1. Bunun iyi olması o kadar da iyi bir şey değil. Hemen taze bir örnek vereyim. Atv'de şu an "dev avcısı jack" filmi oynuyor. Başroldeki oyuncuyu çocukken oynadığı bir filmden tanıdım. Arada 15 senelik bir zaman farkı var.

    https://youtu.be/ng9rjC8MOgU Dev Avcısı jack fragmanı

    https://youtu.be/EN0I2iyH_D8 dev avcımızın " killing me softly" söyleyen çocukluk hali

    E şimdi tanıdım da ne oldu? Ne işime yaradı? Beynim böyle gereksiz yığınla şeyle dolu. Metroda, yolda vs. gördüğüm rastgele bir insanı aylar sonra bir yerde gördüğümde hatırlayıp " aa o zaman da bu çantayı kullanıyordu ama Ayakkabısı farklıydı." şeklinde kendi kendime dedikodu yapıyorum mesela. Bu işe yaramaz bilgileri beynin göz ardı etmesinin bir yolu yok mu acaba?
  2. grafikleri bol olan derslerde ve o derslerin sınavlarında hep aynı sıraya oturduğum ve şekilleri ezberlediğim, sınav esnasında ise bomboş tahtaya bakarak hocanın ders esnasında çizdiği şekli aklımda canlandırmaya kullandığım hafıza.

    kopyadan şüphelenip yan sıraya ya da arka sıraya oturan hocalar olabiliyor ama problem çıkaran olmadı hiç.
  3. bir gördüğümü bir daha unutmama yarayan yokluğum.
  4. kişilerin 20, bazen 40 yil sonraki buyümüş/yaşlanmış hallerini dahi taniyabilmeme yarayan şey galiba. sadece yaşlılıklarını gördüğüm kişilerin eski fotoğraftaki gencliklerini taniyabiliyor olmamla keşfedilmişti bu, evin yaslilarinin cıkaramadigi kisilerin kim oldugunu soyledigimde çok sasirmislardi. o zamanlar üniversiteli bir kuzenim görsel zeka demisti.