görümce - kıvanç baruönü - youreads

    • izledim
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (1.00)
görümce - kıvanç baruönü
yeliz (gupse özay) erkek kardeşi ahmet'e (buğra gülsoy) fazlasıyla düşkün, onu herkesten kıskanan bir kadındır. ondan ayrılmak istemediği için kardeşini birlikte yaşamaya zorlamıştır. ancak bir gün ahmet, deniz (eda ece) ile tanışır, güzel kadına aşık olan ahmet kısa süre sonra evlilik teklif eder. işlerin ciddiye bindiğini farkeden yeliz ise, ahmet'in daha önceki sevgililerine yaptığı gibi deniz'e de hayatı dar etmeye karar verir. deniz müstakbel görümcesine karşı son derece iyi niyetli davranmaktadır, ancak yeliz'in kıskançlığı, kardeşini kaptırmama konusundaki inadı komik olaylara yol açacaktır.
  1. ‘’gayet keyifli vakit geçirmenizi sağlayan kahkahalar attıran ve bittiğinde yüzünüzde kocaman tebessüm bırakan bir film olmuş oyunculuğuna sağlık gupse’’ demiş beyazperde.com dan geri zekalı bir kullanıcı.
    akıl var mantık var arkadaş bu filme iyi demek sinema tarihine hakarettir resmen. bu filme güzel demek için ilk defa mağaradan çıkmış ve ilk defa bir video görmüş olman gerekiyor. ‘’bu nasıl bir saçmalıktır’’ demek bu filmin özetidir.
    başrol de ki gupse hanıma fazla yüklenmek istemiyorum lakin iki kelam etmeden de olmaz.
    bu arkadaşın başına gelen en güzel şey gülse birsel’in onu ‘’yalan dünya’’ adlı dizide oynatmasıydı bence. çünkü sağır olmayıp kulakları gayet iyi duyan ve gözlerinde herhangi bir sorun olmayıp iyi gören herkes bu ablanın itici, kaba ve kulak tırmalayan bir sese, bir kadına çirkin demek hiç tarzım değil ama gerçekten çirkin fiziksel görüntüye sahip olduğuna hem fikirdir. gülse birsel’in nasıl bir anına denk geldiyse artık bu hanım arkadaşı seçerken.
    gel gelelim böyle bir abla nasıl iki filmde başrol oynamış? tabi ki de iki filmin senaryosunu kendisi yazmış.(ki senaryo demeye bin şahit lazım o ayrı)
    keza sanat eseri! olan iki filminin de imdb’den de hak ettiği puanları almıştır;
    deliha 4,7
    görümce 5,1
    dikkat ettiyseniz filmin konusu hakkında en ufak bir şey söylemedim. neden? çünkü orta da film diyebileceğimiz bir şey yok. bu film ancak insanlara bir işkence yöntemi olarak izlettirebilinir, başka türlü hiçbir şekilde oluru yok yani. üzüldüğüm tek şey bir sürü güzel insanın bu film için emek vermesi. yazık gerçekten çok yazık.
  2. arada dandik olduğunu taa en baştan bildiğim, iyi zaman geçirmek adına tasarlanmış, ön bellekten rahatlıkla takip edebileceğimiz türk filmlerine zaman ayırmayı seviyorum. görümce isimli ucubeyle de bu vesileyle karşılaştım.

    filme ancak 15 dakika kadar katlanabildim ki filmleri orta yerinde öylece bırakmak hiç adetim değildir. fakat uzun süredir böyle berbat bir "şey" ile karşılaşmamıştım.

    gupse özay ne dediği anlaşılmaz şekilde, oraya buraya koşturuyor, başka bir kadına hakaretler edip duruyor. başka da pek bir şey yok, berbat. trailer
  3. sinemada izlemiştim. zaman zaman oluyor böyle şeyler. çoğunluğa ayak uydurmak, uyumlu olmak nezaketmiş gibi geliyor.

    filmi hatırlamıyorum.
  4. 5. kez hiçbir alakası yokken sivaslıyım ifadesinin kullanılması üzerine kapattım. yani sivaslılar izlesin diye senaryoya 4-5 kere sivaslılık eklemek bence aşağılık bir durum. sen işini yap izleyen izler habire karaktere olur olmaz alakasız yerde sivaslılık dedirtmiş. neyse, izlemeyin.
    abi