gece olmadan - nahid sırrı örik - youreads

    • okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (9.00)
gece olmadan - nahid sırrı örik
örik'le arzuların karanlık dünyasında...oğlak yayınları, nahid sırrı örik'in eserlerini yayımlamaya devam ediyor: gece olmadan!nahid sırrı örik, gece olmadan!'da, 1920'lerin ankarası'ndaki bir pansiyona yolu düşen kadın ve erkeklerin arzu dolu hayatlarını anlatıyor bu defa. evlilik dışı ilişkiler, aşklar, aldatma ve aldatılma üzerinden anlattığı insan hikâyelerindeki sahicilik, hemen yanı başınızda yaşanıyormuşçasına güçlü bir etki uyandırıyor. kıskanmak'ın yazarı, bu romanında da insan ruhunun derinliklerine inerek, arzuların karanlık dünyasındaki gezintisine devam ediyor... "çünkü, dediğimiz gibi, o tarihlerde ankara hakikaten kadınsızdı. kocalarıyla beraber istanbul'dan gelmiş olup sayıları asla kabarık bulunmayan istanbul hanımlarının maceraya düşkünleri de günahkârlığa cesaret edemiyor, şehrin ufaklığından korkuyorlardı: evde unutulmuş bir şeyi almak üzere kocalarının her an bastırıvereceklerini, kendilerini evde bulmamaları yahut soyunup dökünmüş erkek misafirleriyle bulmaları ihtimalini hesap ediyorlar ve iştihalarını istanbul yazlarına, aylarca sürdürdükleri hava tebdili zamanlarına bırakıyorlardı. ankara yerlilerinin teşkil ettikleri âlemle istanbul'dan gelmiş bekârlar arasında ise bir demir perde vardı. kendilerine en hafif tabirle, hafif meşrep tabir olunup bu işin ticaretiyle meşgul olan kadınlara gelince, onlar da ihtiyaca göre pek az, bu itibarla da yanlarına yaklaşılamayacak derecede pahalıydılar." (kitap bilgileri idefix'den alınmıştır.)


  1. nahid sırrı’nın bir kadın çevresinde ördüğü romanı. ördüğü diyorum dantel gibi işlemiş karakterlerin geçişlerini. örik çok sevdiğim bir yazar. türk edebiyatında hakkı teslim edilmeyen, yaşadığı dönemde de cinsel tercihleri nedeniyle bezdirilmiş bir yazar. maruz kaldığı nefret nedeniyle mi bilmiyorum romanlarında aydınlık yok hiç. bu romanda da aydınlık yok. hatta karakter mutlu olduğunda dahi aydınlık hissedilmiyor.

    romanda semiha ikinci evliliğini, karlı bir anlaşma olarak ele alan bir karakter. evleneceği kişi ölünce her şey boşa gitti diye karamsar bir ruh haline bürünüyor. yaşlandığını görmek de bunu körüklüyor elbette. kitaptaki en nefis sahnelerden biridir hatta bu. dışişlerinde çalışan kardeşi gelir aynı zamanda. ablasını ankara’da bir iş bulmaya ikna eder. tabi bunun arka planında ankara’da zengin birini bulması var. kitapta karakter geçişleri çok güzeldi. semiha’nın kardeşinin ankara macerası ve semiha’nın ankara’da kalacağı pansiyonun sahiplerini çok ritmik bir şekilde anlatıyor. semiha ankara’ya gittiğinde ikinci evliliğini yapacağı insanı bulur. ama onu da elinden kaçırır. kitap mutsuz bir kitap. spoiler vermemek için kendimi sınırlayıp duruyorum ama üstüne saatlerce konuşabilirim.

    kitaba internette baktığımda levent cantek’in yazısını gördüm. açıkçası hakkını kesinlikle verememiş cantek. örik’in kötücül, zehirli dünyası ve karakterleri demiş. örik’in dünyası evet aydınlık değil. ama karakterleri gerçek. hemen her insanın yaptığı hesapları yapıyor bu karakterler. aciz olmamak için çırpınan, acziyetlerinin hıncını yaşayan karakterler. herkesin örik’in dünyasına girmesi gerekiyor bana kalırsa.
    sezgi