• izledim
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (7.00)
first man - damien chazelle
ay’da ilk insan, astronot neil armstrong'un nasa temelli aya gidiş görevini konu ediyor. 1969 yılında apollo 11, ay’ın yüzeyine dokunduğunda otuz sekiz yaşındaki amerikalı astronot neil armstrong bir efsane oldu. tarihin en tehlikeli görevlerinden birini üstlenen neil armstrong, ay’a ilk ayak basan insan olmayı başardı. nasa’nın aya ayak basma yolculuğunun hikayesinin anlatıldığı filmde, neil armstrong’a ve 1961-1969 yılları arasına odaklanılıyor. armstrong ve ülkenin ödediği bedellere, yapılan fedakarlıklara yer veren film, nasa ve apollo 11 ekibinin 1960'larda sscb'ye karşı uzay yarışını kazanmak için karşı karşıya kaldıkları muazzam baskıyı da seyircilerin gözleri önüne seriyor.
  1. first man, aya ayak basan ilk insan neil armstrong'un biyografisi üzerinden, 60'lar dönemindeki amerikan uzay çalışmalarını konu alan bir film. türüne biyografi - dram demek doğru olacaktır.

    damien chazelle, başka bir yönetmenin elinde sıkıcı olabilecek senaryoları gerek müziğe gerekse kendine has detaylara yaslanarak akıcı bir dille sunabilmesi ile benim izlemekten keyif aldığım bir yönetmen. klasik bir kusursuz kahraman profili sunmak yerine neil armstrong'un ailesine ve insan yönüne odaklanması, aya gidilen yolu dışarıdan izletmek yerine bizi uzay aracının içine konuk etmesi ile bu filmde de bence oldukça başarılı.

    film gösterime girdiği dönemde trump dahil amerikan muhafazakar çevrelerince (aya dikilen bayrak görüntüsünün filmde yer almaması gibi nedenler üzerinden) "milli duygulara saygısızlık" yapıldığı ve "adeta amerikanın başarılarından utanıldığı" yönünde eleştiriler almış. oysa tam tersine bir bakış açısıyla filmi, 60'lar döneminin özgürlükçü hareketlerini, uzay çalışmalarına ayrılan ödeneklerin gereksiz olduğu yönündeki muhalif sesleri pek de detaylı yansıtmadığı yönünde de eleştirmek mümkün. film aslında bu anlamda iki tarafa da meyil etmeden, ortadan, bir insanın öyküsünden hareket eden bir hikaye anlatıyor. milliyetçilik böyle de absürd bir duruş işte; insana odaklanırsan suçlu, eksikleri bayrağa sarar sarmalarsan kusursuz olursun. nereden baksan tutarsızlık, nereden baksan ahmakça...
    mesut