ne kadar sık kullanıldığı düşünüldüğünde bunun ucuz yollu olmasının üreticiye çok faydası var. fakat kullanıcı için aynı şeyi söylemek zor.

    kendi üzerimde yaptığım incelemede ciğerleri bir kenara koyarsak-ki onlar da iyi sayılırlar-kan değerlerimin iyiye gittiğini görebiliyorum. kolestrol ile olan sıkıntım esig kullandığım süre zarfında daha iyi rakamlara geldi. bunu esig kullanımına bağlamak ne kadar doğru olur derseniz, vücudun aldığı sadece nikotin olduğundan diğer kanserojen maddeler çıktığında vücud sadece nikotine karşı tedbir almaya başladığından kan değerleri değişecektir derim. yani, nikotinin de bir zehir olduğunu kabul etmekle birlikte vücudun sadece bir zehre karşı verdiği tepki ile diğeri arasında gözle görülür bir fark var.

    konuyla ilgili çekinmeden soracağınız sorularınızı sıkılmadan cevaplayacağımdan emin olabilirsiniz. herkese bol buharlar.